Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

43 temiz madde bu görünümde hazır.

İnanç ve Kelâm

Kâbid (el-Kâbid)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ölürken rûhları bedenlerden alan, verdikleri sadakaları zenginlerden kabûl eden. El-Kâbid ism-i şerîfini söyleyen, elem ve sıkıntılardan kurtulur. (Yûsuf Nebhânî)

İnanç ve Kelâm

Kabr Azâbı

Îmânsız ölenin ve günahkâr müslümanın kabre konulduktan sonra çektiği, nasıl olduğunun bilemediğimiz azâb, cezâ. Üzerinize idrâr sıçratmayınız! Çok kimseye kabir azâbı bundan olacaktır. (Hadîs-i şerîf-Tezkire-i Kurtubî) Gizleyebilseydiniz, bu kabirlerdeki azâbı duymanız için Allahü teâlâya…

İnanç ve Kelâm

Kaddesallâhü Teâlâ Esrârehümül'azîz

Daha çok tasavvuf büyüklerinin, evliyâ zâtların isimleri anılınca ve yazılınca söylenen veya yazılan Allahü teâlâ onların kıymetli sırlarını temiz, mübârek eylesin mânâsına duâ ve saygı ifâdesi. Bir kişi için Kaddesallahü sırrehü; iki kişi için…

İnanç ve Kelâm

Kadere Rızâ

İnsanın, Allahü teâlânın kendisi hakkında takdîr ettiği şeylere rızâ göstermesi, hoşnud olması başına gelen belâ ve musîbetlere sabredip, boyun eğmesi. Kendinize, evlâdınıza kötü duâ etmeyiniz. Allah'ın kaderine rızâ gösteriniz. Nîmetlerini arttırması için duâ ediniz.…

İnanç ve Kelâm

Kadîm

Başlangıcı olmayan. 1. Allahü teâlânın zâtına âit sıfatlarından. Varlığının evveli, başlangıcı olmayan. Biliniz ki, Allahü teâlâ kadîm olan zâtı ile vardır. O'ndan başka her şey, O'nun var etmesi ile var olmuş, O'nun yaratması ile…

İnanç ve Kelâm

Kâdir-İ Muhtâr

Dilediğini yapabilen, bir şeyi yapmaya mecbur olmayan. Allahü teâlâ Kâdir-i muhtâr'dır, tabîat kuvvetleri gibi elbette işi yapmaya mecbûr değildir. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Kâdiyâniyye

Mirza Gulâm Ahmed’in 19. yüzyıl sonlarında Britanya Hindistanı’nın Kâdiyân şehrinde başlattığı dinî hareket için kullanılan ad. Mensupları kendilerini Ahmediyye diye adlandırır. Kurucunun mesihlik, mehdilik ve nübüvvet hakkındaki görüşleri sebebiyle hareketin İslâm dünyasındaki konumu yoğun…

İnanç ve Kelâm

Kâin Ve Bâin

Tasavvuf ilmi terimlerinden. Halk (insanlar) ile berâber görünen, fakat hakîkatte onlardan uzak ve kalben Allahü teâlâ ile berâber olan. Kalbinde Allah'tan başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan ve ancak O'nu isteyen kimselere müjdeler olsun. "Kişi…

İnanç ve Kelâm

Kalb Gözü

Kin, hased, kibir gibi mânevî hastalıklardan kurtulup, her an Allahü teâlâyı anan kimsenin kalbinde meydana gelen, işlerin iç yüzünü görme kuvveti, basîret. (Bkz. Basîret) Düşünerek anlamak, kalb gözü ile görmek yanında, özle kabuk gibidir.…

İnanç ve Kelâm

Kalb Huzûru

İç rahatlığı, gönül hoşluğu. Kalbin Allahü teâlâdan başkası ile olmaması; Allah'tan başkasına bağlanmaması. İbâdet, Allahü teâlânın emirlerini yapıp, yasaklarından sakınmaktır. Bu ise, kalbin huzûru ve agâhlığıdır (uyanıklığıdır). (Ubeydullah-ı Ahrâr)

