Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

TÜMÜABÇDEFGĞHIİKLMNÖPRSŞTÜVYZ

31 temiz madde bu görünümde hazır.

Dil ve Genel Kültür

Mâ-i dâfik

Atılarak çıkan su; meni. Kur’ân’daki insanın yaratılışı bağlamında geçen bir ifadedir.

Dil ve Genel Kültür

Mâ-i maîn

Akıp giden, kolayca erişilen berrak su. Kur’ânî kullanımda hayat veren suyu; cennet tasvirlerinde kesintisiz akan nimeti anlatır.

Dil ve Genel Kültür

Mahdûm

Hizmet edilen, kendisine hizmet sunulan kimse. Tekke çevresinde şeyh veya halife için saygı unvanı olarak kullanılabilir. Osmanlı kullanımında bir büyüğün oğlu için de nezaket unvanıdır; anlam bağlama göre ayrılır.

Dil ve Genel Kültür

Mâlik

(dlL) [Ar.] İslâm inancına göre, cehennemi idare eden meleklerden biri için kullanılan ad.

Dil ve Genel Kültür

Mâlikîlik

Mâlikî Mezhebi maddesine bakınız.

Dil ve Genel Kültür

Mâlikiyye

Mâlikî Mezhebi maddesine bakınız.

Dil ve Genel Kültür

Medine sözleşmesi

Farklı din ve sosyal gruplar arasındaki ilişkileri, hukuk düzeni ve karşıhklı güven anlayışı temeli üzerine kurulmuş ve Hz. Peygamber tarafından Hicret (622) ’in hemen sonrasında Medine’de çoğu Yahudi olan farklı kabileler üe yerli halkın…

Dil ve Genel Kültür

Medlûl

Bir delilin, işaretin veya sözün gösterdiği anlam ve sonuç. Mantık ve dil biliminde delâlet eden göstergeye karşılık, onun işaret ettiği mâna medlûldür. “Delil” ile “medlûl” bu sebeple aynı şey değildir.

Dil ve Genel Kültür

Melâmiyye

İbadet ve mânevî hâlleri gizleme, nefsin şöhret ve beğenilme isteğini kırma ilkesini öne çıkaran tasavvuf anlayışı. Tarihte Nişâbur Melâmetîliği, Bayramî-Melâmîlik ve sonraki Melâmî çevreleri aynı dönem ve teşkilat değildir.

Dil ve Genel Kültür

Mest

Sarhoş, sermest. tas. Sekran, aşkın, âşığın bütün varlığına hâkim olması, iliklerine işlemesi. Bkz. Sekr. Mest-i harap Sarhoşluğa gark olmuş, aşk denizine batmış (115). Sanman bizi kim şire-i engur ile mestiz Biz ehl-i harabattaniz mest-i…

Dil ve Genel Kültür

Mevâlîd-i süflî

Maden, bitki ve hayvanlardan oluşan aşağı tabiat varlıkları. Klasik kozmolojide “üç doğmuş” anlamındaki mevâlîd-i selâsenin yeryüzü mertebesini ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Mevlevîlik

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin düşünce ve mânevî mirası etrafında Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi tarafından kurumsallaştırılan tasavvuf yolu. Semâ, Mesnevî okumaları, musiki, hizmet ve 1001 günlük çile eğitimiyle tanınır.

Dil ve Genel Kültür

Mi'râc Kandili

îslâm inancma de göre, yılın mübarek gecelerinkden biri olan ve Hicrî Takvimin Recep aymın 27. gecesinde ibab. detle geçirilen kutsal gece. n;

Dil ve Genel Kültür

Mir’âtü’l-kevn

Kâinat aynası. Âlemin ilâhî isim ve tecellileri yansıtan bir ayna oluşunu anlatır; ayna bağımsız ışık kaynağı değil, yansıtıcıdır.

Dil ve Genel Kültür

Mir’âtü’l-vücûd

Varlık aynası. Tasavvufî düşüncede ilâhî isim ve sıfatların varlık sûretlerinde görünmesini anlatan mecazdır.

Dil ve Genel Kültür

Mu- hayrü'n-nâsirîn

Yardım edenlerin en hayırlısı anlamında Allah’ın va ^ sıflarından biri için kullanı Hz. lan terim

Dil ve Genel Kültür

Muâhedenâme

Devletler veya taraflar arasında yapılan antlaşmanın yazılı belgesi. Şartları, yükümlülükleri ve yürürlük hükümlerini içerir.

Dil ve Genel Kültür

Muâhedenâme

Antlaşma metni ve antlaşma şartlarını yazılı hâle getiren belge. Tarafların haklarını, yükümlülüklerini ve uygulama hükümlerini kaydeder.

Dil ve Genel Kültür

Muavvizeteyn

Kur’ân’ın Felak ve Nâs sûrelerine birlikte verilen ad. İki sûre kötülüklerden Allah’a sığınma duaları içerdiği için bu isimle anılır.

Dil ve Genel Kültür

Muâyede

Bayramlaşma; bayram dolayısıyla karşılıklı tebrikleşme. Arapça îd kökünden gelir. Osmanlı merasim dilinde resmî bayram kabulü ve tebrik törenleri için de kullanılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Muhâcir

Dinini ve güvenliğini korumak için yurdunu terk ederek başka yere göç eden kimse. İslâm tarihinde özellikle Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanlar için kullanılır.

Dil ve Genel Kültür

Muhammedi

Muhammed ümmeti veya Müslüman olan kimse için kullanılan terim.

Dil ve Genel Kültür

Musâhere

Evlilik yoluyla oluşan hısımlık; sıhrî akrabalık. Evlenme engelleri ve aile hukukundaki sonuçları bakımından nesep akrabalığından ayrılır.

Dil ve Genel Kültür

Mûseviyye

İsnâaşeriyye’nin yedinci imamı Mûsâ el-Kâzım’ın imametini kabul etmekle birlikte onun ölmediğini ve yeniden ortaya çıkacağını savunan tarihî fırka için kullanılan ad. Bu kullanım Hz. Mûsâ’ya bağlılık anlamındaki genel “Mûsevî” kelimesiyle karıştırılmamalıdır.

Dil ve Genel Kültür

Mübtedi'a

ehl-i bid'at maddesine bakınız.

Dil ve Genel Kültür

Müddeâ aleyh

Aleyhine dava veya iddia yöneltilen taraf; davalı. Klasik hukuk dilinde iddiayı ileri süren müddeî nin karşısındaki kişiyi ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Mühr-i zâtî

Kişiye özgü mühür ve imza işareti. Osmanlı belge kültüründe şahsın kimliğini ve onayını gösteren özel mühürdür.

Dil ve Genel Kültür

Münşî

İnşâ üslûbuyla resmî veya edebî nesir yazan kâtip ve yazar. Divan ve saray bürokrasisinde yazışma hazırlayan görevliler için de kullanılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Müslime

ve s. [Ar.müslim lan sözünün müennes (dişil) biçimi.] ışı Müslüman (kadm, kız). rbiva Müslimin ç.a. ^»1^) [Ar. müslimin ç. b.] Müslümanlar.

Dil ve Genel Kültür

Müslimûn

bk. Müslimin hat Müslümanca zf. [Ar.] Müslümana söyakışır biçimde. bide Müslümanlık a. [Ar.] Müslüman olma durumu, İslâmiyet’e inanma ve onu benimseme. müsned 510

Dil ve Genel Kültür

Müşteki

Bir fiilden zarar gördüğünü bildirerek şikâyette bulunan kimse. Ceza yargılaması ve hukuk dilinde şikâyetçi tarafı ifade eder.