Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

44 temiz madde bu görünümde hazır.

Dil ve Genel Kültür

Bâb-I Cibrîl

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Medîne-i münevverede yaptırdığı mescidinin doğu tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı. Bu kapıya, hazret-i Osman'ın evinin karşısında bulunması sebebiyle Bâb-ı Osmân; Resûlullah efendimiz hazret-i Osman'ın evini ziyâret etmek üzere…

Dil ve Genel Kültür

Bâb-ı Hümâyun

Topkapı Sarayı’nın Ayasofya yönündeki anıtsal birinci kapısı. Osmanlı sarayının dış avlusuna giriş sağlayan tarihî yapıdır.

Dil ve Genel Kültür

Bâb-Ür-Rahme

Rahmet kapısı. Medîne-i münevverede Peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin batı duvarındaki iki kapıdan biri. Bâb-ül-Âtike ve Bâb-üs-Sûk diye de bilinir. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir Cumâ günü hutbede iken batı tarafındaki kapıdan gelen…

Dil ve Genel Kültür

Bâb-Üt-Tevessül

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Medîne-i münevverede yaptırdığı mescidin kuzeye açılan kapısı. Bu kapı Osmanlı sultanlarından Abdülmecîd Han tarafından yeniden yaptırıldığından Bâb-ı Mecîdî diye de bilinir. Hicretin ikinci senesi Receb ayında, kıblenin Kudüs'ten…

Dil ve Genel Kültür

Bâbâ-yı âlem

“İnsanlığın babası” anlamında Hz. Âdem için kullanılan unvan. Bütün insanların ilk atası kabul edilmesine gönderme yapar.

Dil ve Genel Kültür

Bâbîlik

XIX. yüzyılda İran’da Seyyid Ali Muhammed Bâb’ın öğretileri çevresinde doğan dinî hareket. Daha sonra Bahâîliğe uzanan tarihî zemini oluşturmuş, ancak Bâbîlik ile Bahâîlik aynı dönem ve aynı teşkilat değildir.

Dil ve Genel Kültür

Bahâiyye

Bahâullah’ın öğretileri çevresinde teşekkül eden Bahâîlik. Bâbî hareketinden doğmuş, zamanla müstakil inanç ve kurum yapısı geliştirmiştir.

Dil ve Genel Kültür

Bahr-i vücûb

Zorunlu varlık denizi; Allah’ın mutlak ve zorunlu varlığını anlatan tasavvufî mecaz. Mümkin varlıklar bu mutlak varlığa bağımlıdır.

Dil ve Genel Kültür

Bâin Talak

Boşamada kullanılan sözleri söyler söylemez, evliliği sona erdiren boşama. (Bkz. Talâk)

Dil ve Genel Kültür

Bâliğa

Bülûğa eren, ergenlik çağına gelen. Hayız (regl) görmeye başlayan, evlenecek yaşa gelen kız. (Bkz. Âkıl Bâliğ)

Dil ve Genel Kültür

Bârr

Çok iyilik eden, sözünde duran ve kullarına lütfeden. Allah hakkında kullanıldığında engin iyilik ve ihsan sahibi oluşunu ifade eder.

Dil ve Genel Kültür

Bât Satışı

Şartsız, kesin satış, alış-verişte şart koşmama. Bât satışında ikrah (zorlama), muhayyerlik gibi şartlar bulunmaz ve satın alınan mal geri verilmez. (İbn-i Âbidîn)

Dil ve Genel Kültür

Bâtın

İç, gizli, derun, iç nihan, gizli âlem. tas. a Allah'ın dort isminden biri: Evvel, Ahir, Zahir, Bâtın (Hadid Suresi, 2). Bunlara ‘ana adlar denir. Bu halde zahir-bâtın, aşikâr-pinhan, açık-gizli, iyannihan O'dur (Git ros, EK…

Dil ve Genel Kültür

Bâyi'

Satan, satıcı, dînimizce satış yapabilme ehliyetine sâhib kimse. Bâyi'in satış yapabilmesi için akıllı olması şarttır. Bâyi', malın aybını müşteriden (alıcıdan) gizlememeli, hepsini olduğu gibi göstermelidir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, buğday satan birisinin buğdayına…

Dil ve Genel Kültür

Belâdet

İyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayıramama; ahmaklık. (Bkz. Ahmak)

Dil ve Genel Kültür

Belvâ-Yı âm

Umûmî sıkıntı, meşakkat, kaçınılması mümkün olmayan zorluk.

Dil ve Genel Kültür

Bencillik

Kendini beğenmek, kendini büyük görmek, enâniyet. (Bkz. Enâniyet)

Dil ve Genel Kültür

Benûl-A'yân

İslâm mîrâs hukûkunda; ölenin aynı ana ve babadan olan erkek ve kız kardeşlerinden her biri. Benül-A'yân; oğul, oğlun oğlu, baba ve dededen biri bulunduğu zaman vâris olamaz. (Abdürreşîd Secâvendî)

Dil ve Genel Kültür

Benûl-Allât

İslâm mîrâs hukûkunda baba bir, ana ayrı kardeşler. Benül-a'yân (ana-baba bir erkek ve kız kardeşler) ve Benûl-allât; oğul, oğlun oğlu, baba, dededen biri bulunduğu zaman vâris, mîrasçı olamazlar. (Secâvendî)

Dil ve Genel Kültür

Berâet-İ Zimmet

Aksine bir delil bulunmadığı müddetçe şahsın suçsuz ve borçsuz olması. Berâet-i zimmet asıldır. Meselâ bir kimse başka bir kişi üzerinde şu kadar alacağım vardır diye iddiâ etse, borçlu olduğu iddiâ edilen kimse borcunu inkâr…

Dil ve Genel Kültür

Berekât

Bereketler, hayırlar, iyilikler, bolluklar. Bereket'in çokluk şekli. (Bkz. Bereket)

Dil ve Genel Kültür

Berzâh-I Kübrâ

Kabirden kalkıp, mahşer yerinde hesâbın görülüp Cennet veya Cehenneme gidilinceye kadar geçen zaman. Berzâh-ı kübrâda, insanların dağılmış, çürümüş, erimiş parça ve kemikleri bir araya getirilir. (Muhammed Ma'sûm)

Dil ve Genel Kültür

Besmele-hân

Besmeleyi güzel ve usulüne uygun biçimde okuyan kimse. Farsça hân eki “okuyan” anlamı verir; terim kıraat veya merasim bağlamında bir okuyuculuk vasfını belirtir.