İnanç ve Kelâm

Kalb İtminânı

Kalb huzûru. Kalbi itminâna kavuşturan tek yol vardır. Bu tek yol, Allahü teâlâyı zikretmektir (hatırlamak ve anmaktır). Akıl ile incelemekle ve düşünmekle kalb itminâna kavuşmaz. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Kalb Toparlanması

Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere bağlanmaktan kurtulması. Kalbi toparlayabilmek için, Allahü teâlâdan başka her şeyi unutmak lâzımdır. Öyle unutmalıdır ki, bir şeyi düşünmek için, kendisini zorlasa düşünemez olmalıdır. (Muhammed Bâki-billah)

İnanç ve Kelâm

Kâlûbelâ

Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselâmı yaratınca, kıyâmete kadar bütün zürriyetini zerreler hâlinde onun belinden çıkarıp; "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye buyurup, onların da; "Evet, sen Rabbimizsin" diye verdikleri cevâbı ifâde eden söz. (Bkz. Ahd…

İnanç ve Kelâm

Kânûn-I İlâhî

1. Allahü teâlânın kullarının dünyâ ve âhirette huzûr ve seâdete (mutluluğa) kavuşmaları için Peygamberleri (aleyhimüsselâm) vâsıtasıyla insanlara bildirdiği emirleri ve yasakları, İslâmiyet. 2. Allahü teâlânın kâinâtta (varlık âleminde) koyduğu nizâm, düzen. Yalnız duâ etmekle…

İnanç ve Kelâm

Kâr Haddi

Bir malı satarken, alış fiyatına veya mâliyeti üzerine eklenen fazlalığa, kâra konulan sınır. Enes bin Mâlik radıyallahü anh buyurdu ki: "Medîne-i münevverede pahalılık oldu. Yâ Resûlallah! Fiyatlar yükseliyor. Bize kâr haddi koyunuz denildi. Resûlullah…

İnanç ve Kelâm

Kazâ

Allahü teâlânın ezelde irâde ve taktir buyurduğu şeyleri, zamânı gelince, ilim ve irâdesine muvâfık (uygun) olarak yaratması. Kazâ gelmez Hak yazmayınca, Belâ gelmez kul azmayınca. (M. Sıddîk bin Saîd)

İnanç ve Kelâm

Kazâ Ve Kader

Allahü teâlânın meydana gelecek hâdiseleri ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) bilip takdîr etmesi ve bu hâdiselerin zamânı gelince, Allahü teâlâ tarafından yaratılması ve meydana çıkması. Allahü teâlânın birşeyin…

İnanç ve Kelâm

Kazâ-İ Muallak

Allahü teâlânın yaratılmasını şarta bağlı olarak takdîr ettiği ve şart meydana gelince yarattığı şeyler. Kazâ-i muallakı hiçbir şey değiştiremez. Yalnız duâ değiştirir ve ömrü yalnız, iyilik artırır. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Kazâ, iki kısımdır. Kazâ-i…

İnanç ve Kelâm

Keffâret-İ Yemîn

Bir işi yapmak veya yapmamak husûsunda Allahü teâlânın ismini söyleyerek yemîn eden kimsenin yemînini bozunca cezâ olarak yapması gerekli olan şey. (Bkz. Yemin)

İnanç ve Kelâm

Kelâm-I Lafzî

Kelâm-ı nefsîyi anlatan ve insanın kulağına gelen ve söyleyenin ağzından çıkan harfler topluluğu.

İnanç ve Kelâm

Kelâm-ı nefsî

Allah’ın zâtıyla kaim, harf ve sesten bağımsız ezelî kelâm sıfatı. Kelâm ekollerinin Kur’ân’ın yaratılmışlığı tartışmasında geliştirdiği temel kavramlardandır.

