Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

30 temiz madde bu görünümde hazır.

Dil ve Genel Kültür

Şâfi‘-i rûz-ı cezâ

“Hesap gününün şefaatçisi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Na‘t ve mevlid edebiyatında şefaat ümidiyle anılır.

Dil ve Genel Kültür

Şâfi‘-i yevm-i cezâ

Hesap gününde şefaat edecek olan anlamında Hz. Muhammed için kullanılan unvan. Şefaatin gerçekleşmesi Allah’ın iznine bağlı kabul edilir.

Dil ve Genel Kültür

Şâh-ı risâlet

“Peygamberlik ülkesinin hükümdarı” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Özellikle na‘t ve tekke şiirinde görülür; siyasî hükümdarlık değil, peygamberlik makamındaki üstünlüğü anlatır.

Dil ve Genel Kültür

Şâh-ı Zülfikār

Zülfikār adlı kılıcına nispetle Hz. Ali için kullanılan övgü unvanı. Ehl-i beyt ve tekke şiirinde cesaret ve velâyet sembolüdür.

Dil ve Genel Kültür

Şâhid-i zûr

Yalan şahitlik yapan kimse. Gerçeği bildiği hâlde mahkeme veya toplum önünde ona aykırı tanıklık etmeyi ifade eder; büyük günahlardan sayılmıştır.

Dil ve Genel Kültür

Şakîk

Ferâiz ilminde yâni mîrâs hukûkunda ana-baba bir erkek kardeşler (Benül-a'yân). Ana-baba bir kız kardeşe şakîka denir. Şakikler ve Benü'l-allât yâni yalnız baba bir kardeşler; oğul, oğul oğlu, baba ve dededen biri bulunduğu zaman vâris…

Dil ve Genel Kültür

Şâmânîler

İyi ve kötü ruhların bütün âlemi te'siri altında tuttuğu inancına dayanan sapık bir yolun mensupları. Şâmânîler, güneşte bulunuyor dedikleri bir tanrıya ve cinne ve meleklere tapınır. En büyüğüne şeytan derler. Bugün Sibirya'daki ve Okyanus…

Dil ve Genel Kültür

Şebeke-İ Seâdet

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek kabrinin bulunduğu Hücre-i seâdet denilen yerin dış duvarı etrâfında yerden Mescid-i Nebî'nin tavanına kadar yükselen demir parmaklık. Şebeke-i seâdetin kıble tarafına muvâcehe-i seâdet, doğu tarafına kadem-i seâdet,…

Dil ve Genel Kültür

Şecere-İ Tayyibe

Temiz ağaç. Bütün iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı olan İslâmiyet'e verilen ad. Zâhir (beden) her zaman İslâmiyet'in emirlerini yapmaya mecbûrdur. Bâtın (kalb) da hakîkatin işleriyle meşgûl olur. Bu dünyâda amel, ibâdet lâzımdır. Bu amellerin bâtına…

Dil ve Genel Kültür

Şefî'

Şefâat eden, bir suçun, günâhın bağışlanması için vâsıta, aracı olan. (Bkz. Şefâat)

Dil ve Genel Kültür

Şehâdet Kelimesi

Kelime-i şehâdet, İslâm'ın beş şartından birincisi. "Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh" mübârek sözü. (Bkz. Kelime-i Şehâdet) Şehâdet kelimesini okumanın yüz otuz kadar fâidesi vardır. Bunlardan birisi de sırat…

Dil ve Genel Kültür

Şehâmet

İyi işler yapmak, yüksek mertebeler ele geçirmek; zekâ ve akıllılıkla berâber olan cesâret, yiğitlik. Şecâatten yâni yiğitlik, kahramanlıktan hâsıl olan iyi huylardan biri de şehâmettir. (Ali bin Emrullah)

Dil ve Genel Kültür

Şehîd-İ Dünyâ

Allah rızâsı için cihâd etmeye, savaşmaya niyet etmeyip, dünyâ kazancı için harb eden kişi. Dünyâ şehîdi. Şehîd-i dünyâya da şehîd muâmelesi yapılır. Kanlı elbiseleri ile gömülür, yıkanmazlar. Fakat âhirette hakîkî şehîdlere va'd edilen mükâfatlara…

