Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

63 temiz madde bu görünümde hazır.

İbadet ve Fıkıh

Ka'de-İ Ahîre

Namazda son oturuş. Ka'de-i ahîrede; erkekler sağ ayağını dikip sol ayağı üzerine oturur. Kadınlar, teverrük eder. Yâni kaba etlerini yere koyup ayaklarını sağ tarafından çıkararak oturur. (Halebî) Ka'de-i ahîrede, tehiyyât duâsı okuyacak kadar oturmak…

İbadet ve Fıkıh

Kaba Kuşluk (dahve-İ Kübrâ)

Oruç müddetinin yarısı, öğleden bir saat evvelki zaman. ( Bkz. Dahve-i Kübrâ )

İbadet ve Fıkıh

Kaba Necâset

İnsandan çıkınca abdesti veya guslü gerektiren her şey, eti yenmeyen hayvanların, (yarasa hâriç) ve yavrularının yüzülmüş, dabağlanmamış derisi, eti, pisliği ve bevli ile süt çocuğunun pisliği, bevli ve ağız dolusu kusmuğu, insanın ve bütün…

İbadet ve Fıkıh

Kâbe-İ Muazzama

Yeryüzünde yapılan ilk mâbed. Müslümanların kıblesi. Arabistan'ın Mekke-i mükerreme şehrindeki Mescid-i Harâm'ın ortasında bulunan taştan yapılmış dört köşeli binâ. Beytullah, Beyt-ül-haram, Bekke, Beyt-ül-atîk, Hâtime, Basse, Kadîs, Nâzır, Karye-i Kadîme adları ile de anılmıştır. Allahü…

İbadet ve Fıkıh

Kabr (kabir)

Ölen insanın defnedilmesi, gömülmesi için kazılan yer, mezar. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Allahü teâlâ, rüzgârı, rahmeti olan yağmurdan önce müjdeci gönderir. Rüzgârlar, ağır olan bulutları sürükler. Bulutlardan ölü olan toprağa su…

İbadet ve Fıkıh

Kabr Hayâtı

İnsanın ölüp kabre konmasından, kıyâmet koparak, mahlûkların diriltilmelerine kadarngeçen zaman. Kabir hayâtı, dirilerin hayâtı gibi değildir. Dünyâ hayâtında hayâtın nizâmı için hem his yâni duygu, hem de irâde ile hareket vardır. Kabir hayâtında ise,…

İbadet ve Fıkıh

Kabr Suâli

Ölü defn edildikten sonra kabre gelen Münker ve Nekîr adlı iki meleğin meyyite îmândan ve îtikâddan sordukları suâller. (Bkz. Münker ve Nekîr) Ölü kabre konulunca, yanına iki melek gelir. Onu tutarlar. "Rabbin kimdir?" diye…

İbadet ve Fıkıh

Kadr (kadir) Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin doksan yedinci sûresi. Kadir sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Kadir gecesinden bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır. Sûrede, Kadir gecesi, fazîleti, o gece meleklerin yeryüzüne inişi bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs,…

İbadet ve Fıkıh

Kahkaha

Yanındakiler işitecek kadar gülmek. Rükû' ve secdeleri olan namazda kahkaha ile gülmek, namazı da, abdesti de bozar. Namazda tebessüm, namazı da abdesti de bozmaz. Tebessüm, insanın kendisinin de işitmeyeceği kadar gülmesidir. (İbn-i Âbidîn) Helâlden…

İbadet ve Fıkıh

Kalb

1. Gönül. Yürek denilen, et parçasına yerleştirilmiş nûrânî ve mânevî kuvvet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki kalbler zikr ile (Allahü teâlâyı anmakla) rahat bulur. (Ra'd sûresi: 30) Kalbleri bozuk olanlar,…

