KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Baht
Talih, nasip ve kişinin payına düştüğü düşünülen hayat şartları. Farsça kökenli kelime halk ve edebiyat dilinde iyi veya kötü talihi anlatır. İslâmî düşüncede baht bağımsız ve kör bir güç değildir; kader, insan iradesi, sebepler…
→Kur’an ve TefsirBakara
Sığır. Kur’ân’ın ikinci sûresine, İsrâiloğulları’na kesmeleri emredilen sığır kıssası sebebiyle verilen ad. Tasavvufî yorumlarda bakara, dünyevî arzulara bağlı ve riyâzetle terbiye edilmesi gereken nefis için sembol olarak kullanılabilir. Bu sembolik yorum sûre tefsirinin tamamı…
→Kur’an ve TefsirBâkî (el-Bâkî)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Devamlı, ebedî, sonsuz. Varlığının sonu olmayan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ancak) celâl ve ikrâm sâhibi olan Rabbinin zâtı bâkîdir. (Rahmân sûresi: 27) Allahü teâlâ kadîmdir,…
→Kur’an ve TefsirBârî (el-Bâri)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Yaradan, yoktan var eden.Yarattıklarını farklı şekiller ve özelliklerle birbirinden ayıran. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ Bârî'dir. (Haşr sûresi: 24) Yedi gün arka arkaya yüz…
→Kur’an ve TefsirBarnabas İncîli
Hazret-i Îsâ'nın havârîlerinden biri olan Barnabas'ın, Îsâ aleyhisselâmdan görüp işittiklerini doğru şekilde yazıp derlediği İncil. Îsâ aleyhisselâm, Allahü teâlâ tarafından göğe kaldırılınca, hakîkî İncil kaybolup İncil adıyla bir takım kitaplar yazıldı. Bunun üzerine Barnabas,…
→Kur’an ve TefsirBasit
Sözlük anlam “Yaymak, cömertlik etmek, se vindirmek” olan bu söz “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güze isimleri)dan olup “Dilediğine rız kı bol veren” anlamıyla Allah’ın sıfatı olarak kullanılmış olup Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayet te geçmektedir. “Bâsıt” adı…
→Kur’an ve TefsirBedbaht
Tâlihsiz. Bahtıkara. Beş şey bedbahtlık alâmetidir: Kalb katılığı, Allah korkusundan ve günâhlarını hatırlayarak ağlamamak, utanmamak, dünyâya fazla rağbet etmek, uzun emelli olmak. (Fudayl bin Iyâd) Evlâd, ana baba elinde bir emânettir. Çocukların temiz kalbleri…
→Kur’an ve TefsirBedevî
Sahrada, çölde ve vahada göçebe halde yaşayanlar. Medîne-i münevvere çevresindeki Müzeyne, Cüheyne, Eslem, Eşca' kabîleleri bedevî idi. Peygamber efendimiz Hudeybiye sulhünün yapıldığı sene umre için Mekke'ye gitmeye karar verdikleri sırada, Kureyş'in herhangi bir taarruz…
→Kur’an ve TefsirBedî' (el-Bedî')
Allahü teâlânın esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Daha önce benzeri olmayan, görülmemiş, işitilmemiş, bilinmeyen şeyleri yoktan var eden, yaratan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Allah) göklerin ve yerin Bedî'idir. O, bir şeyin olmasını…
→Kur’an ve TefsirBedî' İlmi
Lafz (söz) ve mânâ ile ilgili bâzı san'atlar ile sözün süslenmesini öğreten ilim. Kur'ân-ı kerîm Bedî', Meânî ve Belâğat ilimlerinin incelikleri ile doludur. Arabî lisânın inceliklerini bilmiyen kimse, arabî okuyup yazsa bile Kur'ân-ı kerîmi…
→Kur’an ve TefsirBedr Gazvesi