Dil ve Genel Kültür

Şek

Şüphe, zan. Îtikâdda şek, yakîni bozar, îmânı yok eder. (İsmâil Hakkı Bursevî) Cümle âlem bir yere gelse ve bir müslümana Rabbini inkâr et deseler, o kimse inkâr etmez ve kalbine aslâ şek getirmezse işte…

Dil ve Genel Kültür

Şemsî Sene

Güneş senesi. Yer küresinin güneş etrâfında bir devir yaptığı (bir kere döndüğü) sene. 365.242 vasatî güneş günü. Başlangıç zamânına göre Mîlâdî ve Hicrî olmak üzere, iki türlü sene kullanılmaktadır. Mîlâdî sene, Îsâ aleyhisselâmın doğum…

Dil ve Genel Kültür

Şer‘-i şerif

İslâm’ın dinî ve hukukî hükümlerini ifade eden saygılı terim. “Yüce şeriat” anlamında Osmanlı belge ve fetva dilinde yaygındır.

Dil ve Genel Kültür

Şerîf-İ Câferî

Hazret-i Ali'nin, hazret-i Fâtıma'dan dünyâya gelen Zeyneb adlı kızınınAbdullah bin Câfer-i Tayyâr ile evlenmelerinden meydana gelen evlâdına verilen ad.

Dil ve Genel Kültür

Şevval

Hicrî ay takviminin onuncu ayı. Ramazan’dan sonra, zilkadenin önce­sinde gelir. Ramazan bayramı Şevval’in ilk günü başlar; ay içinde tutulan altı günlük nâfile oruç da “Şevval orucu” diye anılır.

Dil ve Genel Kültür

Şeyh-İ Ekber

Büyük âlim, velî, rehber. Evliyânın büyüklerinden Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin v. 638 (m.1240) lakabı. Şeyh-i ekber "Fütûhât-ül mekkiyye" kitâbında; "Belâlardan, tehlikelerden gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü tâkat getirilemeyen, dayanılamayan şeylerden uzaklaşmak, Peygamberlerin âdetidir" buyurmaktadır. (İslâm…

Dil ve Genel Kültür

Şeyhü’l-ekber

“En büyük şeyh” anlamında özellikle Muhyiddin İbnü’l-Arabî için kullanılan unvan. Ekberî düşünce geleneğinin adı da bu unvandan gelir.

Dil ve Genel Kültür

Şîr-i Yezdân

“Allah’ın arslanı” anlamında Hz. Ali için kullanılan Farsça övgü unvanı. Cesaret, kahramanlık ve velâyet çağrışımları taşır.

Dil ve Genel Kültür

Şirâ

Satın almak. (Bkz. Bey' ve Şirâ)

Dil ve Genel Kültür

Şirk-İ Asgar

Riyâ; iki yüzlülük, gösteriş. Sizde bulunmasından en çok korktuğum şey, şirk-i asgara yakalanmanızdır. Şirk-i asgar, riyâ demektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Dil ve Genel Kültür

Şirk-İ Hafî

Gizli şirk; riyâ. (Bkz. Riyâ, Şirk-i Asgâr)

Dil ve Genel Kültür

Şirket-İ A'mâl

İki veya daha fazla san'at sâhiblerinin, başkasından iş kabûl ederek ücretini veya bir fabrika kurup îmâlât kârını paylaşmak üzere kurdukları şirket, ortaklık. (Bkz. Sanâyi' Şirketi)

Dil ve Genel Kültür

Şûrâ

Bir konu üzerinde ortaklaşa görüş bildirilen iş veya bu görüşü temsil eden ya da irdeleyen2 meclis.

Dil ve Genel Kültür

Şüf‘a

Paylı taşınmazda diğer paydaşa tanınan önalım hakkı. Satılan payın aynı şartlarla hak sahibine geçirilmesini amaçlar.

Dil ve Genel Kültür

Şüf‘a hakkı

Paylı bir taşınmazdaki hissenin üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşa öncelikle satın alma imkânı veren hak. Kullanım şartları ve süreleri hukuk sistemine göre belirlenir.

Dil ve Genel Kültür

Şühedâ

Şehîdler, vatan, din ve milletine hizmette ölenler. (Bkz. Şehîd)

Dil ve Genel Kültür

Şüûnât

Şanlar, haller, keyfiyetler, hâdiseler, vak'alar. İsimlerin zât-ı ilâhîye nisbetleri ve mertebeleri.