İbadet ve Fıkıh

Kalb Hastalığı

Kalbin Allahü teâlâdan başkasına bağlanması. "Kalblerinde hastalık vardır" meâlindeki âyet-i kerîmede bildirilen kalb hastalığına yakalanmış olanların hiçbir ibâdeti ve tâati fayda vermez. Bilakis zarar verir. "Çok Kur'ân-ı kerîm okuyanlar vardır ki, Kur'ân-ı kerîm bunlara…

İbadet ve Fıkıh

Kalb Selâmeti

Kalbin kibir, riyâ, kıskançlık, kin ve düşmanlık gibi kötü düşüncelerden kurtulup, iyi ahlâk ile ahlâklanması. Kalbin selâmeti, onun mâsivâyı (Allahü teâlâyı unutturan her şeyi) terketmesine bağlıdır. (İmâm-ı Rabbânî) Kalbin selâmeti için şunlara dikkat etmek…

İbadet ve Fıkıh

Kalb Tasfiyesi

Kalbi, İslâmiyet'in beğenmediği şeylerden, günâhlardan, kötü düşüncelerden kurtarmak, temizlemek. Kalbin tasfiyesi, temizliği, dîne uymakla ve sünnetlere yapışmakla ve bid'atlerden kaçmakla ve nefse tatlı gelen şeylerden sakınmakla olur. Zikir, Allahü teâlâyı anmak ve mürşîdi (hocasını)…

İbadet ve Fıkıh

Kamerî Aylar

Hicrî takvimde kullanılan on iki ay. Arabî aylar da denir. (Bkz. Hicrî Sene) Kamerî ayın hesaplanmasında, gökteki ayın dünyâmızın çevresindeki döndüğü zaman esas alınmıştır. Kamerî aylar bâzan 29, bâzan da 30 gün çeker. İslâm…

İbadet ve Fıkıh

Kâmet

Boy. tas. Yalnızca Hakk'ın ibadete layık olması, başka hiçbir Kantara

İbadet ve Fıkıh

Kaplama Mesh

Abdestte başın her tarafının mesh edilmesi. (Bkz. Mesh) Kaplama mesh şöyle yapılır: İki el ıslatılıp, üç bitişik ince parmak birbirine yapıştırılır. İç tarafları başın önünde saçların üzerine konur. Baş ve şehâdet parmakları hâriç üç…

İbadet ve Fıkıh

Karâmita

Milâdî dokuzuncu asırda Hamdan Karmat tarafından kurulan bozuk fırka. İsmâiliyye ve Bâtıniyye de denir. Kûfe'de tüccârlık yapan Hamdan Karmat, Kûfe yakınındaki Dâr-ül-hicre adını verdiği yere bir konak yaptırıp, burayı müstahkem (sağlam) bir sığınak hâline…

İbadet ve Fıkıh

Kârin Hacı

Hac ile ömreye birlikte niyyet eden. Önce ömre için Kâbe-i muazzamayı tavaf ve sa'y edip, sonra ihrâm elbisesini çıkarmadan ve traş olmadan, hac günlerinde hac için, tekrâr tavaf ve sa'y yapan. (Bkz. Hac) Kârin…

İbadet ve Fıkıh

Kasd

Teşebbüs, niyet; bilerek, isteyerek, kalbe gelen bir fikri, düşünceyi yapmak için karar verme. Allahü teâlâ, kullarına merhâmet ederek, onların işlerinin yaratılmasını, onların kastlarına, arzûlarına tâbi kılmıştır. Kul isteyince, kulun işini yaratmaktadır. Bunun için de,…

İbadet ve Fıkıh

Kasvet

Katılık, sertlik, kalbden hayır (iyilik) ve yumuşaklığın çıkması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ne var ki bunlardan sonra yine kalblerinize kasvet geldi. İşte onlar (yâni kalbleriniz) şimdi katılıkta taş gibi, yâhut daha…