Peygamber efendimizin Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk savaş. Bu muhârebede müslümanlar üç yüz on üç, müşrikler bin kişiydi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Bedr muhârebesinde düşmana nisbetle daha az ve zayıf olduğunuz hâlde,…
→Kur’an ve TefsirBekara (bakara) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin ikinci ve en uzun sûresi. Bekara sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz seksen altı âyettir.İçerisinde Allahü teâlânın varlığını, kudretini, büyüklüğünü, peygamberlere itâatin lâzım olduğunu gösteren bekara (sığır) kesme hâdisesi bildirildiği…
→Kur’an ve TefsirBelâ
Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet. Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa, ona etinden iyi et, kanından…
→Kur’an ve TefsirBelâgat
1. Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesi. Kur'ân-ı kerîm gibi ilâhî belâgat ve îcâza (az sözle çok mânâ ifâde etme özelliğine) sâhip bir kitap, yalnız Türkçeye değil, hiç bir dile hakkıyla çevrilemez. (H. Hüsnü…
→Kur’an ve TefsirBelâyâ
Hadis ilminde senedi son derece zayıf veya uydurma rivayetler için kullanılan bir terim. Tekili beliyye olan kelime, râvi yahut rivayetin güvenilmezliğini belirten tenkit ifadeleri arasında yer alır.
→Kur’an ve TefsirBeled Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksanıncı sûresi. Beled sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yirmi âyettir. Şehir mânâsına olan beled'e yemin ile başladığı için bu ismi almıştır. Bahsedilen şehir, Mekke-i mükerremedir. Sûrede, insanın yaratılışından, tabîatından, kendi kuvveti…
→Kur’an ve TefsirBelkıs
Süleymân aleyhisselâm zamânında Yemen'de Sebe' şehrinde hüküm süren Himyerîlerden bir kadın sultan. Süleymân aleyhisselâm babası Dâvûd aleyhisselâmın yerine geçti. Sultan ve sonra peygamber oldu. Mescid-i Aksâyı yaptı. Yedi senede tamamladı. Sonra hükümet sarayını yaptı.…
→Kur’an ve TefsirBenî âdem (âdemoğlu)
İnsanoğlu. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Benî Âdem! Yiyin, için, isrâf etmeyin. Çünkü Allahü teâlâ, isrâf edenleri sevmez. (A'râf sûresi: 31) (Ey Benî Âdem!) Şeytana itâat etmeyin, o size ap-açık bir…
→Kur’an ve TefsirBenî İsrâil (isrâiloğulları)
Ya'kûb aleyhisselâmın, on iki oğlundan gelen evladı ve torunları. Ya'kûb aleyhisselâmın diğer adı İsrâîl olduğu için, soyundan gelenler bu isimle anılmışlardır. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îsâ bin Meryem de bir zamanlar…
→Kur’an ve TefsirBenûl-Ahyâf
İslâm mîrâs hukûkunda Eshâb-ı ferâiz adı verilen (Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde hisselerini, paylarını bildirdiği) kimselerden ana bir erkek ve kız kardeşler. Benûl-Ahyâf tek kişi olduğunda hissesi mîrâsın altıda biridir. Birden fazla oldukları zaman mîrâsın…
→Kur’an ve TefsirBerâe Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin dokuzuncu sûresi. Tevbe sûresi de denir. (Bkz. Tevbe Sûresi)
→Kur’an ve TefsirBerâet (berât)
1. Temize çıkarmak. Bir şahsın, hakkında iddia edilen suçtan uzak olduğunun veyâ işlediği söylenilen suçun gerçekte suç olmadığının anlaşılması. Allahü teâlâ dört kimseyi dört şeyle töhmetten (iftiradan) berât ettirmiştir. Yusuf aleyhisselâmı şâhitle, Mûsâ aleyhisselâmı…
