KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Ebû’n-nevm
“Uykunun babası” anlamında haşhaşa verilen mecazlı ad. Uyutucu etkisine gönderme yapar.
→Dil ve Genel KültürEbû’r-rebî‘
“Baharın babası” anlamında ibibik kuşuna verilen adlardan biri. Hüdhüd adıyla Kur’ân kıssası ve edebî sembolizmde de anılır.
→Dil ve Genel KültürEcel-i mev‘ûd
Allah’ın ilminde belirlenmiş bulunan tabii ölüm vakti. Eski literatürde beklenmedik olay veya kaza sonucu gerçekleşen ölüm için kullanılan ecel-i kazâ tabiriyle karşılaştırılır.
→Dil ve Genel KültürEdille-i asliyye
Fıkıh hükümlerinin dayandığı temel deliller. Klasik Sünnî usulde Kur’ân, sünnet, icmâ ve kıyas çoğunlukla dört ana delil olarak sıralanır.
→Dil ve Genel KültürEhl ü iyâl
Bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu aile ve ev halkı. Eş, çocuklar ve geçimi üstlenilen yakınları kapsayabilir.
→Dil ve Genel KültürEhl-i arz
Yeryüzünde yaşayanlar; dünya halkı. İnsanlar yanında cinler gibi yeryüzüyle ilişkilendirilen varlıkları da kapsayan geniş kullanımına rastlanır.
→Dil ve Genel KültürEhl-i hey’et
Astronomi ve eski gök bilimiyle uğraşan bilginler. Buradaki hey’et , gök cisimlerinin düzenini inceleyen ilmin klasik adıdır.
→Dil ve Genel KültürEhl-i hükümet
Devlet ve yönetim görevlileri. Tarihî metinlerde idare, yargı veya kamu otoritesini temsil eden kimseler için kullanılır; “namuslu kimseler” anlamıyla sınırlı değildir.
→Dil ve Genel KültürEhl-i idrâk
Anlayış, kavrayış ve muhakeme sahibi kimseler. Tasavvufî metinlerde işaret ve mânaları sezebilen kişiler için de kullanılır.
→Dil ve Genel KültürEhl-i ittikā
Takvâ sahibi, dinî ve ahlâkî sorumluluklarında sakıncalı şeylerden titizlikle kaçınan kimseler. Yalnız görünür sertlik veya aşırılık anlamına gelmez.
→Dil ve Genel KültürEhl-i Rûm
Anadolu halkı veya Anadolu’da yaşayanlar. Tarihî metinlerde “Rûm” coğrafyası döneme göre Bizans ülkesini yahut Anadolu’yu ifade eder.
→Dil ve Genel KültürEhl-i sâbıka
İslâm’ı ilk kabul edenler ve hayırlı işlerde öne geçenler. Terim erken Müslümanları veya mânevî öncelik sahiplerini anlatabilir.
→Dil ve Genel KültürEhl-i teslîs
Teslis inancını benimseyen Hristiyanlar için kullanılan klasik ifade. Hristiyan mezheplerinin kendi teolojik açıklamaları tek bir basit formüle indirgenmemelidir.
→Dil ve Genel KültürEkmel
( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve…
→Dil ve Genel KültürEmr-i Hak
Allah’ın emri ve hükmü. Edebî metinlerde ölüm, ilâhî buyruğun gerçekleşmesi anlamında bu ifadeyle anılabilir.
→Dil ve Genel KültürEmr-i ilâhî
Allah’ın buyruğu ve hükmü. Edebî kullanımda ölüm de kaçınılmaz ilâhî emir olarak bu tamlamayla anılabilir.
→Dil ve Genel KültürEmr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
→Dil ve Genel KültürEsmâ-i hüsnâ
Allah’ın en güzel isimleri. Kur’ân ve hadislerde geçen ilâhî isimler, Allah’ın zâtını değil kulların anlayabileceği isim ve sıfat tecellilerini bildirir.
→Dil ve Genel KültürEyyâm-ı teşrîk
Zilhiccenin 11, 12 ve 13. günleri. Kurban etlerinin güneşte kurutulması geleneğinden adını alır; teşrik tekbirleri ve hac menâsikiyle ilişkilidir.
→Dil ve Genel KültürEzeliyyet
Öncesiz oluş; varlığının başlangıcı bulunmama. Allah’ın zât ve sıfatları için kullanılan tenzihî niteliklerden biridir.
→