KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Rabıta
Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena fillah) mukaddimesidir.…
→Tasavvuf ve TarikatRâcife
Şiddetle sarsan. Kur’ân’da kıyamet sahnesini anlatan ve sûra ilk üflenişle ilişkilendirilen terim. Ardından gelen ikinci sarsıntı veya üfleyiş için râdife kelimesi kullanılır. Kavram tasavvufî metinlerde kalbi sarsan ilâhî uyarı için mecazen de anılabilir.
→Tasavvuf ve TarikatRacül-İ Hassa
Arapça, özel adam demektir. Manevî güç sahibi, özel kişiler için kullanılan bir ifâdedir. Hz. Adem’e ait bazı özellikleri taşıyan kimselere denir ve sayılarının üçyüz kişi olduğu kaydedilir.
→Tasavvuf ve TarikatRacül-İ Kamil
Arapça, olgun insan demektir. Manevî güç sahibi bir grup veli. Hz. Nuh’un kalbi üzerine, her asırda kırk kişi yetişir. Ümmet-i Muhammed (s) ‘den olmakla birlikte, diğer peygamberlerin manevî mirasına sahip bu kişiler hakkında, “Ümmetimden,…
→Tasavvuf ve TarikatRacül-Ricâl
Arapça, erkek anlamında bir kelime. Allah’ın veliliğine layık olmuş kişiler ki, bu mânâda kadınlardan da recül olur. Bunlara “ticaret ve alışverişin, Allah’ı zikirden alıkoymadığı erkekler…” âyetiyle işaret edilmiştir (Nur/37).İki türlü rical vardır :Ricâl-i aded…
→Tasavvuf ve TarikatRah-I Hak
Hak yolu manasına Farsça-Arapça bir ifâde. Allah yolu, sırat-ı müstakim.
→Tasavvuf ve TarikatRahmân
Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan. Allah’a özgü güzel isimlerden biri. Rahmân ismi ilâhî merhametin dünyada mümin-kâfir ayrımı olmadan bütün varlıklara ulaşan genişliğini anlatır. Tasavvuf ahlâkında kulun bu ismin tecellisinden payı, yaratılmışlara merhamet, şefkat ve koruyuculuk…
→Tasavvuf ve TarikatRahmânî
Allah’a ve ilâhî rahmete ait; şeytânî olanın karşıtı. İlham, hâl veya düşüncenin iyiliğe, doğruluğa ve şer‘î ölçülere uygun oluşunu belirtmek için kullanılır. Okuma notu Bir tecrübenin “rahmânî” sayılması yalnız güçlü hissedilmesine değil, dinî ve…
→Tasavvuf ve TarikatRahmaniyye
İsim ve sıfatların, hakikatlarıyla ortaya çıkışı. Rahmaniyye mertebesinde zuhur eden isim, er-Rahmân’dır.
→Tasavvuf ve TarikatRahmaniyyun
Rahman’a mensup olanlar anlamında, Arapça bir kelime. Veliler hiyerarşisindeki tabakalardan biri. Tasavvufa dair eserlerde, “her asırda, üç kişiden ibaret olan Rahmâniyyun, taşa sürtülen demirin çıkardığı ses gibi, gizliden sesler duyarlar. Bu sesten, Allah’ın muradını…
→Tasavvuf ve TarikatRahmet Okumak
Vefat eden mü’minlerin ardından, yapılan bir dua. Bu, övgü yerinde de kullanılır.Edenler hâlimi idrâk, okurlar rıfk ile rahmet, Olanlar zâir-i kabrim, dönerler müşfik u mahzun.Abdülhak Hâmid
→Tasavvuf ve TarikatRahmet Okutmak
Birinin zulüm veya kötülük yapma açısından diğerinden daha ağır olup, onu arattırması durumunda kullanılan bir tâbir.Kâfir ol mertebe kıydı cana, Rahmet okuttu Hülâgu Hân’a.Enderunlu Fâzıler-
→Tasavvuf ve TarikatRahmetü’l-Vücudiyye
Arapça, varlıkla ilgili, vücuda ait acımak anlamını ihtiva eder. Kaşânî bunu şöyle tarif eder : “A’raf suresinin 6 ve 56. âyetlerinde belirtildiği gibi, Allah’ın muhsin ve muttakilere (gerçek inananlara) vâdettiği rahmettir. Bu, imtinâni rahmete…
→Tasavvuf ve TarikatRahmetül’l-İmtinaniyye
Arapça, kıymetli bir şeyler ilgili olarak, ihsâni açıdan acımayı ifâde eden bir tamlama. Kaşânî bunu, “kulun kulluğunu yapmadan, Allah tarafından ihsana nail olmasıdır ki, bu genel bir rahmettir” diye tanımlar. Bu, Allah’ın Rahman ismiyle,…
→Tasavvuf ve TarikatRak
Arapça, ince demektir. İnsan ruhu. Zira eşyanın bıraktığı aslî ve fıtrî iz orada bulunur.
