Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

58 temiz madde bu görünümde hazır.

İbadet ve Fıkıh

Sâ'

Hanefî mezhebinde 3500 gr'lık veya 4.2 litrelik ölçü birimi. Bu miktar diğer mezheblerde farklıdır. Abdestte ve gusülde, lüzûmundan fazla su kullanmak isrâf olup, haramdır. Sekiz rıtl su ile sünnete uygun gusledilebilir. Resûlullah sallallahü aleyhi…

İbadet ve Fıkıh

Sâat

1. Zaman birimi, altmış dakikalık zaman, bir günün yirmi dörtte biri. Gecenin on iki kısmından bir kısmını (bir saat kadar) ihyâ etmek (ibâdetle geçirmek), bütün geceyi ihyâ etmek olur. Yaz ve kış geceleri için…

İbadet ve Fıkıh

Sâbiîler

Aya ve yıldızlara tapan kimseler. El-Cezîre (Cizre) ve Harran civârında yaşayan bu kimseler, yahûdîlik, hıristiyanlık ve mecûsîlik gibi çeşitli dinlerden bâzı inanışları alarak bir din meydana getirmişlerdir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:…

İbadet ve Fıkıh

Sâbiûn-I Evvelûn

Dinlerini muhâfaza için yurtlarından ayrılan, Resûlullah sallallahü aleyhi ve selleme son derece bağlılık gösteren muhâcirlerden, iki kıbleye karşı namaz kılmış olanlar veya Bedr gazvesinde (harbinde) bulunanlar veya Hudeybiye'de Bîat-ür-Rıdvân'da bulunanlar veya hicretten evvel müslüman…

İbadet ve Fıkıh

Sâcid

Secde eden. Namazda alnını ve burnunu yere koyarak secde eden. (Bkz. Secde) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: İblîsten başka bütün melekler secde ettiler, o (iblis) sâcidlerden olmadı. (A'râf sûresi: 11)

İbadet ve Fıkıh

Sadaka-İ Fıtır

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, nisâb yâni dinde zenginlik ölçüsü miktarında malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazân bayramının birinci günü sabâhı, fakirlere vermekle yükümlü oldukları belli miktarlardaki buğday, arpa, hurma veya…

İbadet ve Fıkıh

Safizm

Kadının kadına şehvetle bakması ve dokunması. Kadınlar arasındaki homoseksüellik. Safizm, yabancı erkeklerin bakması ve dokunması gibi haramdır. Allah'tan korkan kadınların, kocasından başkasına, erkek ve kadın, kim olursa olsun yabancıya süslenmeleri câiz değildir. (İmâm-ı Rabbânî)

İbadet ve Fıkıh

Sahîh Kavl

Fıkıh âlimlerinin bir iş hakkında müctehid âlimlerin kavillerinden (re'y ve ictihâdlarından) hakkında doğrudur veya doğru olan budur dedikleri kavl, hüküm, söz. Bir müctehidin veya iki ayrı müctehidin bir iş hakkında iki ayrı kavli bulunsa,…

İbadet ve Fıkıh

Sahîh-İ Buhârî

Kur'ân-ı kerîmden sonra, doğru oldukları, bütün İslâm âlimleri tarafından tasdîk edilmiş olan meşhur altı hadîs kitâbından birincisi. Sahîh-i Buhârî'de yedi bin iki yüz yetmiş beş hadîs-i şerîf vardır. Bunlar altı yüz bin hadîs arasından…

İbadet ve Fıkıh

Sâî

Çalışan, gayret eden veya görevli tahsildar. Klasik zekât idaresinde zekâtı toplamakla görevlendirilen kimse için kullanılabilir.

