Uşşâkîzâde, Üftâdezâde İbrâhim Efendi’nin vefatını önceden hazırlanmış bir teslimiyet hâli içinde anlatır. Son saatleri yaklaşınca bir miktar temiz ve yumuşak pamuk hazırlattı. Pamuğun bir kısmını başucuna, bir kısmını yatağına koydu.
Ardından elbiselerini çıkarıp istirahate çekildi ve dervişlerine Kur’an okumaya başlamalarını söyledi. Tilâvet bir müddet devam ettikten sonra ruhunu teslim etti.
Vasiyeti üzerine oğlu Mehmed Efendi postuna geçti. İbrâhim Efendi’nin onun hakkında, “Bizim Mehmed gerçi küçük görünür; fakat tartıda ağırdır. Bostana bir korkuluk gerekir; bizden sonra onu yerimize bıraktık” anlamındaki sözünü kaynak ayrıca kaydeder.
İbrâhim Efendi, Aziz Mahmud Hüdâyî’nin terbiyesinde yetişmişti. Bursa’ya postnişin olarak gönderilirken Hüdâyî’den ne sıklıkla ziyaret izni alabileceğini sormuş; Hüdâyî ise kendisinin bu vakte kadar onun hizmeti için beklediğini söylemişti. İbrâhim Efendi Bursa’ya ulaştıktan hemen sonra şeyhinin vefat haberi gelmişti.