Ara
Menü

Terlikçi Osmân Efendi

Terlikçi Osman Efendi, Rifâiyye'den icazetliyken bir derviş topluluğuyla Uşşâkî bir mürşide bağlanmış, sülûkünü tamamladıktan sonra Manisa'daki Ali Nâilî Dergâhı'nın meşihatını üstlenmiştir.

Yol
Halvetiyye
Mekân
3 bağlantı
Unvan
Rifâî ve Uşşâkî icazetli Ali Nâilî Dergâhı şeyhi

İki tarikat bağı

Terlikçi Osman Efendi, Rifâiyye halifeleri arasında anılır. Yirmi-otuz dervişiyle birlikte kaynağın “azizimiz” diye andığı Uşşâkî mürşide gelerek intisap etti; yeniden seyrüsülûk gördü ve Uşşâkiyye'den de hilâfet aldı.

Gizlilik ve gösterişten kaçınma

Kaynak onun tarikat merasimlerini öne çıkarmayan, gizli ve sade bir hayata meyilli olduğunu belirtir. Uşşâkî sülûkü sırasında bu yeni nispetini Rifâî şeyhine bildirmediği de aktarılır. Bu tavır, tarihî bir kurum kuralı değil şahsî tutum olarak okunmalıdır.

Ali Nâilî Dergâhı

Manisa'daki Ali Nâilî Dergâhı'nın meşihatı boşalınca mürşidinin emriyle buraya gitti. Meşihat tevcihi Cemâziyelevvel 1342/Aralık 1923'te gerçekleşti.

Kaynakların sınırı

Eski aktarımda devam eden Cemal Efendi ile Mersinli Ali Dede kayıtları başka şahıslara aittir ve bu biyografiden çıkarılmıştır.

Doğumu ve ailesi

Aile târihine dair ilk bilgiler XIX. yüzyıla dayanır. Hem Hâdî Dîvânı'nda hem de aile bireyleriyle yapılan görüşmelerde, babasının babası Mustafa Ağa'nın bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Zağra kasabasına yerleştirilmiş Türk akıncılarından olduğu ifade edilmiştir. 1878'den itibaren Balkanlar'da uygulanan göçe zorlama siyaseti sırasında Mustafa Ağa, Bulgar komitacılara karşı mücadele ederken kollarına aldığı yaralarla şehit edilmiştir. Bunun ardından aile, o daha ana karnındayken İstanbul'a kaçmış; Osman Hâdî Efendi 1889 yılında Üsküdar'da dünyaya gelmiştir.

Otuz yedi yaşındayken, Mim Mim grubundan arkadaşı Ali Bey'in kız kardeşi Zehra Hanım ile evlenmiş; Nâhide Rikkat ve Mâcide Hikmet adlı iki kızı olmuştur. İlerleyen yıllarda sohbete ağırlık vererek inzivâya çekilmiş, 1 Mayıs 1963'te vefat etmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Çanakkale'de başçavuş ve gazi

Mürşidinin emriyle Çanakkale'ye başçavuş rütbesiyle gitti; aile rivayetine göre Conkbayırı'nda Mustafa Kemal'e gelen şarapnele elini uzatarak gazi oldu ve öldü sanılıp gömülürken kendine geldi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

I. Dünya Savaşı'nda cihat ilânının ardından bütün tarikatlardan savaşa katılan şeyhlere subay, dervişlere er, onbaşı veya çavuş rütbesi verilmiş; Osman Hâdî Efendi mürşidi Mustafa Sâfî Efendi'den aldığı emirle Çanakkale'ye giderek başçavuş rütbesiyle savaşa katılmıştır. Torunu Aslı Levent'in aktardığına göre burada Mustafa Kemal ile tanışmış, çatışmaların durduğu aralarda kendisiyle sık sık dinî sohbetler yapmış ve şehâdet makamının yüceliğini anlatarak ölüm korkusundan söz etmiştir.

Aile içinde nakledilen rivayete göre Conkbayırı'nda Mustafa Kemal'e gelen şarapnel parçasına elini uzatarak ona zarar vermesini önlemiş ve bu sebeple gazi olmuştur; aynı anda şarapnel Mustafa Kemal'in cebindeki saate de isabet etmiştir. Kan kaybından bayılınca öldü sanılıp, hayvanların zarar vermemesi için siperde gömülmüş; toprağı sıkıştırmak üzere kürekle vurulurken kendine gelerek 'beni çıkarın' diye bağırmış ve sol kolu ile sırtıyla toprağı iterek hayatta kalmıştır. Büyük yarası sebebiyle cephede savaşamaz hâle gelince İstanbul'a gönderilmiş, terhisine kadar Sirkeci Talim Taburu'nda bölük ve tabur komutan vekili olarak acemi erlerin eğitimiyle vazifelendirilmiştir. Bu anlatılar kaynakta aile mülâkatlarına dayanan rivayetler olarak verilmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Adları ve mahlasları

Nüfustaki adı Osman Zeki'dir; mürşidinin verdiği Hâdî mahlasıyla ve çoğunlukla 'Hâdî Baba' adıyla tanındı. 'Terlikçi Osman Efendi' adı Hüseyin Vassâf'tan gelir.

