Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

126 sonuç · toplam 336 · “mürîd” · 5/6

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hırka-İ Tarikat

Arapça, tarikat hırkası demektir. Tarikatta olgunluk makamlarını elde eden kişilere, şeyhleri tarafından “icazetname”, “hilâfetnâme” (diploma) verilirdi, icazet verme işlemi sırasında, müride, törenle hırka ve taç giydirildiği için, buna “i…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hizmet Değiştirme

Mevlevî ıstılahıdır. Mutfağa, 1001 hizmet günü başlangıcı olmak üzere, yeni bir mürid (can) gelince, orada hizmet değişikliği söz konusu olurdu, mesela ayakçılık yapan biri, yeni mürid geldiğinde, bu görevini ona terkeder, kendisi başka bir…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Huzura Gitmek

Mevlevî tâbiridir. Mevlevîliğe mensub müridin Konya’ya gidip, Hz. Mevlanâ’nın türbesini ziyaret etmesine, “huzura gitmek” denir.HUZUZ; Arapça, nasip, pay, saadet, şans, şanslı anlamına gelen “hazz” kelimesinin çoğuludur. Bundan, nefsin payı…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hücre Küşadı

Farsça, küşad açmak demektir. Mevlevî tâbiridir. Hücreyi açmak demektir. Çilesini bitirip hücresine çıkan derviş (can), üç gün hücrede halvette kalırdı. Üç gün sonra meydancı gelir, kapı ve perdesini açardı. Bu halvet müddetinin bittiğini v…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hücre-Nişîn

Farsça, hücrede oturan demektir. Mevlevî tabiridir. Mevlevîlikte hücreye yerleşebilmek için, çile denilen 1001 günlük bir hizmet süresi gerekliydi. 1001 günlük hizmet bitince, mürid törenle hücreye çıkar (yerleşir) di. Hücre-nişîn (hücrede…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İnabe Almak

Bir şeyhe intisab ile, onun müridi olmak anlamında kullanılan bir tâbir. Buna “el almak”, “filan şeyhten inâbe almak” “filan tarikata inabe etmek” denir. İnâbe kelimesi Osmanlıca’da “inâbet” şeklinde kullanılmıştır.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihlaf

Arapça, yerine geçmek, halef olmak demektir. Şeyhin, olgunluk derecesini elde etmiş müridini, irşâd etmek üzere mezun kılması.

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İzin

Türkçe’de de aynı anlamda kullanılan Arapça bir kelime. Müridin her yapıp ettiği şeyde şeyhi ile istişarede bulunmasıdır ki, bu, Kur’anî bir olaydır: “Onların işleri kendi aralarında danışma iledir…” (Şura/38).Tarikat adabını öğretmekle gör…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kapı Allah Kapısıdır

Akşemseddin, mürşidi, kulu Allah’a, Allah’ı da kula sevdiren kişi olarak tarif eder. Bu durumda, mürşid, müridi Allah’a ulaştıran kapı durumundadır. Ve bu kapı, ayırım gözetmeksizin herkese açıktır. Bu kapı insanlara hizmet kapısıdır, zira…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Melfûz-Melfûzât

Arapça, telaffuz edilen söz demektir. Özellikle Horasan, Hind ve Orta- asya’da, mürşidler sohbet toplantılarında, konuşma yaparken, müridlerce tutulan notlardan oluşan eserler. Bunlara, mecâlis, mevâ’iz gibi adlar da verilir. Mevlânâ’nın Me…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mekâsib

Kazançlar, kârlar anlamında Arapça bir kelime. Abdullah b. Mübarek “elinin emeğiyle kazanma zorluğuna katlanma zevkine varmayanda, hayır yoktur” der. Yine Abdullah b. Mübarek “elinin emeğiyle geçimini temin, tevfiz ve tevekküle engel değild…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Han

Farsça, Mesnevî okuyan demektir. Kürsüde Mevlânâ’nın Mesnevîsi’ni açıp, onu okuyup şerhederek vaaz veren kimseye mesnevî-hân denir. Mevlânâ zamanında bu görev yoktu. Zâten müridlerinin çoğu Farsça bilmekteydi. Mevlânâ’nm yerine geçen Hüsame…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhib

Arapça, seven demektir. Tasavvuf yolunu ve o yolda gidenleri seveni ifade eder. Tasavvuf yolunu seven, fakat o yola girmemiş kişiye muhib derler. Bektaşîlik’te Muhiblik ilk derecedir. Bundan sonra dervişlik, babalık ve halifelik gelir. Mevl…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefy Ü İsbat

Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bizim Tavlamızda Karar Eder

Bektaşîler, tarikatları oniki olarak kabul ederler. Diğerleri bu oniki tarikatın şu’beleridir. Onlara göre, hakiki tarikat, Bektaşîliktir. Bir kimse Bektaşîliğe girmedikçe hakikata ulaşamaz. Diğer tarikatlar bu konuda yetersizdir. Bu bakımd…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâhib

Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Savlet

Arapça, hamle ve hücumu ifade eden bir kelime. Haller sebebiyle mürid ve mutavassıtların, kendi durumunda olanlara, sözlü sataşmada bulunmaları. Bu zemmolunmuştur. Kişinin kendinden üstüne dil uzatması küstahlık, altında bulunana konuşması…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sema Tekbiri

Şeyh tarafından sikkenin yeni müridin başına, tekbirle giydirilmesi. Mevlevîliğin önemli âdetlerinden biri idi. Yeni mürid, mutfak işi ve meşkle meşgul olurdu.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser-Pâ Etmek

Farsça, başı ayak etmek, demektir. Mevlevîlikte, kusur işleyen bir müridin cezalandırılması olayına, ser-pa etmek denir. Aşçıbaşı veya (Konya’daki dergahta) tarikatçı tarafından, suçlu müridin semahane, yahut meydan’da sikkesi alınır, ayakk…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerbet Vermek

Bedeviye tasavvuf okulu ıstılahındandır. Bey’at töreni yapılırken, mürşidin yaptığı telkin ve içirdiği şerbet için, şerbet vermek tabiri kullanılır. Şerbet, yedi şeyle birlikte verilirdi. Müridin çok cezbeli olması istenirse şerbet, nefes v…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şey’en Li’llah

Arapça, Allah rızası için bir şey anlamındadır. Tasavvuf tarihinde çok az bir kısım tasavvuf erbabı, nefs terbiyesi için, müridlerini, geçici bir süre bir şeyler toplamaya yollarlardı. Onlar da “şey’en lillah” diyerek keşkülleriyle dolaşır,…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taç Giydirilmek

Şeyhler tarafından müridlere törenle taç giydirilme töreni. Tasavvuf yolunda ilerleyip, olgunlaşan ve bu şekilde irşâd seviyesine gelenlere, şeyh tarafından taç giydirilir, ellerine de mühürlü bir “icazetname” veya “hilâfetnâme” verilir ki,…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Telef

Arapça, helak olmak, heder olmak demektir. Telef, ölümden ibarettir. Ölüm ve helak olma (telef), vakti gelince helak olması beklenen şeye denir.TELKİN; Arapça, birine bir söz anlatmak, öğretmek, dikte etmek anlamlarında kullanılan bir kelim…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tığ

Farsça, ucu iğne gibi sivri küçük demir iğneye denir. Rufaî tabiridir.Şeyh Efendi, zikr merasiminde, burhan makamında ,bu şişi müridlerinin çeşitli yerlerine batırır, kan akmazdı, kanın akmaması veya bir takım sebeplerle ortaya çıkan kan ak…

↗