İbadet ve Fıkıh

Kat'-İ Rahm

Sıla-i rahmi yâni akrabâ ile görüşmeyi, haberleşmeyi kesme. İçlerinde kat'-i rahm edenin bulunduğu bir topluluğa (cemâate) rahmet inmez. (Hadîs-i şerif-Edeb-ül-Müfred) Kat'-i rahm, büyük günâhtır. Erkek olsun, kadın olsun zî rahm-i mahrem (nikâhlanmak, evlenmek haram…

İbadet ve Fıkıh

Kat'î Delîl

Kesin delil. Âyet-i kerîmeler ve tevâtürle bildirilen mânâsı açık hadîs-i şerîfler. Kur'ân-ı kerîmde, kat'î delîl ile ve söz birliği ile anlaşılmış emirlere farz denir. Ve yine Kur'ân-ı kerîmde; "Yapmayınız" diye kat'î delîl ile yasaklanan…

İbadet ve Fıkıh

Kavl

Müctehid (Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden din bilgilerini elde edebilen) âlimlerin bir işin hükmünü bildiren sözü yâni re'yi, ictihâdı. Öğle namazının vakti, zevalden yâni her şeyin gölgesi en kısa olduğu zamandan, kendi boyu kadar…

İbadet ve Fıkıh

Kavl-İ Kadîm

İmâm-ı Şâfiî'nin Bağdâd'daki ilk ictihâdlarına (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden çıkardığı hükümlere) verilen ad. Bunlara onun mezheb-i kadîmi de denir. İmâm-ı Şâfiî, kavl-i kâdimini el-Hucce adlı eserinde topladı. Mısır'a yerleşince, muhîtin (yörenin) örf ve…

İbadet ve Fıkıh

Kaylûle

Gün ortasında bir miktâr uyuma. Kaylûle öğleden önce de sonra da yapılabilir. Kaylûle etmek Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem âdet-i şerîfesi idi. O'na uyan bir kimsenin bir parça kaylûle etmesi, O'na uymaksızın birçok…

İbadet ve Fıkıh

Kazâ Etmek

Namaz, oruç gibi farz ve vacib bir ibâdeti vakti çıktıktan sonra yapmak. Farzı kazâ etmek farzdır. Vâcibi kazâ etmek ve bozulan sünnet ve nâfileleri iâde (yeniden yapmak) vâcibdir. Vaktinde kılınmayan sünneti kazâ etmek emr…

İbadet ve Fıkıh

Kazâ Orucu

Oruç tutmamayı mubâh kılan (dînde bildirilen) bir özür sebebiyle vaktinde tutulamayan veya tutarken bir özür sebebiyle yâhut kast (bilerek) olmadan bozulup, Ramazân bayramının birinci, Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günleri dışındaki zamanlarda gününe…

İbadet ve Fıkıh

Kefen-İ Farz

Erkek veya kadının vefât ettiğinde sarılarak örtüldüğü bezlerden bir parçası. Buna kefen-i zarûret (lâzım olan kefen) de denir. Kefen-i farz, erkekler ve kadınlar için bir parçadır. (Kutbüddîn-i İznikî) Kefen-i farz olarak (zarûret hâlinde) erkeğe…

İbadet ve Fıkıh

Keffâret-İ Salât

Kazâya kalmış namazları bulunan ve bunları îmâ ile dahi kılması mümkün iken kılmayıp ölen kimsenin kılmadığı namazlar için verilen keffâret. (Bkz. İskât ve Devr)

İbadet ve Fıkıh

Keffâret-İ Savm

Ramazân-ı şerîfte bilerek orucu bozmanın cezâsı. (Bkz. Oruç)

İbadet ve Fıkıh

Keffâret-İ Zıhâr

Bir erkeğin, hanımını veya onun yüz, baş, ferc gibi bir uzvunu, kendisine nikâhı ebedî haram olan bir kadına veya onun bakılması haram olan yerine benzetmesi yâni "Sen anam gibisin" veya "Senin sırtın anamın sırtı…

