Kaynak, Üçpınarlıların hatalarını anlayıp içlerinden beş yüz kişiyi özür dilemek ve onu geri davet etmek üzere Seydişehir'e gönderdiklerini, heyetin kendisini Çavuş köyünde bulduğunu anlatır. Ancak Çavuş köyü ahalisi gitmesine razı olmamış, iki taraf gece yarılarına kadar yalvarmıştır. Hangi tarafa meyletse öbürünün kırılacağı bir durumda kalınca teheccüd namazını kılıp dua ettiği, kendisini davet eden hiçbir müslümanı kırmak istemediği için bu dünyadan göçmeyi “zorluktan kurtulmanın en kısa yolu” olarak gördüğü nakledilir.
Rivayete göre Yûnus sûresinin altmış ikinci âyetini okuyup gözlerini yumdu, sabahtan kuşluk vaktine kadar zikirle meşgul oldu ve kuşluk vakti vefat etti. Cenaze namazı Çavuş köyünde kılınmış, aynı köyde defnedilmiştir.
Çerçeve. Anlatı, künyedeki vefat yeri kaydına (Seydişehir yakınlarındaki Çavuş köyü, 13 Muharrem 1269 / 27 Ekim 1852) bir sebep hikâyesi ekler. Kaynak bunu kerametler bahsinde değil hayat hikâyesinin sonunda verir; yine de menâkıb üslubuyla kurulmuş bir anlatıdır ve ölüm sebebine dair tarihî bir kayıt olarak sunulmamalıdır.