KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Ücret
Bir iş, hizmet, bir şeyden faydalanma veya satılan bir şey karşılığında verilen para veya mal, karşılık. Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Ey kavmim! Peygamberliği tebliğ işinden dolayı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak…
→Kur’an ve TefsirÜmmet-İ İcâbet
Kendilerine gönderilen peygamberin dâvetini kabûl edip, ona inanan ve tâbi olan kimseler. Muhammed aleyhisselâmın ümmeti, son sınıf talebesi gibi olduğundan, insanları dünyâda ve âhirette kurtuluşa götüren sırların toplandığı Kur'ân-ı kerîm ile muhâtab oldular. Kur'ân-ı…
→Kur’an ve TefsirÜmmîd (ümîd)
Ummak, arzu, istek. Sebeblere yapıştıktan sonra iyi netice beklemek. (Bkz. Havf ve Recâ) Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey günâhı çok olan kullarım! Allahü teâlânın rahmetinden ümîdinizi kesmeyiniz. Allah günâhların hepsini affeder. O, sonsuz…
→Kur’an ve TefsirÜmmü’l-kitâb
“Kitabın anası, özü.” Kur’ân’ın temel anlamlarını topladığı için Fâtiha sûresine verilen ad. Terim ayrıca Levh-i mahfûz ve ilâhî ilimdeki aslî kitap anlamında da yorumlanmıştır. Kullanımın hangi anlama geldiği âyet ve metin bağlamına göre belirlenir.
→Kur’an ve TefsirÜmmü’l-Kur’ân
Kur’ân’ın özü ve anası. Fâtiha sûresine verilen ad. Fâtiha tevhid, kulluk, rahmet, hesap ve hidayet temalarını kısa bir dua düzeninde topladığı için bu isimle anılır.
→Kur’an ve TefsirÜstâd
Muallim, öğretici, rehber. İnsan, yaratılışta iki taraflıdır. Ona hidâyet, üstünlük tarafını tanıtabilmek ve bunu kuvvetlendirmeye çalışmasını sağlamak için muallim, bir üstâd lâzımdır. Bâzı çocuklar, nasîhatla, yumuşak sözle ve mükâfât vererek yola gelir. Bâzısı, sert…
→