ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
36 sonuç · toplam 136 · “Irfan” · 2/2
01Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
kalp, -bi
kalp, -bi a. [Ar.] tas. “İlâhî hitabın ulaştığı yer, bilgi, ilham ve irfanın kaynağı.” anlamında olan ve “insan-ı kâmil” (bk. bu kalp gözü 390 madde) olarak da nitelenen bir tasavvuf terimi. İnsanda “kalp”in önemini ve değerini Hz. Peygambe…
Hüdâvendigâr
Efendi, hükümdar ve yüce kişi. Farsça kökenli bir saygı unvanıdır. Tasavvuf tarihinde özellikle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî için kullanılmış; onun şahsına ve irfan mirasına duyulan hürmeti ifade etmiştir.
Ekberiyye
Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye nisbet edilen tasavvufî ve fikrî harekete verilen ad. Bizzat kendisi tarafindan oluşturulmamış, manevî oğlu Sadreddin-i Konevî onun irşat postuna oturmuş ve fikirlerini yaymış olduğu, hatta onun eserlerinin bu yoll…
Çerâğ-ı mugān
Mecûsîler meclisinin kandili. Klasik şiirde meyhane, şarap ve irfan meclisi imgeleriyle sembolik biçimde kullanılır.
î, irâde-i külliyye
Allah’ın yaratabilme, yapabilme iradesi için kullanılan ve kelâm terimi. m a ircâ' a. Gkjl) [Ar.] İslâm dininin a ilk yıllarında ortaya çıkan ve irfâniyye 368 aşın fırkalara karşı daha ılımlı ve uzlaşmacı fikir ve davranışlarıyla dikkati çe…
Halvet-Gâh
Arapça-Farsça bir ifade. Halvet yapılan yer demektir. Halvet-hane tabiriyle aynı anlama gelir. Halvetin uygulandığı küçük dar hücreye halvet-gâh veya halvet-hâne denir.Genc-i halvethanesinde ilm ü irfan münzevî Kûşe-i babında ikbâl ü seadet…
Ehl-İ Suffa
Medîne-i münevverede, akrabâları ve evleri bulunmayan, Peygamber efendimizin mescidinin suffa denilen ve üzeri hurma dallarıyla örtülü bölümünde kalan eshâb-ı kirâm. Ey Ehl-i Suffa! Size müjdeler olsun. Eğer ümmetimden sizin içinde bulunduğ…
Destâr-I Şerif
Farsça-Arapça. Şerefli sarık demektir. Mevlevîlerin başlarına giydikleri, sikke üzerine sarılan sarık hakkında kullanılır bir tabirdir. Sarık, sikke giyenlerin arif olanlarına bir imtiyaz (ayrıcalık) olarak verilirdi. Destâr, Çelebî Efendi’…
Mahabbet
Arapça, sevgi, aşk demektir. Tasavvufta mahabbetin hakikati, herşeyini sevdiğine bağışlaman, kendine de sende olan hiçbirşeyi bırakmamandır. Mahabbet ehli üç haldedir: Âmmenin mahabbeti: Bu fiilî bir sevgidir ve Allah’ın kendilerine ihsan e…
Sâhib
Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…
Şatah
Arapça, hareket, kıpırdama vs. gibi anlamları olan bir kelime. Konuşmada şatah, konuşurken ölçüyü kaçırmayı ifade eder. Aşırı tecellî ve feyz gelen velîlerden, bir takım şeriata uymaz gibi görünen sözler zuhur eder. Dıştan bakınca, bu sözle…