ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
11 sonuç · toplam 42 · “Beyza” · 1/1
01Beyza
Beyaz, ak. a tas, Akl-ı evvel, ilk varlık. İlk akıl amânın merkezidir. Gayb siyahlığından da ilk olarak o ayrılmıştır. Bulunduğu felekte en büyük ışık o olduğu için beyzâ adını almıştır. İlk aklın beyazlığı gaybın siyahlığına tekabül eder.…
Beyzaviyye
Hicriyye’nin şubelerindendir. Hızır(a)’a nisbet olunur.
Dürre-i beyzâ
بيضا') “ey 3) 1, Beyaz inci; iri inci, şahane inci, 2, tas. Akl-ı evvel, “Allah'ın ilk Yarattığı şey dürre-i beyzâdır,” mealindeki hadisle “Allah'ın ilk Yarattığı şey akıldır,” mealindeki hadis aynı anlama gelir (kı).
yed-i beyzâ
yed-i beyzâ a. (^-Au aJ (beyaz el) mec. Hz. Musa’nm mucizelerinden olan ve gözleri kamaştıran beyaz eli. Firavun, Hz. Musa’dan bir mucize götermesini ister. Hz. Musa da elini koynuna sokup çıkarmca pırıl pırıl parlayan bembeyaz eh ortaya çı…
sâhib-i yed-i beyzâ
Musa
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Yakin
Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı temaşa, fikri muhafazayla sırrı m…
Yedân
1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…
Hıristiyanlık
Îsâ aleyhisselâmın getirdiği hak din olan Îsevîliğin bozulmuş şekli. Hazret-i Îsâ'ya İncîl isminde bir kitab nâzil oldu (indi). Fakat yahûdîler bu kitabı seksen sene içinde yok ettiler. Asıl İncîl'i değiştirerek şahsî düşüncelerin ve bozuk…
Yakute-İ Sahra
Arapça, sahranın, çölün yakutu anlamında bir tamlama.Nefs-i külliye. Bu ismin veriliş nedeni, nuraniyyetin karanlık olan zulm ile karışmasıdır. Cisimden ayrı olan akıl, böyle değildir. O, sırf nur olduğu için, “dürr-i beyzâ” (beyaz inci) ad…