İbadet ve Fıkıh

Kefir

İnek ve deve sütlerinin mayalanmasından elde edilen tadı keskin alkollü bir içki. Kısrak, inek ve deve sütleri mayalanıp tadı keskin olunca, müselles (ısıtılarak üçte ikisi uçurulan üzüm suyu) gibi olur. Birincisine kımız, ikincisine kefir…

İbadet ve Fıkıh

Kelime-İ Tenzîh

Allahü teâlânın her türlü noksan sıfatlardan temiz ve uzak olduğunu ifâde eden "Sübhânellah" sözü. Beş vakit namazdan sonra, sessizce; otuz üç kerre kelime-i tenzîh ve otuz üç kerre tahmîd (Elhamdülillah) ve otuz üç defâ…

İbadet ve Fıkıh

Kelîmullah

"Allahü teâlânın kendisiyle konuştuğu zât" mânâsına Mûsâ aleyhisselâmın lakabı. Muhammed aleyhisselâm, Habîbullah (Allahü teâlânın sevgilisi)dır. İbrâhim aleyhisselâm, Halîlullah (Allahü teâlânın dostu)dır. Mûsâ aleyhisselâm, Kelîmullah'tır. Îsâ aleyhisselâm Kelimetullah'tır. (Ahmed Cevdet Paşa) Hazret-i Mûsâ Kelîmullah, Tûr'a…

İbadet ve Fıkıh

Kerâhet Vakitleri

Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir. Bu…

İbadet ve Fıkıh

Kerâhet-İ Tahrîmiyye

Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfteki delilinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın mekruh. (Bkz. Tahrimen Mekrûh)

İbadet ve Fıkıh

Kerâhet-İ Tenzîhiyye

Yasak olmasına kuvvetli ve açık bir delil bulunmayan ancak yapılması iyi olmayan şeyler. Helâle yakın mekrûh. (Bkz. Tenzîhen, Tenzîhî Mekruh)

İbadet ve Fıkıh

Kesb

1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kendine düşen pay, kendi kesbidir. Yâni o iş kendi kudreti ve irâdesiyle olmuştur. Fakat o işi yaratan, yapan, Allahü teâlâdır.…

İbadet ve Fıkıh

Kevser Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz sekizinci sûresi. Kevser sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimize ihsân buyrulan Kevser'i bildirdiği için sûreye, bu isim verilmiştir. Erkek çocukları yaşamadığından Peygamber efendimize Mekke müşrikleri nesli kesik…

İbadet ve Fıkıh

Kıble Açısı

Bir beldeden güney veya kuzeyden kıble istikâmetine çıkan iki doğru arasındaki açı. Namazı kıbleye karşı kılmak farzdır. Göz sinirlerinin çapraz istikâmeti arasındaki açıklık, Kâbe'ye rastlarsa, Hanefî ve Mâlikî mezheblerinde namaz sahîh olur. Kıble açısını…

İbadet ve Fıkıh

Kırâet

1. Ağız ile okumak. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumağa hafif kırâet, yanındakilerin işiteceği kadar sesli okumağa cehrî (sesli) kırâet denir. Ümmetimin ibâdetinin en fazîletlisi Kur'ân-ı kerîm kırâetidir. (Hadîs-i şerîf-el-İtkân) Evlerinizi namaz ve Kur'ân-ı…

İbadet ve Fıkıh

Kırâet-İ Şâzze

Arabî gramer şartlarına uyan ve mânâyı değiştirmeyen, fakat bâzı kelimeleri hazret-i Osman'ın çoğalttığı nüshaya benzemeyen Kur'ân-ı kerîm kırâeti (okunuş şekli). Kırâet-i şâzzeyi namazda da başka yerde de okumak câiz değildir, günâhtır. Kırâet-i şâzzeyi Eshâb-ı…

İbadet ve Fıkıh

Kırân Hac

Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac) Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerîf etrâfında dönme) ve sa'y (Safâ ile Merve arasında gidip gelme) edip, sonra ihrâmı çıkarmadan…