İnanç ve Kelâm

Kelime-İ Temcîd

"Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" sözü.ÊMânâsı; "Güç ve kuvvet ancak Allahü teâlâdandır" demektir. Îmâm-ı Rabbânî hazretleri, din ve dünyâ zararlarından kurtulmak için, her gün beş yüz kerre Kelime-i temcîd okurdu. (Senâullah-ı Pâni Pûtî)…

İnanç ve Kelâm

Kelimetullah

1. Allahü teâlânın ism-i şerifi. Allahü teâlânın dîni. İki ordu karşılaştıkları zaman, melekler iner ve tesbih etmeye başlarlar. Falanca dünyâ için, falanca hamiyyetinden ve cesâretinden, falanca soyuna ve milliyetine düşkünlüğünden dolayı savaştı diye yazarlar.…

İnanç ve Kelâm

Kemâl Sıfatları

Allahü teâlânın zâtında ve işlerinde hiçbir kusûr, karışıklık, değişiklik ve noksanlık olmadığını gösteren hayât (diri olmak), ilim (bilmek), sem' (işitmek), basar (görmek), kudret (gücü yetmek), irâde (istemek), kelâm (söylemek) ve tekvîn (yaratmak) sıfatları. Bunlara…

İnanç ve Kelâm

Kemâlât

Olgunluklar, fazîletler, ahlâk ve huy güzellikleri. Allahü teâlâ evliyâ kullarını öyle saklamıştır ki, kendileri bile kalblerindeki kemâlâttan habersizdir. Nerede kaldı ki, başkaları onların hâlini bilsin. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Kemâlât-I Nübüvvet

Peygamberliğe âit üstünlükler olup, evliyâlığın çok yüksek makamlarından biri. Bir İslâm büyüğü, Allahü teâlânın ihsânı ile şerî'atin (İslâmiyet'in) hakîkatine kavuşur, İslâm-ı hakîkî ile şereflenirse, peygamberlere tam uymakla, o büyüklere vâris olarak Kemâlât-ı nübüvvetten pay…

İnanç ve Kelâm

Kemend-İ Mahbûb-İ İlâhî

Allahü teâlânın sevdiklerini kendisine çekmek için gönderdiği sebebler, dert, belâ ve sıkıntılar. Belâ, kemend-i mahbûb-ı ilâhîdir. Âşıkları mahbûba (sevgiliye) döndürüp, ondan başkasına yönelmelerine mâni olur. (Ahmed Fârûkî)

İnanç ve Kelâm

Ken'an Diyârı

Sayda, Sûr, Beyrût, Filistin ve Sûriye'nin bir kısmını içine alan ve Fenike denilen bölge.Nûh aleyhisselâmın torunu ve Hâm'ın oğlu Ken'an burada yaşadığı için Ken'an diyârı denilmiştir. Yâkûb aleyhisselâm Ken'an diyârı ahâlisine (halkına) peygamber olarak…

İnanç ve Kelâm

Kıskanç

Allahü teâlânın başkasına ihsân ettiği nîmetin ondan alınmasını, onun elinden çıkmasını ve yalnız kendinde olmasını isteyen kimse. (Bkz. Hased) Kıskanç insan, ömrü boyunca rahatsızdır. Böyle insanlar, kendinden aşağıdakilere bakmaz, hep kendisinden yüksek ve varlıklı…

İnanç ve Kelâm

Kısmet

1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey. Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklını kullandığı, her çâreye baş vurduğu ve son derece çalıştığı hâlde bir başarıya ulaşamazsa, me'yûs (ümidsiz)…

İnanç ve Kelâm

Kıyâm bi-nefsihî

Varlığı kendinden olmak ve hiçbir şeye muhtaç bulunmamak. Kelâm ilminde Allah’ın zâtî sıfatlarından biridir. Allah’ın varlığını sürdürmek için bir mekâna, taşıyıcıya, sebebe veya başka bir varlığa dayanmadığını; bütün yaratılmışların ise varlıklarında O’na muhtaç olduğunu…