Dil ve Genel Kültür

Beşer

İnsan, âdemoğlu (Bkz. Benî Âdem).

Dil ve Genel Kültür

Bey'-İ Bâtıl

Sahih olmayan, yâni dînen bulunması lâzım gelen şartların hepsi veyâ bir kısmı bulunmayan alış veriş. (Bkz. Bâtıl)

Dil ve Genel Kültür

Bey'-İ Bil Vefâ(vefâ İle Satış)

Alıcı ve satıcının, satıştan vazgeçmek hakkına sâhip olduğu alış-veriş.

Dil ve Genel Kültür

Bey‘-i câiz

Kuruluş ve geçerlilik şartlarını taşıyan hukukça geçerli satış. Tarafların rızası, konu, bedel ve yasak unsurların bulunmaması bakımından değerlendirilir.

Dil ve Genel Kültür

Bey'-İ Mekrûh

Aslı ve sıfatı İslâmiyet'e uygun ise de kendisine dînin yasak etmiş olduğu bir şey karışmış olan satış. Satın almıyacağı bir malın fiyatını, başka müşteriler arasında yükseltmek, iki kişi bir malın fiyatında uyuşmuş iken bu…

Dil ve Genel Kültür

Bey'-İ Mevkûf

Aslı ve sıfatı sahîh ise de başkasının hakkı karışan alış-veriş.

Dil ve Genel Kültür

Beyân İlmi

Düzgün ve yerinde söz söyleme yolunu öğreten belâgat ilminin teşbîh (benzetme), mecâz, kinâye gibi konularını anlatan ilim. (Bkz. İlm-i Beyân)

Dil ve Genel Kültür

Beynûnet-i kat‘iyye

Evlilik bağının kesin biçimde sona ermesi. Yeniden evlenebilmenin şartları, boşamanın türüne ve sayısına göre fıkıhta ayrıca düzenlenir.

Dil ve Genel Kültür

Beytü'l-Mukaddes (beyt-Ül-Makdis)

Kudüs'deki Mescid-i Aksâ. (Bkz. Mescid-i Aksâ)

Dil ve Genel Kültür

Bid'at Fırkası

Peygamber efendimiz ve Eshâb-ı kirâmının yolundan ayrılanlar. Hadîs-i şerîfte Cehennem'e gidecekleri bildirilen yetmiş iki fırkadan her biri.

Dil ve Genel Kültür

Bilâ-veled

Çocuğu bulunmayan, evlâtsız. Osmanlı hukuk ve vakıf kayıtlarında bir kişinin soyundan çocuk bırakmadığını belirtmek için kullanılan birleşik ifadedir; yalnız babalar için kullanılmaz.

Dil ve Genel Kültür

Bismilgâh

Kurban veya hayvan kesiminin yapıldığı yer. Ad, kesim sırasında besmele okunmasıyla ilişkilidir; mezbaha karşılığında kullanılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Bolis Çukuru

Kendini beğenenlerin, kibirlilerin, büyüklük taslayanların, Cehennem'de şiddetli azâba uğrayacakları yer. Kıyâmet günü, dünyâdaki kibir sâhibleri küçük karınca gibi zelîl ve hakîr olarak kabirden çıkarılacaktır. Karınca gibi, fakat insan şeklinde olacaklardır. Herkes bunları hakîr görecektir.…

Dil ve Genel Kültür

Boşamak

Nikâh bağını çözmek, evliliğe son vermek. (Bkz. Talâk)

Dil ve Genel Kültür

Brehmen

Brahmanizm denilen bozuk yola mensûb kimse.

Dil ve Genel Kültür

Buda

Budizm'in kurucusu. Mîlâddan altı asır evvel yaşamış olup, asıl adı Guatama veya Gotama'dır. (Bkz. Budizm)

Dil ve Genel Kültür

Budist

Budizm adlı bozuk dîne mensûb olan. (Bkz. Budizm)

Dil ve Genel Kültür

Budizm

Hindistan'da M.Ö. altıncı yüzyılda yaşamış olan Buda'nın kurduğu, Uzakdoğu ülkelerinde yaygın bozuk bir inanış. Bu inanışta olanlara Budist denir. Bugün Hindistan'da yayılmış olan Brahma ve Buda dinlerinde oradaki eski peygamberlerin kitablarından, sözlerinden alınmış kıymetli…

Dil ve Genel Kültür

Buğât

Bâğîler, âsîler. Haksız olarak devlete isyan eden, karşı gelenler. Bâğî'nin çokluk şeklidir. (Bkz. Bâğî)

Dil ve Genel Kültür

Buhl

Cimrilik. Cömertliğin zıddı. (Bkz. Cimrilik)

Dil ve Genel Kültür

Burak

Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece (mîrac gecesinde) üzerine bindiği ve kendisini Mekke'den Kudüs-ü şerîfe kadar götüren (taşıyan) Cennet hayvanı. Burak, dünyâ hayvanlarından değildir. Erkekliği ve dişiliği yoktur. Çok hızlı giderdi. Bana…