ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
65 sonuç · toplam 67 · “Mecaz” · 2/3
01Kūt
Gıda ve rızık. Tasavvuf dilinde bedenin yiyeceğine karşılık kalbin ve ruhun mânevî gıdasını anlatan bir mecazdır. Âşığın kūtu ilâhî güzelliği temaşa, zikir, sohbet ve mânevî dinleyiştir. Semâ ve dinî mûsiki de kalbi uyandırdığı ölçüde ruhun…
Mahmel
Yükün konulduğu yer veya yük taşıma aracı. Tasavvufî metinlerde yük ve külfet mecazı çevresinde, sâlikin benlik iddiasından ve ağırlaşmış alışkanlıklardan kurtulması anlamında kullanılır. Kaynaklardaki “teklif külfetinden rahatlamak” ifades…
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Sahrâ
Geniş kır, ova veya çöl. Tasavvufî sembolizmde sınırsızlık ve maddî kayıtlardan sıyrılmış ruhânî âlem için mecaz olabilir. Şiirde yolculuk, gurbet ve tecelli mekânı anlamları da taşır.
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Ümmü’l-kitâb
Kitabın aslı ve anası. Kur’ân’da muhkem âyetler için kullanılan bir ifade olup gelenekte Fâtiha sûresinin adlarından biri olarak da yaygınlaşmıştır. Tasavvufî ve kozmolojik metinlerde bütün hakikatlerin aslı, ilâhî ilimdeki temel veya varlı…
Verkā
Güvercin veya kumru. Tasavvuf ve İşrâkî sembolizmde insan ruhunu, küllî nefsi yahut ulvî âleme özlem duyan mânevî varlığı temsil eder. Kafese konmuş kuş mecazı, ruhun beden ve dünya kayıtları içindeki durumunu; uçuş ise aslına dönüş arzusun…
Vîrâne
Yıkılmış ve harap yer. Tasavvuf şiirinde dünya, gösterişten arınmış gönül veya toplum ölçülerine aldırmayan derviş için kullanılan mecaz. Gönül vîrânesi, benlik yapısının çözülüp ilâhî aşk hazinesinin ortaya çıktığı yer olarak tasvir edilir…
Zer
Altın. Tasavvuf şiirinde dünya malı ve zenginlik için kullanılabildiği gibi, riyâzet ve mücâhedeyle arıtılan mânevî cevheri de simgeleyebilir. Bağlama göre olumlu veya eleştirel anlam taşır: gönlü bağlayan servet yerilirken saflaşmış altın…
Tûfan
Geniş bir bölgeyi kaplayan büyük su baskını. Dinî literatürde özellikle Hz. Nûh’un kavminin inkârı sebebiyle meydana gelen felâketi ifade eder. Kur’ân kıssasının amacı yalnız tarihî bir afet tasviri değil; peygamber uyarısına karşı direniş,…
ecâzü’l-Kur'ân
y> }k.) [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan mecazî ifadelerin tefsiri üzerinde çalışmalar yapan bilim dalı için kullanılan terim ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adı.
Hâfikayn
Doğu ile batı; güneşin doğduğu ve battığı iki ufuk. Klasik şiir ve nesirde bütün yeryüzünü kuşatan iki yönü anlatmak için kullanılır. Maşrık ve mağrib karşılığındaki mecazlı bir çoğul ifadedir.
Baht
Talih, nasip ve kişinin payına düştüğü düşünülen hayat şartları. Farsça kökenli kelime halk ve edebiyat dilinde iyi veya kötü talihi anlatır. İslâmî düşüncede baht bağımsız ve kör bir güç değildir; kader, insan iradesi, sebepler ve sorumlul…
Heft-soffâ
“Yedi kat” veya “yedi saf” anlamındaki Farsça birleşik ifade; eski kozmoloji dilinde yedi kat gök. Tasavvufî şiirde gök katları, mânevî yükseliş veya âlemlerin düzeni için mecaz olarak kullanılabilir.
Ehrimen
Zerdüştî gelenekte kötülük ve karanlık ilkesi için kullanılan Farsça ad. İslâmî dönem Farsça ve Türkçe metinlerde şeytan, kötücül güç veya karanlık taraf anlamında mecazlaşmıştır. İslâm kelâmındaki şeytan anlayışıyla Zerdüştî ikiciliğin ayn…
Ebû’n-nevm
“Uykunun babası” anlamında haşhaşa verilen mecazlı ad. Uyutucu etkisine gönderme yapar.
Çerâğ-ı çeşm
Göz nuru; çok sevilen çocuk veya kimse. Farsça tamlama “gözün kandili” anlamındaki sevgi mecazıdır.
sâhib-i işâret
Konuşması ile enbe, gin bilgi, derin mecaz ve zenülk gin nükteyi yansıtan sufî
Mir’âtü’l-vücûd
Varlık aynası. Tasavvufî düşüncede ilâhî isim ve sıfatların varlık sûretlerinde görünmesini anlatan mecazdır.
Seb‘a-i iklîm
Yedi iklim; klasik coğrafyada yerleşilebilir dünyanın yedi bölgeye ayrılması. Şiirde bütün dünya ve geniş hükümranlık anlamında mecazlaşmıştır.
Kâbe-i şerif
Mekke’deki Mescid-i Harâm’ın merkezinde bulunan kutsal yapı ve Müslümanların kıblesi. Tasavvuf şiirinde arınmış insan kalbi “mânevî Kâbe” mecazıyla anılabilir.
Bahr-i vücûb
Zorunlu varlık denizi; Allah’ın mutlak ve zorunlu varlığını anlatan tasavvufî mecaz. Mümkin varlıklar bu mutlak varlığa bağımlıdır.
Âb-ı Meryem
Hz. Meryem’in iffeti, temizliği ve doğruluğunu anlatan edebî tamlama. Su mecazı mânevî arınmışlık ve saflık anlamı taşır.