İbadet ve Fıkıh

Sâime

Senenin yarısından fazla, meralarda, kırlarda sırf sütleri alınmak veya üreme ve beslenmeleri için otlatılan (koyun, keçi, sığır, manda, at ve deve cinsinden olan), ehlî hayvanlar. Sâime hayvan sayısı nisâb miktârı olduktan (zekât sınırına ulaştıktan)…

İbadet ve Fıkıh

Salâbet-İdîniyye

Din sağlamlığı, din gayreti, din kuvveti. Salâbet-i dîniyyesi olanların, malları ile, canları ve sözleri ile ve kalemleri ile, Allah rızâsı için cihâd etmeleri (İslâm dîni uğrunda düşmanla savaşmaları) lâzım olduğu, "Allah yolunda cihâd edenler,…

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı aşâ

Yatsı namazı. Akşam kızıllığı kaybolduktan fecr-i sâdığa kadar olan vakitte kılınan dört rekât farz namazdır.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı fecr

Sabah namazı. Fecr-i sâdığın doğuşundan güneş doğuncaya kadar olan vakitte iki rekât farz olarak kılınır; öncesinde iki rekât sünnet vardır.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı hamse

Günde beş vakit kılınan farz namazların bütünü. Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını ifade eder.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı hayr

Hayır niyetiyle kılınan nâfile namaz için kullanılan genel ifade. Bazı geç dönem kaynaklarında Berat gecesiyle ilişkilendirilir; sabit ve tek biçimli bir farz veya sünnet namaz adı değildir.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı îd

Ramazan ve Kurban bayramlarında cemaatle kılınan bayram namazı. İki rekâttır; tekbirlerin sayısı ve hükmün ayrıntıları mezheplere göre farklılık gösterir.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı işâ

Yatsı namazı. Akşam kızıllığının kaybolmasından fecr-i sâdığa kadar kılınan dört rekât farz namazdır.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı leyl

Gece kılınan nâfile namaz. Teheccüd ve gece ibadeti kapsamında, yatsıdan fecre kadar farklı rekâtlarla kılınabilir.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı mağrib

Akşam namazı. Güneş battıktan akşam kızıllığı kayboluncaya kadar kılınan üç rekât farz namazdır.

İbadet ve Fıkıh

Salât-ı sefer

Yolculuk hâlindeki kişinin namazı. Dört rekâtlı farzların kısaltılması ve cem imkânı mezheplerin şartlarına göre uygulanır.

İbadet ve Fıkıh

Salîb

Hıristiyanlık dîninin sembolü kabûl edilen birbirini dik kesen iki doğrunun meydana getirdiği şekil, haç, istavroz. (Bkz. Haç) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Bu bir de inkârlarından, Meryem'e büyük iftirâda bulunmalarından, Allah'ın Resûlü…

İbadet ve Fıkıh

Sâlih

İyi insan. Dünyâya kıymet vermeyen, îtikâdı doğru olup, Allahü teâlânın rızâsını, sevgisini kazanmak için çalışan müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Sizden biriniz ölüm (alâmetleri) gelip de: "Ey Rabbim! Beni yakın bir…

İbadet ve Fıkıh

San'at

Ustalıkla, hünerle yapılan iş. En iyi ticâret bezzâzlıktır, yâni kumaş satmaktır. En iyi san'at, terziliktir. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet) Allahü teâlâ, fende ilerleyen, san'at sâhibi olan kulunu elbette sever. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Adî ve Münâvî) En…

İbadet ve Fıkıh

Sapık

Doğru yoldan ayrılan, îtikâdında (îmân bilgilerinde) ve ibâdetleri yapmasında veya yaşayışında Ehl-i sünnet vel-cemâat mezhebinden (Peygamber efendimizin ve Eshâbının yolundan) ayrılan, yanlış yollara sapan kimse. İlmin azalması, âlimlerin azalmasıyla olur. Câhil din adamları, kendi…

İbadet ve Fıkıh

Sebeb

Vâsıta. Bir işte te'siri olmayan fakat o işin yapılmasını, vücûdunu, var olmasını îcâb ettiren şey. Allahü teâlâ, her şeyin yaratılması için belli şeyleri sebeb yapmıştır. Belli maddeleri, belli şeylere sebeb yaptığı gibi, insanın maddî…

İbadet ve Fıkıh

Secde âyetleri

Okunduklarında veya işitildiğinde secde yapılan, Kur'ân-ı kerîmdeki on dört secde âyet-i kerîmesi. Bunlar: A'râf: 206, Ra'd: 15, Nahl: 50, İsrâ: 109, Meryem: 58, Hac: 18, Furkân: 60, Neml: 25, Secde: 15, Sa'd: 24, Fussilet:…

