ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
80 sonuç · toplam 706 · “Ziyaret” · 2/4
01beyit -yti
1. “Ev, hane, menzil, konak, mesken” anlamında olan bu söz, “Aynı vezinde iki dizeden oluşan bir nazım birimi.” olarak İslâmî edebiyatta, özellikle de Divan Edebiyatı alanında kullanılan bir terim olarak yaygınlık kazanmıştır. 2. tas. Kalp,…
tahiyyetü’l-mescid tavafı
tahiyyetü’l-mescid tavafı a. Hac eni ibadeti veya kudüm, ziyaret, umre, veda ve nezir tavafının dışında Mescid-i Haram’a her a. gidildiğinde yapılan tavaf. az
hâcet penceresi
hâcet penceresi a. Din büyükleri için yapılan türbelerin dış cephelerinde yapılan ve ziyaretçilerin önünde dua veya Fatiha okuduğu pencere.
beytü’l-ma'mûr
Sözlükte “imar edilmiş ev” anlamma olan bu söz, yedinci gökte yapılmış, her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği ve ibadet yaptığı kutsal mekân. tas. Allah’ın tecellîgâhı olan inanan insanm kalbi
umre
G^) [Ar.] (ç. b. umurâ fık. Hac mevsiminin dışında K be’yi ve Mekke’yi ziyaret etm ve Safa ile Merve arasm “sa'y” (bk. bu madde) yapm üzere eda edilen nafile ibad Bu ibadet, Kur’ân-ı Kerîm’d “Bakara suresi” nin 19 ayetinde mealen “Haca da u…
kabâle
GdLî) [Ar.] fik. İslâm hu kukunda bir kimsenin belirlen miş bir borç, vergi ve hizme üstlenmesi ve bunu belgeleye sözleşme. ös Ka'be öz.a. i^) [Ar.] İslâm r.” inacına göre, yeryüzünde, Mekn-ı ke’de “Mescid-i Haram” denilen in “Câmi-i Şerîf’…
kabristan
girilirken selâm ma yapılması âdet hâlini al tır. Ziyaretçi, kabristana gi ken “es-selâmün aleyküm ehli kubûr ve innâ inşâall 381 kaddesallahu sırrahu izde biküm le-lâhikûn.” (Ey kabir e de halkı! Allah’ın selâmı üzerinize olsun! înşaallah…
ehl-i kubbe
peygamberin mescidi veya çadırı içinde konuk ettiği kendisini ziyarete gelen kimseler için kullanılan terim
Atebât-ı âliyye
Yüce ve saygın eşikler; büyük ziyaret makamları. Türbe ve kutsal kabul edilen mekânlar için kullanılan hürmet ifadesidir.
Atebât-ı mukaddese
Kutsal eşikler ve ziyaret merkezleri. Özellikle Şiî gelenekte Irak’taki Necef, Kerbelâ, Kâzımeyn ve Sâmerrâ imam türbeleri için kullanılır.
sıla-i rahm
[Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmd…
Hırka-i şerif
Hz. Muhammed’e nispet edilen mübarek hırka. İstanbul’daki Hırka-i Şerif ve Topkapı Sarayı’ndaki Hırka-i Saâdet farklı emanet ve ziyaret gelenekleriyle ilişkilidir.
Şeriat
2.2.13. Şeriat ve Hakikat Şeriat (ة عيرشلا) ve hakikat ( ةقيقحلا) ayrımı tasavvuf kaynaklarında ele alınan önemli bir mevzudur. Her iki kavrama da Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî aralarındaki farklara da işaret ederek eserlerinde yer vermişlerdi…
Da'vet (dâvet)
1. Hak dîne çağırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Muhammed! Rabbininin yoluna hikmetle, güzel öğütlerle dâvet et. Onlarla en güzel şekilde tartış. (Nahl sûresi: 125) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Allahü teâ…
Kubbe-İ Hadrâ
Medîne-i münevverede bulunan Peygamber efendimizin kabr-i şerîfinin üzerindeki yeşil kubbe. Kubbe-i hadrâ, müslümanların göz bebeğidir. Müslümanlar, kubbe-i hadrânın altında bulunan mübârek hücre-i seâdeti ziyâret etmeyi, kurtuluşlarına seb…
Kat'-İ Rahm
Sıla-i rahmi yâni akrabâ ile görüşmeyi, haberleşmeyi kesme. İçlerinde kat'-i rahm edenin bulunduğu bir topluluğa (cemâate) rahmet inmez. (Hadîs-i şerif-Edeb-ül-Müfred) Kat'-i rahm, büyük günâhtır. Erkek olsun, kadın olsun zî rahm-i mahrem (…
Eshâb-I Fîl
Peygamber efendimizin doğmasına yaklaşık iki ay kala Kâbe'yi yıkmak için Mekke yakınlarına kadar gelen, fakat Allahü teâlânın gönderdiği Ebâbîl kuşlarının üzerlerine bıraktıkları mercimek büyüklüğündeki taşlarla perişân olan Ebrehe ve içind…
Semahane
Semâ yapılan yere semahane denir. Burası daire şeklindedir. Döşemesi, ayağı incitmeyecek düz tahtalarla döşelidir. Semâ’ı izlemek üzere gelen seyircilere mahsus (züvvâr), parmaklıkla ayrılmış bir yer vardı. Bu kısım semahaneden ayrıdır. Sem…
Bâb-I Cibrîl
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Medîne-i münevverede yaptırdığı mescidinin doğu tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı. Bu kapıya, hazret-i Osman'ın evinin karşısında bulunması sebebiyle Bâb-ı Osmân; Resûlullah efendimiz ha…
Belâ
Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet. Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa, ona etinden iyi et, kanı…
Beyt-İ Ma'mûr
Meleklerin kıblesi. Göklerde meleklerin devâmlı tavâf ettikleri yer, makam. Beyt-ül-ma'mûrda her gün yetmiş bin melek namaz kılar. Bir kere namaz kılana bir daha sıra gelmez. Meleklerin büyüklerinden Kerûbîyân melekleri gece ve gündüz tesbi…
Mülk-İ Yemîn
Bir kimsenin emrindeki köleler ve câriyeler. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ibâdet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ananıza, babanıza (güzel söz ve fiil ile) , akrabânıza (ziyâret etmekle), yetimlere (gönül…
Tavâf-I İfâda
Hacıların Arafât'tan indikten sonra yaptıkları farz tavâf. Tavâf-ı Ziyâret.
Yâsîn Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin otuz altıncı sûresi. Yâsîn sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Seksen üç âyet-i kerîmedir. Yâsîn diye başladığı için,sûre bu ismi almıştır. Bâzı âlimler, Yâsîn ile murâdın; ey insan veya ey insanların efe…