→Tasavvuf ve TarikatRamazan İlâhîsi
Türk-İslâ geleneğinde ramazan ayı b yunca, cami ve tekkelerde k nan teravih namazlannın h bir dört rekâtı arasmda okun İlâhîler için kullanılan terim
→Tasavvuf ve TarikatRaşidiyye
Ahmed b. Yusuf er-Raşidî (ö. 927/1521) tarafından kurulan ve Zerrûkıyye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatRâtib
Arapça, maaş, aylık, güç bir yerde sabit durmayı ifâde eden bir kelime, ism-i fail. Ayderusiyye tarikatında bir vird ve zikir şekli. Ebced hesabıyla, kahve ve esma-i hüsnadan olan el-Kavî’nin edeb hesabıyla değeri 116 ettiği…
→Tasavvuf ve TarikatRaûfiyye
Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolu içinde Ahmed Raûfî’ye nispet edilen şube. İstanbul ve çevresindeki dergâhlar vasıtasıyla temsil edilmiş; Halvetî zikir ve seyrüsülûk usullerini kendi silsile ve irşad çevresi içinde sürdürmüştür.
→Tasavvuf ve TarikatRavza-İ Mutahhara
Temizlenmiş bahçe anlamında Arapça bir tamlama. Peygamberimizin kabrine denir. Buna Ravza-i Nebi de denir. Ravza, cennet anlamına da gelir.
→Tasavvuf ve TarikatRebûbî
Arapça üvey evlat anlamına gelen bir kelime. Istılah olarak, Allah’a mensub, Allah’a ait demektir.
→Tasavvuf ve TarikatRehbet
Arapça, korkma, kaygı anlamlarına gelir. Allah’tan korkma, kalpde Allah korkusu bulunması. Rehbet ile haşyet arasındaki fark; şudur: Rehbet sahibi çareyi kaçmakta bulur, haşyet sahibi çareyi Allah’a sığınmakta bulur. Zahirin rehbeti vaîd (tehdid)in gerçekleşmesi, bâtının…
→Tasavvuf ve TarikatRehhaliyye
XVI. yüzyıl Fas tarikatlarından-dır.
→Tasavvuf ve TarikatRemil
Arapça, kum anlamına gelir. Bir takım nokta ve çizgilerle gaybı keşfetmekle uğraşan ilim dalı. Bu işi yapanlara remmâl denir. Remil denmesinin sebebi, eskiden bu işte kağıt yerine kum kullanılmış olmasıdır.
→Tasavvuf ve TarikatRems-Dems
Bu iki kelime Arapça’da gömmek anlamını taşır. Maddî şeylerin izinin, kalpten hiç bir belirti bırakmayacak şekilde silinmesine dems, iz bırakacak şekilde silinmesine de rems denir. Cüneyd-i Bağdadî, yaratıkları, yaratılmadan önceki halleriye görmeye, rems der.…
→Tasavvuf ve TarikatRemz-Rumuz
Arapça, işaret etmek anlamına gelir. Edebiyatta, bir kelimenin yakın ve uzak olmak üzere farklı anlamları vardır. Bir kelimenin uzak anlamına remz denir.Mutasavvıflar, kendi aralarında bir dil geliştirmiş ve bu dil ile birbirlerine hitâbetmişlerdir. Tasavvuftaki…
→Tasavvuf ve TarikatReslaniyye
Şeyh Reslân b. Yakub b. Abdurrahmân b. Abdullah el-Câberî (ö. 695/1296) tarafından kurulmuş, Ukayliyye’nin kolu bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatResm Hırkası
Resm Arapça, iz, demektir. Mevlevîlerin giydiği bedeni geniş hırkaya, resm hırkası denir.
→Tasavvuf ve TarikatResul Şâhiyye
Ondokuzuncu asırda, Gücerat (Hind)’ta kurumuş bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatReşidiyye
Ondokuzuncu asırda Cezayir’de kurulmuş bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatRızaiyye
Ebul-Hasan Ali b. Musa er-Rıza’ya dayandırılan bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatRicâl-İ Aynit-Tahakkum Ve’z-Zevaid
Evliya hiyerarşisinde bir yeri olan bu grub, ömürlerini dua, zili u zaruret, tevazu, meskenet ve recâ ile geçirirler. Yani dua erleridirler.