İbadet ve Fıkıh

Secde Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin otuz ikinci sûresi. Secde sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Otuz âyet-i kerîmedir. On beşinci âyetinde geçen Secde kelimesinden dolayı Sûret-üs-Secde denilmiştir. Sûrede; Allahü teâlânın her şeyi güzel yarattığı, öldükten sonra tekrar dirilmeyi…

İbadet ve Fıkıh

Secde-İ Sehv

Yanılma secdesi; namazda bir farzın veya vâcibin, vaktinden önce veya sonra yapılması yâhut vâcibin terkinde yapılması lâzım gelen secde. Birkaç kere secde-i sehv îcâb etse, bir kere yapmak yetişir. (Halebî)

İbadet ve Fıkıh

Secde-İ Şükr

Bir nîmete kavuşan veya bir dertten kurtulan kimsenin Allahü teâlâ için yaptığı secde. Secde-i şükr, tilâvet secdesi gibidir. Yâni abdestli olarak kıbleye karşı ayakta durup, elleri kulaklara kaldırmadan Allahü ekber deyip secdeye gidilir. Önce…

İbadet ve Fıkıh

Sefâhet

Aklın az ve hafîf olması. Malını dînin ve aklın beğenmediği yerlere sarfetme. Lüzumsuz harcama. Süse, eğlenceye ve her türlü kötülüğe, harama düşkünlük. Akıl azlığı. Sefâhet kalb hastalıklarındandır. Sefâhet aklın az ve hafîf olmasındandır. İnsanı…

İbadet ve Fıkıh

Sehv Secdesi

Yanılma secdesi; namazda bir farzın veya vâcibin, vaktinden önce veya sonra yapılması yâhut vâcibin terkinde yapılması lâzım gelen secde. (Bkz. Secde)

İbadet ve Fıkıh

Seker

Hurmadan elde edilen içki, bir nevi şarap. Hurma su içinde ısıtmadan bırakılınca, köpüklenir ve tadı keskin olursa buna seker denir. Damlası haramdır. Eğer gazlanmaz ve tadı keskin olmazsa, içilmesi sözbirliği ile helâl olur. (İbn-i…

İbadet ve Fıkıh

Selâm (es-Selâm)

1. Esmâ-i hüsnâdan (Allahü teâlânın güzel isimlerinden). Zâtı ayıplardan (kusurlardan), sıfatları noksanlıklardan ve işleri kötülüklerden uzak, temiz olan. Eceli gelmeyen bir hastaya elem ve hastalıkları için yüz yirmi bir defâ Selâm (es-Selâm) ism-i şerîfi…

İbadet ve Fıkıh

Selâmün Aleyküm

İki müslüman karşılaşınca veya ayrılırken birinin diğerine; "Ben müslümanım. Benden sana zarar gelmez, selâmettesin. Dünyâda ve âhirette selâmette ol, sıhhat ve âfiyet üzerinize olsun." mânâsına söylenen söz. "Selâmün aleyküm" diyerek selâm vermek sünnet "Ve…

İbadet ve Fıkıh

Selef-İ Sâlihîn

Hicrî ilk asrın müslümanları. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînin büyükleri. Zamânımız tarîkatçileri, câmilerde mevlid cemiyetleri, ilâhîler, mersiyeler okutuyorlar. Tekkelerde çalgı, tanbur dinliyorlar. Bunlar gibi nice bid'atleri, dinde olmayıp, sonradan dîne sokulan şeyleri tarîkatin…

İbadet ve Fıkıh

Sened

1. Delîl, dayanak. Hoca çocuğa, Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allahü teâlâ, çocuğun anasının, babasının ve hocasının Cehennem'e girmemesi için sened yazdırır. (Hadîs-i şerîf-Tefsîr-i Ya'kûb-ı Çerhî) Din âlimi olmak, sözü dinde sened olmak için,…