İbadet ve Fıkıh

Kıyâm

Ayakta durmak. Namazın içindeki farzlardan birisi. Kıyâm, üç şeyle tamam olur: 1) Ayakta durmak, 2) Secde yerine bakmak, 3) İki tarafına sallanmamak. (Kutbüddîn-i İznikî) Kıyâmı yapamayan hasta, oturarak, oturamayan, sırt üstü yatıp başı ile…

İbadet ve Fıkıh

Kıyâmet Alâmetleri

Kıyâmetin kopmasının yaklaştığına dâir Resûlullah efendimizin haber verdiği büyük ve küçük alâmetler, işâretler. On büyük alâmet görülmeyince kıyâmet kopmaz. Bunlar: Duhan (duman) , Deccâl, Dâbbet-ül-erd, güneşin batıdan doğması, Îsâ aleyhisselâmın gökten inmesi, Ye'cüc ve…

İbadet ve Fıkıh

Kile

Ölçek. Tahıllar için kullanılan bir ölçü. Birkaç kimse arasında müşterek, ortak olup, kile veya vezn (tartı) ile ölçülen bir malı, ölçmeden paylaşmak fâiz olur. Kile ile satılan şeylerden, aynı cinsten olmayanlar, birbiri ile (meselâ…

İbadet ve Fıkıh

Kîsâniyye (keysâniyye)

Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı da Keysân olması sebebiyle Keysâniyye denilmiştir. Bu fırkaya Muhtâriyye veya Bedâiyye de denir. Hazret-i Ali'nin oğlu Muhammed…

İbadet ve Fıkıh

Kitâb Ve Sünnet

Kur'ân-ı kerîm ve Peygamber efendimizin hadîs-i şerîfleri (söz, iş ve görüp de bir şey demedikleri hususlar) mânâsına olan bir terim. Sünnet kelimesinin dînimizde üç mânâsı vardır: "Kitâb ve sünnet" birlikte söylenince; Kitâb, Kur'ân-ı kerîm,…

İbadet ve Fıkıh

Kitabsız Kâfirler

Ehl-i kitâbın dışındaki kâfirler, dinsizler. Müslümanlar, âhirete inanıyor. Kitabsız kâfirler inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı, inanmayanlar bir şey kazanmaz, müslümanlar da zarar etmezdi. Fakat kâfirlerin dediği olmayınca, sonsuz azâb çekeceklerdir. (Hazret-i Ali) Kitabsız kâfirlerin…

İbadet ve Fıkıh

Komşu

Bitişik evlerde veya yakın çevrede oturan kimse veya kimseler. Ev satın almadan evvel, komşuların nasıl olduklarını araştırınız! Yola çıkmadan evvel, yol arkadaşınızı seçiniz! (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm) Komşuya hürmet etmek ana-babaya hürmet etmek gibi lâzımdır. (Hadîs-i…

İbadet ve Fıkıh

Kubâ Mescidi

İslâm târihinde Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hicreti sırasında Medîne-i münevvere yakınında bulunan Kubâ'da ilk defâ inşâ edilen mescid. Bir kimse evinde güzel bir gusl abdesti alarak Kubâ mescidine gelir de bu mübârek…

İbadet ve Fıkıh

Kuddise Sirruh

Daha çok Allahü teâlânın sevdiği kullar olan evliyâdan birinin ismi anılınca veya yazılınca, onun sırrı (içi) temiz ve mübârek olsun mânâsına söylenen veya yazılan duâ, hürmet ve saygı ifâdesi. İki kişi için "Kuddise Sirruhümâ"…

İbadet ve Fıkıh

Kudüs

Filistin'de, Süleymân aleyhisselâm tarafından inşâ ettirilen Mescid-i Aksâ'nın bulunduğu şehir. Bu şehir târih kitaplarında İlyâ adıyla da zikredilir. Târihi çok eskilere dayanan Kudüs şehri, târih boyunca pekçok işgâl ve yağmaya uğradı. Âsurlu hükümdârı Buhtunnasar…

