HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Nâsûhî ailesi
Üçüncü Alâeddin Efendi, Nâsûhîzâde Fazlullah Efendi’nin oğludur. Kardeşi Seyyid Muhammed Atâullah Efendi 1801’de vefat etmiş ve Nâsûhî Âsitânesi hazîresine defnedilmiştir.
Tunus’taki irşad hizmeti
Alâeddin Efendi, Şâbâniyye’yi yaymak üzere Tunus’a gönderildi. Sefîne, Nâsûhî Âsitânesi’ni ziyaret eden Tunuslu bir kişinin verdiği bilgiye dayanarak yolun bölgede geniş bir mürid çevresine ulaştığını aktarır. Bu sayı geleneğin rivayeti olarak değerlendirilmelidir.
Vefatı
1223’te (1808) vefat etti ve Nâsûhî Türbesi hazîresine defnedildi.
Tunus Vazifesi ve Kabir Kitâbesi
Sefîne, Alâeddin Efendi'yi Tunus'ta tarikatı neşretmekle görevlendirilmiş bir şeyh olarak kaydeder ve o havâlide Şa‘bânî yolunu yaymaya muvaffak olduğunu belirtir. Görevin hangi yılda ve kimin işaretiyle verildiği metinde yoktur; kayıt yalnızca vazifenin varlığını tespit eder.
Bu görevin sonucuna dair bilgi, doğrudan değil bir nakille verilir. Şeyh Kerâmeddin Efendi'nin anlattığına göre bir gün bornoz giymiş, Arap asıllı bir zat türbeyi ziyaret için gelmiş ve kendisiyle görüşüldüğünde Alâeddin Efendi'nin oralarda neşrettiği yolun hâlâ yaygın olduğunu, sayısız mürid ve sâlik bulunduğunu söylemiştir. Sefîne buna bağlı olarak "bir rivayete göre" kaydıyla yüz binlerce kişinin bu vesileyle yola girdiğini aktarır; ifadenin kendisi de bunun bir sayım değil rivayet olduğunu belli eder.
Kabri anlatılırken taşın metni de nakledilir. Kitâbe onu babası üzerinden tanımlar — Nâsûhîzâde Fazlullah Efendi'nin mahdûmu merhum eş-Şeyh Alâeddin Efendi — ruhuna Fâtiha ister ve 1223 (1808) tarihini verir. Metnin bu bahsinde ayrıca es-Seyyid Muhammed Atâullah adlı bir biraderinden ve onun 1216 Rebîülevvelinde (Ağustos 1801) vefat ettiğinden söz edilir.