İbadet ve Fıkıh

Sev'eteyn

Kadın ve erkeğin galiz yâni kaba avret mahalli, ön ve arka uzuvları; iki abdest bozma uzvu. (Bkz. Avret) Mübâşeret-i fâhişe yâni çıplak olarak sev'eteyni sürtünmek erkeğin de kadının da abdestini bozar. (Halebî) Konuşmaya başlamamış…

İbadet ve Fıkıh

Sevk-İ Tabiî

İstek dışı hareket. İç güdü. Canlıların hayâtiyetini ve nesillerini devâm ettirmek için, Hak teâlâ tarafından kendilerine verilen kuvvet. Aklı olan kimse, sevk-i tabiîleri, İslâmiyet'in emrettiği, izin verdiği gibi kullanır ve günah olmaz. Aklı dinlemeyenler…

İbadet ve Fıkıh

Sıla

Fıkıh ve tasavvufu (kalb bilgilerini) meczeden, birleştiren mânâsına İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin lakabı. Ümmetimden sıla isminde bir zât gelecek, onun şefâati ile grup grup insanlar Cennet'e gireceklerdir. (Hadîs-i şerîf-Cem-ül-Cevâmi') Beni iki dünyâ arasında sıla kılan…

İbadet ve Fıkıh

Sırât-I Müstekîm

İslâmiyet'in gösterdiği doğru yol. Allahü teâlâ âyet-i kerimelerde meâlen buyuruyor ki: Ey âdemoğulları! Şeytana itâat etmeyin; o size apaçık bir düşmandır, diye size öğüd vermedim mi? Bir de bana ibâdet edin; sırât-ı müstekîm budur…

İbadet ve Fıkıh

Sıyâm

Oruç tutmak. Fecrin ağarmasından (imsaktan) güneş batıncaya kadar, yemeyi, içmeyi ve cimâ'ı terk etmek. (Bkz. Oruç)

İbadet ve Fıkıh

Silis-Ül-Bevl

Devamlı idrar kaçırmak. İdrârını tutamamak. (Bkz. Özr) Silis-ül-bevl sâhibinin özrü tam bir namaz vaktini kaplarsa yâni bir namaz vaktinin başından sonuna kadar zaman içinde abdest alıp farz namazı kılacak kadar bir vakit özrü durmayıp…

İbadet ve Fıkıh

Simâ' (semâ')

Bir kişinin veya birkaç kişinin çalgısız, âletsiz ve müzik perdelerine uydurmadan okudukları dîni, îmânı kuvvetlendiren ve ahlâkı güzelleştiren şiirleri, kasîdeleri, ilâhileri ve mevlidleri dinlemek. Simâ' kalbe rikkat (incelik) verir, yumuşatır. Yumuşak kalbli müslümana Allahü…

İbadet ve Fıkıh

Sinn-İ Bülûğ

Büluğ yaşı, ergenlik (evlilik) çağı. Sinn-i bülûğun başlangıcı, erkekte on iki ve kızda dokuz yaşları doldurmaktır. Müntehâsı (sonu), ikisinin de on beş yaştır. On beş yaşını tamamlayınca bâliğ sayılırlar. On iki ve dokuz yaşlarını…

İbadet ve Fıkıh

Sirkat

Hırsızlık. Herkesin elindeki mal kendi mülküdür. Sirkat, gasb, zulüm, rüşvet, fâiz, haraç ve hıyânet yollarından biriyle ele geçtiği açıkça bilinen mal, mülk olmaz. Bu malı satın almak, yemek, içmek câiz değildir. (İmâm-ı Gazâlî, A.…

İbadet ve Fıkıh

Sû'-İ Edeb

Edebsizlik, edeb dışı hareket, insanlara iyi muâmele etmemek, haddini bilmemek. Namaz ta'dîl-i erkânına uymadan yâni rükû ve secdeleri tam yapmadan kılınırsa, Allahü teâlâya münâcâtta (yalvarmada) sû'-i edeb edilmiş olur. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî)