→Kur’an ve TefsirBerr
Q [Ar.] Sözlük anlamı “Sadakatli, vefakâr, iyiliksever” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak “Yarattığı kullarına karşı rahmeti ve mağfireti bol, lütfü ve ihsanı sonsuz” vasfmı ifade etmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de…
→Kur’an ve TefsirBerzâh âlemi
Dünyâ ile âhiret arasındaki âlem; kabir âlemi. Berzâh âleminde ölülerin hâli, dirilerin hâli gibi değildir. Dünyâ hayâtında hem his (duygu), hem de irâde (istek) ile hareket vardır. Berzâh hayâtında ise, hareket etmek lâzım değildir,…
→Kur’an ve TefsirBeyyine
Gerçeği açık biçimde ortaya koyan kesin delil ve belge. Kur’ân’da aklî veya naklî kanıt, mûcize, vahiy ve açık işaret anlamlarında kullanılır. Fıkıhta bir iddiayı ispatlayan delili; kelâm ve tasavvuf metinlerinde ise hakikati kuşku bırakmayacak…
→Kur’an ve TefsirBeyyine Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan sekizinci sûresi. Beyyine sûresi Medîne'de nâzil olmuştur (inmiştir). Sekiz âyettir. Birinci âyet-i kerîmede açık delîl mânâsına olan el-Beyyine kelimesi sûreye ad olmuştur. Bahsedilen beyyine, Peygamber efendimizdir. Sûrede; inanmayanların îmân etmeleri için…
→Kur’an ve TefsirBî-Çûn Vebî-Çigûne
Hiçbir şeye benzemeyen, nasıl olduğu anlaşılamayan. Allahü teâlânın nasıl olduğunun bilinemeyeceğini ve akıl ile anlaşılamayacağını, idrâk olunamayacağını ifâde eden bir terim. Allahü teâlâ bî-çûn ve bî-çîgûnedir. Akıl neyi düşünür neyi tasavvur (hayâl) ederse etsin,…
→Kur’an ve TefsirBî'at (bey'at)
1. Sözleşme, söz verme, teslimiyet. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey Resûlüm! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinâ etmemek, kız çocuklarını öldürmemek, herhangi bir iyilik husûsunda sana isyân…
→Kur’an ve TefsirBî'at-I Rıdvân
Hudeybiye'de Semûre ismindeki ağacın altında 400 Eshâb-ı kirâmın Peygamber efendimize, emirlerini kayıtsız şartsız yerine getireceklerine dâir verdikleri söz. Kur'ân-ı kerîmde Bî'at-ı Rıdvân yapanlar hakkında meâlen buyruldu ki: Andolsun ki, Allahü teâlâ, seninle o ağacın…
→Kur’an ve TefsirBi'set
Gönderme, yollama. tas. Açık ilhamla gönderilen vahiy.
→Kur’an ve TefsirBuhârî-İşerîf
İslâm dîninde Kur'ân-ı kerîmden sonra en kıymetli, en üstün kitap. Kütüb-i sitte adı verilen meşhur altı hadîs kitabının birincisi. Bir kimse Buhârî-i şerîfi hangi niyetle baştan sona kadar okuyup bitirirse, maksadı, en güzel şekilde…
→Kur’an ve TefsirBulûğ
Çocukluktan dinî ve hukukî sorumluluk çağına geçiş. Ergenlik belirtilerinin ortaya çıkmasıyla gerçekleşir. Belirti bulunmadığında yaş sınırı mezheplere göre belirlenir. Bulûğ bedenî olgunluğu; rüşd ise malı ve hayatı sağlıklı biçimde yönetme yeterliliğini anlatır. İki kavram…
→Kur’an ve TefsirBürûc Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen beşinci sûresi. Bürûc sûresi Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Yirmi iki âyet-i kerîmedir. Bürûc, burçlar demektir. Sûre, ismini birinci âyet-i kerîmede geçen bürûc kelimesinden almıştır. Sûrede; Allahü teâlânın azameti (büyüklüğü), Kur'ân-ı…
→