HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ergene Köprüsü’nden ilmiye yoluna
Edirne yakınındaki Ergene Köprüsü’nde, bugünkü Uzunköprü çevresinde doğdu. 1011/1602-03’te Üç Şerefeli Medrese’de müderrisken Râzî Efendi’ye muîd oldu; ardından Varna’da müderrislik yaptı.
Şeyh Mehmed-i Kırımî’ye intisabı
İlmiye görevinden ayrılıp Nûreddinzâde halifelerinden Şeyh Mehmed-i Kırımî’ye bağlandı. Şeyhinin 1018/1609-10’daki vefatından sonra postuna geçti.
Fener ve Tırhala
Kazak saldırıları sebebiyle hicret ederek Yenişehir kazasındaki Fener’de Hamza Bey Zâviyesi’ne yerleşti; 1030 dolaylarında Tırhala’ya geçip Hacı Efendi Zâviyesi’nde irşad, Ömer Bey Camii’nde tefsir dersleri verdi.
Şiiri ve vefatı
“Sinânî” mahlasıyla ilâhî aşk şiirleri söyledi. 1039 Rebîülâhirinde/Kasım-Aralık 1629’da vefat ederek zâviyesinin avlusuna defnedildi.
Ergeneköprüsü’nden Tırhala’ya
Edirne yakınındaki Ergeneköprüsü kasabasında doğdu; neşrin dayandığı bir nüsha aynı yerde doğrudan Uzunköprü yazar. Çalışarak ders ve tahkik menzillerini kat etti, 1011 tarihinde Üçşerefeli müderrisi iken Râzî Efendi’ye muîd oldu ve mülâzemetle Varna’da yirmi akçelik müderrisliğe getirildi.
Bu görevdeyken ilmiye yolundan ayrıldı ve memleketinde irşad postunda oturan, Nûreddinzâde halifelerinden Şeyh Mehmed-i Kırımî’ye intisap etti. 1018’de şeyhi vefat edince yerine geçti. Şehre Kazak eşkıyası musallat olunca göç etti; Yenişehir kazâsına bağlı Fenâr kasabasındaki Hamza Beg Zâviyesi’ne, 1030 dolaylarında da Tırhala’ya geçerek Hacı Efendi Zâviyesi’ne yerleşti.
Burada zikir ve tevhid halkasının başında bulunurken Ömer Beg Camii’nde tefsir okuttu. Rebîülâhir 1039’da vefat etti ve zâviyesinin sahasına defnedildi; vefatına düşürülen tarih beyti de aynı yılı verir.