ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
322 sonuç · toplam 404 · “Meydan” · 10/14
01Şerâb (şarâb)
Alkollü içkilerden. Pişmemiş üzüm suyunun havasız fıçılarda durmasıyla gaz habbeleri (kabarcıkları) ve köpük çıkararak kokuşup mayalanması netîcesinde meydana gelen ve içilince sarhoş eden içki. Hamr. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen bu…
Haşr
Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın son bulmasından) sonra…
Haşr Günü
Mahlukların kabirlerinden kalkıp Arasat meydanında toplandıkları kıyâmet günü.
Havârî
Yardımcı. Îsâ aleyhisselâma îmân eden on iki kişiden her biri. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Hani havârîlere; "Bana ve Resûlüme îmân edin" diye ilhâm etmiştim. "Îmân ettik, hakîki müslümanlar olduğumuza sen de şâhid ol" d…
Havâtır
İnsanın kalbine gelen düşünceler. (Bkz. Hâtır) Havâtır, bâzan Allahü teâlânın insanın kalbinde meydana getirdiği şeyler olur. Bunlara hak, doğru havâtır denir. Bâzan melekler vâsıtasıyla gelir. Buna ilhâm denir. Bâzan, şeytan onları insanın…
Havl
Hareket, kuvvet. Bir insan, havlin kendinden olmayıp, Allahü teâlânın yaratmasiyle olduğunu bilirse, her şeyi O'ndan bekler. İşlerin meydana gelmesinde sebepleri arada görmeyen kimse, Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey beklemez. (İmâm-ı…
Şerîf-İ Câferî
Hazret-i Ali'nin, hazret-i Fâtıma'dan dünyâya gelen Zeyneb adlı kızınınAbdullah bin Câfer-i Tayyâr ile evlenmelerinden meydana gelen evlâdına verilen ad.
Şeyh-İ Ekber
Büyük âlim, velî, rehber. Evliyânın büyüklerinden Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin v. 638 (m.1240) lakabı. Şeyh-i ekber "Fütûhât-ül mekkiyye" kitâbında; "Belâlardan, tehlikelerden gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü tâkat getirilemeyen, d…
îcâd
Yoktan var etme, vücûda getirme, yaratma. İnsanlar, mahlûk olduğu gibi, bütün işleri, hareketleri de Allahü teâlânın mahlûkudur. Çünkü O'ndan başka, kimse bir şey yaratamaz. Kendi mahlûk, yaratılmış olan, başkasını nasıl yaratabilir? Yaratı…
İctihâd
İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sell…
İhtiyârî Fiiller
İstek ile yapılan işler. (Bkz. İrâde) Ehl-i sünnet âlimleri, insanın yaptığı işte kendi kuvveti de te'sir (etki) ediyor dediler ve bu te'sire kesb ismini verdiler. Çünkü elin titremesi ile istekle kaldırılması arasında fark vardır. Titremel…
İhvân-Üs-Safâ
On birinci asrın ikinci yarısında Basra'da ortaya çıkan; "İslâmiyete birçok vehimler karışmış, onu bu vehimlerden temizlemek ancak felsefe ile mümkündür. İslâm dînini felsefe vâsıtasıyla saf hâle getirmelidir" diyen sapık ve gizli bir cemiy…
İlâhiyyât
İnanılacak şeylerden bahseden kelâm ilminin; Allahü teâlânın varlığı, zâtı, sıfatları ve fiillerinden (işlerinden) bahseden bölümü. Kelâm kitaplarının ilâhiyyât bahislerinde Allahü teâlânın varlığını isbat için bildirilen delillerden birisi…
İlm-İ Ezelî
Allahü teâlânın başlangıcı olmayan ilmi. Allahü teâlânın kazâsı, taktîri ve levh-i mahfûza yazması ilm-i ezelîsine uygundur. Her şeyi ilerde ne zamanda ve nasıl olacak ise veya olmıyacak ise, ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) öylece bil…
İlm-İ Hudûrî (ilm-İ Huzûrî)
Bir şeyi, zihinde onun sûreti (görüntüsü) meydana gelmeksizin bilmek. Bir kimsenin kendi dışında bulunan bir şeyi bilmesi için o şeyin sûretinin, şeklinin görüntüsünün zihinde meydana gelmesi lâzımdır. Fakat ilm-i huzûrîde durum böyle değil…
İrâde-İ Cüz'iyye
Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti. İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde et…
İrâde-İ Külliyye
Allahü teâlânın irâdesi. İrâde-i ilahiyye de denir. Ehl-i sünnete göre bütün fiiller ve davranışlar irâde-i külliyyeye bağlı olarak meydana gelir. İrâde-i külliyye ezelîdir, başlangıcı yoktur, yaratılmamıştır. Güneş, ay, yıldızlar, bulut, y…
İstavroz
Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç. (Bkz. Haç) İSTİÂZE: Sığınmak, Kur'ân-ı kerîmi başından veya herhangi bir yerinden okumaya başlarken, şeytanın vesvesesinden (insanın kalbine attığı şüphe ve ter…
İstinbât
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir…
İztibâ (idtıbâ)
Hac ve ömre ibâdetlerinde erkeklerin giydikleri dikişsiz iki parçadan meydana gelen ihramın üst parçasının bir ucunu sağ koltuk altına alıp diğer ucunu sol omuz üzerine atmak. İztibâ erkeğe sünnettir. (Mehmed Zihnî Efendi)
Abdu’l-Vâlî
el-Vâlî, kâinata hakim olup onu yöneten, demektir. el-Vâlî isminin tecellî ettiği zuhuru ile, kendisini insanlara vâlî kıldığı kula, Abdu’l-Vâlî denir, ilâhî siyâsetle o, kendisine ve başkasına valilik yapar. Kullar arasında, Allah’ın adale…
Ahmed-İ Muhtar Postu
Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu a…
Aman Diyene Kılıç Çekilmez
Araplarda bir kabilenin emanına düşen kişi canını kurtarabilmek maksadıyla o kabileye veya o kabileden şerefli birine sığınır da kabul görürse, o kabile onu mutlaka korur, peşinden gelen düşmana vermezdi. Eski Araplarca, bu bir namus mesele…
Balım Taşı
Kırşehir dolaylarında çıkan ve kendisinden oyularak vazo, masa, sürahi vs. gibi eşyalar yapılan balgamî tür taşa, Alevîler ve Bektaşîler “Balım Taşı” derler. Onlara göre bu taş, Balım Sultan’ın kerâmetiyle çıkmıştır. Teslim Taşı, Palheng gi…