İbadet ve Fıkıh

Kulleteyn

Eni boyu ve derinliği altmışar santimetre veya çapı 48, derinliği 96 santimetre olan bir küp veya silindir şeklindeki havuz veya 500 rıtl yâni 220 kg su. Hanefî mezhebinde akar suya ve büyük havuza, Şâfiî…

İbadet ve Fıkıh

Kumar

Para veya başka bir menfaat karşılığı oynanan oyun; birkaç kimsenin aralarında para veya mal toplayarak piyango çekip, isâbet etmeyenlerin isâbet edenlere mal veya para vermek için sözleşme veya para ile kazanmak için tahminde bulunma,…

İbadet ve Fıkıh

Kur'ân-I Kerîm

Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen ve mushaflarda yazılı olup,…

İbadet ve Fıkıh

Kureyş

Peygamber efendimizin mensub olduğu kabîlenin adı. Peygamber efendimizin on birinci babası olan Kureyş'in (Fihr ibni Mâlik'in) çocukları ve torunları. Allahü teâlâ, İbrâhim aleyhisselâmın oğullarından İsmâil'i seçti. İsmâiloğullarından Kinâneoğullarını seçti. Kinâneoğullarından Kureyş'i seçti. Kureyş'ten Hâşimoğullarını…

İbadet ve Fıkıh

Kureyş Lehçesi

Arab dilinin Kureyş kabîlesince konuşulan lehçesi. Kur'an-ı kerîm bu lehçe üzerine inmiş ve bu lehçe üzerine yazılmıştır. Kur'ân-ı kerîm hazret-i Ebû Bekr'in halîfeliği sırasında toplanarak mushaf yâni kitab haline getirildi. Hazret-i Osman; Zeyd bin…

İbadet ve Fıkıh

Kutb-I ârifîn

Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi. Kutb-ı ârifin Zünnûn-i Mısrî rahmetullahi aleyh şöyle buyurdu: "Her âzânın bir tövbesi vardır: Kalbin tövbesi, mâsiyeti (günâhı) terk etme husûsunda uyanık olmasıdır. Gözün tövbesi, haramlara…

İbadet ve Fıkıh

Küçük Günah

Fitne çıkarmak, adam öldürmek, zinâ etmek gibi büyük günahlara göre daha küçük sayılan günahlar, yasaklar, mekrûhlar. (Bkz. Sağîre) Tahrîmen (harama yakın) mekrûh işlemek küçük günahtır. Küçük günâha devâm etmek, büyük günah olur. (İbn-i Nüceym)…

İbadet ve Fıkıh

Küfr (küfür)

Örtmek; hakkı örtmek, kapamak, Hakk'ı inkâr etmek. Dinde bilinmesi ve inanılması zarûrî olan şeyleri ve ahkâm-ı şer'iyyeden (dînî hükümlerden) tevâtüren (kesin olarak) bildirilenleri inkâr etmek ve dinden olduğu herkesçe bilinen bir şeyi kabûl etmemek.…

İbadet ve Fıkıh

Küfr-İ Nifâkî

Diliyle îmân ettiğini söyleyip, kalbiyle inkâr etmek. İnanmamak Küfr-i nifâkî üzere ölen kimse bağışlanmaz. (Vâhidî) Küfr-i nifâkî üzere olanın, inkârı gizli olduğundan, namazların sûretini yerine getirir. Böyle olanın sûretâ (görünüşte) olan îmânı mûteber değildir.…

İbadet ve Fıkıh

Küfv (küfüv)

Eş, denk. Evlenecek kız ile erkeğin din bilgileri, takvâ (haramlardan kaçmak), neseb (soy), mevki ve servet bakımından denk olması. Yâ Ali! Üç şeyi geciktirme! Namazı evvel vaktinde (girince) kıl! Hazırlanmış cenâzenin namazını hemen kıl!…