Tekke kurumunun yerini aile, meslek, küçük sohbet ve ziyaret ağlarının aldığı XX. yüzyıl bölgesel hafızası
Bir yokluk anlatısını düzeltmek
Sovyet döneminde Orta Asya'da tasavvufun tamamen ortadan kalktığı kabulü, daha sonraki saha ve arşiv çalışmalarıyla düzeltilmiştir. Hüseyniyye örneği, açık tekke kurumu olmadan da küçük sohbet, aile, meslek ve ziyaret ağlarının aktarımı sürdürebildiğini gösterir.
Üç kuşak
Abdülvahid Sayramî, Abdullah Kârî ve İbrahimcan Akkorganî'nin hayatları farklı baskı evrelerine karşılık gelir. Yazılı icazetin sınırlanması, faaliyetlerin gündelik işe karışması ve şehirler arası ziyaretler dönemin şartlarıyla ilişkilidir.
El emeği
“Dil be yâr, dest be kâr” ilkesi bu çevrede yalnız ahlâkî söz olarak kalmamış; marangozluk, demircilik, çiftçilik ve kitap tamiri gibi mesleklerle irşadın bir arada yürütülmesi şeklinde yorumlanmıştır.
1991 sonrasında
Bağımsızlık sonrasında dinî alan kısmen açılmış, fakat radikal hareketler ve güvenlik politikaları sebebiyle tasavvuf çevreleri yeniden gözetim altında kalmıştır. Tezin 2018'e kadarki gözlemleri bugün aynen sürüyor kabul edilemez; çağdaş durum ayrıca güncellenmelidir.