İnanç ve Kelâm

Kıymet

Değer, îtibâr, üstünlük. İnsanın kıymeti ilim ve edeb iledir. Mal ve neseb (soy) ile değildir. (İmâm-ı Şâfiî) İnsanın kıymeti, îmân ve mârifetle (Allahü teâlâyı tanımak, bilmekle)dir. Mal ve mevki ile değildir. (Muhammed Ma'sûm Fârûkî)

İnanç ve Kelâm

Kibriyâ

Allahü teâlâya mahsûs azamet, büyüklük, üstünlük, yücelik. Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde meâlen buyuruyor ki: "Kibriyâ, üstünlük ve azamet bana mahsustur. Bu ikisinde bana ortak olanı Cehennem'e atarım, hiç acımam." (Berîka) Kibriyâ sıfatı Allahü teâlâya…

İnanç ve Kelâm

Konak

Tasavvufta ilerlerken her iki derece arası. Allahü teâlâya yakın olmak, ulaşmak husûsunda tasavvuf büyükleri; "İnsanı kavuşturan konaklar sonsuzdur, bitmez tükenmez" demişlerdir. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Kötü Arkadaş

İnsanın dînini, îmânını, edebini, hayâsını ahlâkını bozan, dünyâ ve âhiret seâdetini kaybettiren arkadaş. İşin temeli iyi insanlarla konuşmak, kötü arkadaştan sakınmaktır. (İmâm-ı Rabbânî) Îmânın düşmanı dörttür: Sağda kötü arkadaş, solda nefsin hevâsı (arzu ve…

İnanç ve Kelâm

Kötü Huy

Dînin ve aklın beğenmediği huy. İnsanların hiç çekinmeden, sıkılmadan yaptıkları günah, kötü huylu olmaktır. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Sıcak su buzu erittiği gibi, iyi huy da, hatâları eritir.Sirke balı bozduğu gibi, kötü huy; hayrâtı, hasenâtı (iyilikleri)…

İnanç ve Kelâm

Kurb-İ İlâhî

Allahü teâlâya yakın olmak. Allahü teâlâ kurb-i ilâhîyi, fenâdan (Allahü teâlâdan başka her şeyi unuttuktan) sonra evliyâsına ihsân eder. (Abdullah-ı Ensârî)

İnanç ve Kelâm

Kurb-İ Nübüvvet

Nübüvvet (peygamberlik) yoluna âit yakınlık. Kurb-i nübüvvet, insanı aslın aslına ulaştırır. Peygamberler aleyhimüssalevâtü vetteslîmât ve bunların sahâbîleri (arkadaşları) Allahü teâlâya bu yoldan kavuşmuşlardır. (İmâm-ı Rabbânî)

İnanç ve Kelâm

Kusvâ

Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem devesinin adı. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret etmek istediği sırada Kusvâ adlı devesine bindi. Allahü teâlânın medhettiği beldelerin en kıymetlisi olan Mekke-i…

İnanç ve Kelâm

Kuvve-İ âmile

İş yapan kuvvet. İnsan rûhuna âit iki kuvvetten birisi olan, fâideli ve başarılı işlerin yapılmasını sağlayan bilici kuvvetlerle edinilen bilgilere göre iş yapan kuvvet. İnsan rûhunun iki kuvveti vardır. İnsan bu iki kuvvet ile…

İnanç ve Kelâm

Küfr-İ Cehlî

İşitmediği, düşünmediği için, Allahü teâlâya ve inanılması lâzım olan şeylere inanmamak. Küfr-i Cehlîye düşen kimsenin îmânı ve nikâhı bozulmaz. Yalnız tövbe ve istiğfâr yâni tecdîd-i îmân etmesi, îmânını tâzelemesi ihtiyâtlı olur. (Hâdimî)

İnanç ve Kelâm

Küllî İrâde

Allahü teâlânın başlangıcı ve sonu olmayan irâde (dileme) sıfatı. (Bkz. İrâde)

İnanç ve Kelâm

Kün Emri

Allahü teâlânın yaratmayı dilediği şeylere "Ol!" emri. (Bkz. Emr)