İbadet ve Fıkıh

Sübha Namazı

Abdest aldıktan sonra Allah rızâsı için kılınan iki rek'at namaz. Eğer bir kulum abdestsiz olursa bana cefâ etmiş olur. Abdest alınca iki rek'at namaz ( sübha namazı ) kılmazsa bana cefâ etmiş olur. Namaz…

İbadet ve Fıkıh

Sübhâne Rabbiyel-Azîm

"Büyük olan Rabbimi tesbih ve tenzih ederim" mânâsına rükû'da söylenen tesbih. Rükû'da erkekler parmaklarını açıp, dizlerinin üstüne kor, sırtını ve başını düz tutar. Rükû'da en az üç kerre sübhâne rabbiyel-azîm der. (İbrâhim Halebî) Rükû'…

İbadet ve Fıkıh

Sübhaneke

nin hemen ardmdan okunması gereken dua. Bu duanm tamamı şöyle: Sübhaneke allahümme ve bi-hamdik ve te'âlâ ceddük ve lâ ilâhe gayrük. Bu dua, aynı zamanda, “cenâze namazı” (bk. bu madde) kılmırken araya “celle senâ'üke”…

İbadet ve Fıkıh

Sübhânellah

Allahü teâlâyı noksanlık ve kusur olan şeylerden tenzîh ederim, uzak tutarım mânâsına, mübârek, kıymetli bir söz. Her namazın akabinde, peşinden otuz üç defâ Sübhânellah, otuz üç defâ elhamdülillah, otuz üç defâ Allahü ekber demek…

İbadet ve Fıkıh

Süftece

Tahrîmen mekrûh olan bir havâle şekli. Yolcuya borç verip, gittiğin yerde, falancaya ödeyeceksin demek. Süftece yoluyla borc vermek tahrîmen mekrûhtur. Çünkü emânet olarak vermeyip süftece yolunu tercih etmenin sebebi, paranın yolda kaybolması, çalınması veya…

İbadet ve Fıkıh

Sünnet

Yol, kânun, âdet. 1. Peygamber efendimizin mübârek sözleri, işleri ve görüp de mâni olmadığı şeyler. Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehîd sevâbı vardır. (Hadîs-i şerîf-Hadîka) On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk…

İbadet ve Fıkıh

Sünnet-İ Gayri Müekkede

(Kuvvetli olmayan sünnet) Peygamber efendimizin, ibâdet maksadı ile arasıra yapıp, arasıra terk ettikleri işler ve ibâdetler. Buna, müstehâb da denir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk dört rek'atlik sünnetleri, sünnet-i gayr-i müekkededir. (İbn-i Âbidîn)

İbadet ve Fıkıh

Sünnet-İ Kifâye

Başkalarının meselâ beş-on kişiden birinin işlemesiyle, diğerlerinden sâkıt olan (düşen) sünnet. Selâm vermek, î'tikâfa girmek (ibâdet niyyetiyle mescidde bir miktâr durmak) ve dînin izin verdiği işlerin evvelinde Besmele-i şerîfeyi söylemek, terâvih namazını câmide cemâatle…

İbadet ve Fıkıh

Sünnet-İ Seyyie

İslâmiyet'in yasak ettiği, sonradan ortaya çıkan, kötü, beğenilmeyen şeyler. Peygamber efendimiz ve dört halîfesinin zamânında bulunmayıp da, onlardan sonra, dinde meydana çıkarılan ibâdet olarak yapılan şeyler. Bid'at. (Bkz. Bid'at) ...Bir kimse, İslâm'da bir sünnet-i…

İbadet ve Fıkıh

Sürme

Kirpik diplerine sürülen bir çeşit siyah madde, kühl. Üç şey, gözü kuvvetlendirir: Sürme çekmek, yeşilliğe ve ( bakması helâl olan ) güzel yüze bakmak. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, misvâkını ve tarağını…

İbadet ve Fıkıh

Süt Kardeş

Aynı kadından süt emmiş çocuk. (Bkz. Rıda') İki buçuk yaşından küçük iki çocuk aynı kadından süt emince, süt kardeşi olurlar. Birbirleri ile evlenemezler. (M. Zihni Efendi) Hanefî ve Mâlikî mezheblerinde, bir kadından bir damla…