→Tasavvuf ve TarikatRicâl-İ Tahte’l-Esfel
Arapça, esfel altı erler, demektir. Her asırda levh, kalem, arş, kürsi, yedi gök sayısınca toplam onbir kamil er. Bunların gıdaları nefes-i Rahmanî yani manevî hayat sebebi olan Rabbanî nefha (soluk) dır.
→Tasavvuf ve TarikatRifâ'iyye
(ZLüJ [Ar.] İslâm düntas. yasmm ve inancmm ilk uvtarikatlerinden biri olan ve Ahmed er-Rifâ'î (öl. 578 / 1182) ye nispet edilen tarikatın adı. Irak’m güneyindeki Batâih böluna gesinde kurulan ve oradan Anabir dolu’ya kadar…
→Tasavvuf ve TarikatRrab
Arapça, terbiye eden, doyuran, yetiştiren vs. gibi anlamları olan bir kelime. Zâtın, ruhî veya cismânî gayb varlıklarına olan nisbeti bakımından, Hakk’ın bir ismidir. Allah’ın Rab isminin, fonksiyon olarak işlerlik kazandığı her şey, merbûb dairesinde…
→Tasavvuf ve TarikatRuh-I A’zam
Arapça, en büyük ruh demektir. Rububiyyeti bakımından, ilâhî zat’ın zuhur yeri (mazharı) olan ruh-ı insanîden ibarettir. Onun künhünü, Allah’tan başkası bilemez. Ruh-ı Azam’a, akl-ı evvel, hakikat-ı Muhammediyye, nefs-i vahide, hakikat-ı esmaiyye gibi isimler de…
→Tasavvuf ve TarikatRuh-I Emin
Arapça, güvenilir ruh demektir. Cebrail (a)
→Tasavvuf ve TarikatRuh-I İnsanî
Arapça, insana ait ruh demektir, insandaki ruh için kullanılır. Ruh-ı hayvanîye binmişolarak insanda mevcut olan latifedir, müdrik bir bilicidir, insanî ruh, emir âleminden inmiştir. Akıllar bunun mahiyetini bilmez.
→Tasavvuf ve TarikatRuhsar
Farsça, yüz, İlâhî isim ve cemalin zuhuruna neden olan tecelli. Zuhuru-butunu kapsayan vahdet noktası.RUHU’L–
→Tasavvuf ve TarikatRukniyy
Rukneddin Firdevsî tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu olup, Kübreviyye’nin kollarındandır.
→Tasavvuf ve TarikatRukumu’l-Ulum
Arapça, ilimlerin resimleri demektir. Bu, insan şuurudur. Alîm, Semî, Basîr gibi, insanda ve Hak’da ortak olarak zuhur eden sıfatları sebebiyle, kendini bilen, Rabbini bilir.
→Tasavvuf ve TarikatRukye-Han
Arapça-Farsça. Rukye okuyan demektir. Efsuncu, üfürükçü, nefes eden, muskacı.
→Tasavvuf ve TarikatRum Erenleri
Bkz. Abdalân-ı RumRUSUMU’L-ULUM ve
→Tasavvuf ve TarikatRûmiyye
biçimi. ] tas. İslâmî tarikatlerden 16. yüzyılda ortaya çıkan, Kadiriyy tarikatının bir kolu olup İsma Rûmî (öl. 1041 /1631) tarafmda kurulmuştur. Bu tarikatın sils lesi Abdülkadir Geylânî’ye kada ulaştığı kaynaklarda zikred mektedir. İsmail Rûmî…
→Tasavvuf ve TarikatRûşeniyye
Bâyezîd-i Ensârî’ye nispet edilen, 16. yüzyılda Afganistan ve çevresinde gelişen tasavvufî-siyasî hareket. Kurucusunun “Pîr-i Rûşen” lakabı sebebiyle bu adı almıştır. Halvetiyye’nin Dede Ömer Rûşenî’ye nispet edilen Rûşeniyye koluyla aynı hareket değildir; benzer adlar tarihî…
→Tasavvuf ve TarikatRuşeniyye-İ Halvetiyye
Şeyh Dede Ömer Ruşenî (ö. 892/1487) tarafından kurulmuş tasavvuf okulu olup Halvetiyye’nin kollarındandır.
→Tasavvuf ve TarikatRütbe-İ Esma
Arapça, isimlerin rütbesi demektir. Esma-i İlâhiyye’nin mertebeleri.
→