ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
322 sonuç · toplam 404 · “Meydan” · 12/14
01Mahiye
Bir şeyin hakikati anlamında “mâ” ve “hiye” den meydana gelmiş Arapça bir sözcük. Tasavvuf? olarak Ümmü’l-Kitâb’a denir. Ümmü’l-Kitâb, Zât’ın künhünün mahiyetinden ibarettir. Yine bu ifade ile, üzerine isim, sıfat, vücûd, adem, Hak ve halk…
Matbah-I Şerif
Arapça, şerefli mutfak demektir. Bu tâbir, özellikle Mevlevîler’e aittir. Mevlevî tekkelerinde, bir dervişin ilk terbiye yeri mutfaktı. Konya’da “Âsitâne” adıyla da anılan merkez dergâhta iki önemli mekân vardı. 1- Yemeklerin piştiği mutfak…
Mecâü
Zuhur yerleri, meydana geliş yerleri gibi anlamları ihtiva eden Arapça bir kelime. Doğuşların ve küllinin ortaya çıkışları; vücûdun zahiri ile bâtınını ayıran kapıların kilitlerini açacak gayblerin anahtarlarının ortaya çıktığı yerlerdir. B…
Menhec-İ Evvel
Arapça, ilk metot, ilk usûl anlamında. Kâşânî bu tabiri şöyle açıklar: Zâta ait vâhid’den vâhidiyyetin meydana gelişidir. Bütün sıfatlar ve isimlerin meydana gelişi keyfiyeti, zât rütbelerindendir. Allah kimi Zât rütbelerindeki bu sıfat ve…
Mes’ele-İ Gamida
Çözümü zor problem anlamına Arapça bir tamlama. Hakk’ın zahir ismiyle tecelli ederek yokluk (adem) üzere zuhur eden vücûd, yahut a’yân-ı sabitenin sürekliliğini ifade eden bir kavramdır. Vücûd tercihi, adem üzerine anlarla devamlı olmazsa t…
Nasib Almak
Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…
Na’t-Gû
Arapça-Farsça iki kelimenin birleşmesiyle meydana gelmiş olup, na’t söyleyen, demektir. Hz. Peygamber’e övgü şiirleri yazan şâirlere, na’t-gû denir.
Ocak-I Bektaşiyan
Türkçe, Bektaşîler Ocağı demektir. Yeniçeri Ocağına bu ad verilir. Yeniçeri ocağı, Hacı Bektâş-ı Velî’ye bağlı sayıldığı için, bu tâbir meydana gelmiştir. Ancak Yeniçeri ordusunun kuruluşunda, Hacı Bektâş-ı Velî bizzat bulunamamıştır. Zira…
Ocak-Ocakzâde
Türkçe-Farsça. Ocak oğlu demektir. Ocak; içinde odun, kömür yakılan, dumanı üstteki bacadan çıkan özel ateş yakma yerine denir. Mecazi olarak, kuruluş boy-soy, kök, dirlik, düzenlik manalarına gelir. Bu, aynı zamanda bir Bektaşî tabiridir.…
Okçular Şeyhi
Okçular tekkesinin umumî nâzın veya başı anlamına kullanılır. Tekke, Okmeydanı’nda olduğu için, bunun yerine Şeyhu’l-Meydân da kullanılır. Ancak bu unvan, daha önceleri, rikâb-ı hümayun atçıbaşısı için kullanılırdı. Sonradan atçıbaşılık kal…
Okçular Tekkesi
Şimdiki tâbirle okçuluk klübü. Tekke, okçuların ok tâlimi yaptıkları Okmeydanı’nda idi. Tekkenin geniş salonuna “semâhâne”denirdi. Okçular tekkesi, 6 Mayıs’ta yani Hıdırellez günü açılır, altı ay boyunca Pazartesi ve Perşembe günleri tâlim…
Pir Postu
Bektaşî tâbiridir. Meydanda bulunan çeşitli makamlardan biri. Burada da, niyaz olunurdu. Nasip alan yeni tâlib, rehberinin delaletiyle buraya geldiği zaman, rehber şöyle derdi: “Buna pir postu derler. Hazret-i Pir Efendimiz, bunu Horasan’da…
Saf Seccadesi
Saf, Arapça yanyana düzgün bir şekilde dizilmekten meydana gelen sıraya denir. Cemâatle olan namazlarda, sadece bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği kadar küçük, saffı düzgün tutmaya yarayan seccadelere, saf seccadesi denir. Bu seccadele…
Sâhib
Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…
Selâm Başı
Mevlevi tâbiridir. Mevlevi âyinleri dört selâm, yani dört fasıldan ibarettir. Bir faslın bitmesine, “selâm başı” denir. Dördüncü selamdan sonra şeyh, postundan bir kaç adım yürüyerek hırkası ile, yani kollarını açmadan sema ederdi. Ayrıca,…
Ser-Pâ Etmek
Farsça, başı ayak etmek, demektir. Mevlevîlikte, kusur işleyen bir müridin cezalandırılması olayına, ser-pa etmek denir. Aşçıbaşı veya (Konya’daki dergahta) tarikatçı tarafından, suçlu müridin semahane, yahut meydan’da sikkesi alınır, ayakk…
Sultan Veled Makamı
Mevlevî tabiridir. Meydan-ı Şerifteki kırmızı renkli posta, Sultan Veled Makamı denir. Şeyh, tören için meydana gelince, bu posta otururdu.
Şükr
Arapça, bir kelime olup Türkçe’de de kullanılır. Yapılan iyiliği öğme anlamındadır. Nimetin değerini bilmek, ilim, hal ve amel ile olmak üzere üç türlüdür. Alimlerin şükrü dilde, abidlerinki fiilde, ariflerinki haldedir. Abdülkadir Geylanî,…
Tabirname
Arapça ve Farsça iki kelime-den meydana gelen bir sözcük, yorum mektubu anlamında. Uykuda görülen rüyaları yorumlamak üzere yazılan kitaplara, tabirname denir.
Taht
Farsça, hükümdar koltuğu anlamında bir kelime. Bektaşî tâbiri olarak, Meydan’daki makamların en büyüğüdür.Diğer makamlarda olduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Tarikata yeni giren kişi, rehberinin delâleti ile buraya geldiğinde, ona buras…
Tamtam Kapu
Mevlevi tâbiri, Konya’da Mevlânâ türbesinin kuzey tarafında, mescidin sağlamlaştırılması için yapılan dayanak duvarı altında, kadınlar kafesine çıkılacak kapının açılıp kapanmasından meydana gelen sesten kinaye olarak kullanılırdı. Bu kapı…
Tecelü-İ Sıfâtî
Sıfatlara ait tecellîyi ifade Arapça bir sözlük. Mebdei, zatdan ayrılıp, ortaya çıkacak (belirecek) şekilde, ilâhî sıfatlardan biriyle meydana gelen tecellîye denir.
Tesüm
Arapça, teslim olmak, boyun eğmek anlamındadır. Cürcani’nin tanımıyla teslim; Allah’ın emrine boyun eğmek, hoşuna gitmeyen hususlarda itirazı terketmek veya kazayı rıza ile karşılamaktır. Dışta ve içte herhangi bir değişme olmaksızın inen b…
Teslim Halkası
Mücerred yani bekar Bektaşî canlarının kulaklarına taktıkları “mengüş” denilen küpe. Bu küpeyi ilk uygulayan, Balım Sultan’dır. Rivayete göre müritlerinden birisi bilmeyerek öldürülünce, Balım Sultan bu tür yanlışlıklara bir daha meydan ver…