Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: person_insights-12845- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Tarihî kaynak kaydı
Editoryal özet
Her evden bir kişi Kur'an öğrenmeye başlarsa köylülerle yağmur duasına çıkacağına, yağmur yağmazsa bütün maaşını köye bırakacağına söz vermişti.
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Trakya'da imam-hatipliğe ilk başladığı yıllarda insanları camiye çekmekte zorlanan Kāsım Baba, süregelen kuraklıktan da faydalanarak köylülerle bir sözleşme yapar: her evden bir kişi camiye gelip Kur'an öğrenmeye başlarsa onlarla birlikte yağmur duasına çıkacak, yağmur yağmazsa o köyde görev yaptığı sürece aldığı bütün maaşı köylülere bırakacaktır. Her evden bir kişi derse başlar. Dua günü çevre köylerden bir kısmı katılmak, bir kısmı da alay etmek için gelir. Güneşin altında ufukta tek bulut yokken talebelerine “şu duayı şu kadar okuyun” diyerek biraz zaman kazanmaya çalışan Kāsım Baba, sonunda “Allahım, bu insanlar bana güvendikleri için buraya geldiler, ben de sana güvendiğim için bu sözü verdim” diye yalvarır. Duanın hemen ardından gökyüzü bulutlanır ve sağanak yağar. Bu hadiseden sonra halkın güveni pekişmiş, Kāsım Baba köylülerle el birliği ederek köye bir Kur'an kursu ve bir ortaokul yaptırmıştır.</p>
Trakya'da imam-hatipliğe ilk başladığı yıllarda insanları camiye çekmekte zorlanan Kāsım Baba, süregelen kuraklıktan da faydalanarak köylülerle bir sözleşme yapar: her evden bir kişi camiye gelip Kur'an öğrenmeye başlarsa onlarla birlikte yağmur duasına çıkacak, yağmur yağmazsa o köyde görev yaptığı sürece aldığı bütün maaşı köylülere bırakacaktır. Her evden bir kişi derse başlar. Dua günü çevre köylerden bir kısmı katılmak, bir kısmı da alay etmek için gelir. Güneşin altında ufukta tek bulut yokken talebelerine “şu duayı şu kadar okuyun” diyerek biraz zaman kazanmaya çalışan Kāsım Baba, sonunda “Allahım, bu insanlar bana güvendikleri için buraya geldiler, ben de sana güvendiğim için bu sözü verdim” diye yalvarır. Duanın hemen ardından gökyüzü bulutlanır ve sağanak yağar. Bu hadiseden sonra halkın güveni pekişmiş, Kāsım Baba köylülerle el birliği ederek köye bir Kur'an kursu ve bir ortaokul yaptırmıştır.