Metni gösterMetni daralt

Nüfus kayıtlarındaki adı Osman Zeki'dir. Mürşidi Mustafa Sâfî Efendi'nin kendisi için uygun gördüğü Hâdî mahlasını kullandığı ve çoğunlukla 'Hâdî Baba' adıyla tanındığı anlaşılmaktadır; çeşitli kaynaklarda Hâdî Efendi, Osman Hâdî, Osman Zeki Hâdeyülnûr ve Hâdeyennûr adlarıyla da anılır. Kabir taşında 'Osman Hâdî' yazılıdır. Hüseyin Vassâf ise Sefîne-i Evliyâ'da ondan, o dönemdeki mesleğine işaret ederek 'Terlikçi Osman Efendi' adıyla bahseder; kütükteki adın kaynağı budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İki mürşid, üç tarikattan icâzet

Aynî Ali Baba Dergâhı'nda Muhammed el-Ensârî'den Rifâî ve Kādirî hilâfetnâmelerini, sonra Uşşâkî şeyhi Mustafa Sâfî Efendi'den Uşşâkî hilâfetini aldı.

Metni gösterMetni daralt

Kemâlini tamamlama yolunda iki mürşidden terbiye görmüş, mânevî eğitiminin sonunda Muhammed el-Ensârî ve Mustafa Sâfî Efendi tarafından kendisine Rifâî, Kādirî ve Uşşâkî hilâfetleri verilmiştir. Ailesine ait Şişhane mevkiindeki evlerinin yakınında bulunan Aynî Ali Baba Tekkesi'nde Rifâîlik geleneğiyle tanışarak Ehl-i beyt soyundan gelen Muhammed el-Ensârî'ye küçük yaşta intisap etmiş ve Rifâî ile Kādirî hilâfetnâmelerini ondan almıştır. Uşşâkî şeyhi Mustafa Sâfî Efendi'ye intisabı ilerleyen yıllardadır; bu intisabın ardından da Aynî Ali Baba Dergâhı'nı ziyarete devam etmiştir. Şiirlerinde Mustafa Sâfî Efendi'den zamanın kutbu ve gavsı sözleriyle söz eder ('Hazret-i Sâfi ki Lâşek oldurur Gavsezzeman'); onun vefatını öğrendiğinde 'babamı kaybettim' dediği kaydedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Alperenlik edebi, ayakkabıcılık ve zâhirî tahsil

Eğitim gördüğü dergâhta alperenlik ve ahîlik edebiyle birlikte esnaflık da öğrendi, ayakkabıcılık mesleğinde ustasından el aldı; Fâtih Rüştiyesi ile Mercan İdâdîsi'ni bitirdi.

Metni gösterMetni daralt

Anne ve babası Uşşâkî şeyhi Mustafa Sâfî Efendi'ye müntesip olduğu için tasavvuf eğitimiyle büyümüş, oldukça küçük yaşlarda tasavvufla ilgilenmeye başlamıştır. Alperenlik ve ahîlik edebiyle eğitim gördüğü dergâhta dinî bilgilerin yanı sıra esnaflık da öğrenmiş, ayakkabıcılık mesleğinde ustasından el almıştır. Bâtınî eğitimiyle birlikte zâhirî tahsilini de sürdürerek önce Fâtih Rüştiyesi'ni, ardından Mercan İdâdîsi'ni bitirmiş; Farsça, Arapça ve Fransızca öğrenmiştir. Hüseyin Vassâf'ın onu 'Terlikçi' diye anması bu mesleğinden gelir ve Millî Mücadele yıllarındaki görevini de bu dükkân mümkün kılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mim Mim grubunda ayakkabı dükkânı

Müsellâh Müdâfaa-i Milliye (Mim Mim) grubunun ajanları arasına katıldı; Beyoğlu'nda tünel mevkiindeki ayakkabı dükkânında işgal askerlerinin konuşmalarını dinleyip karargâha bildirmekle görevlendirildi.

Metni gösterMetni daralt

Savaşın kaybedilmesinin ardından Anadolu'ya geçip mücadeleye katılmak istemiş, ancak Mustafa Kemal'den 'Hayır, sen İstanbul'da işimize yarayacaksın' cevabını almıştır. Bir süre sonra işgalci itilâf devletlerine karşı mücadele eden Müsellâh Müdâfaa-i Milliye — diğer adıyla Mim Mim — grubunun ajanları arasına katılmıştır. 1921'de Fevzi Çakmak Paşa'nın emriyle kurdurulan bu gizli örgüt, içlerinde tarikat şeyhlerinin de bulunduğu ekipleriyle İstanbul'da geniş bir haber ağı oluşturmuş; aslî vazifesi Ankara hükûmeti için bilgi ve belge elde etmek ve cephane sevkiyatı yapmaktı. Pek çok dil bilen Osman Hâdî Efendi'ye, dükkânına gelen işgal askerlerinin konuşmalarını dinleyip karargâha bildirme görevi verilmiş; İstanbul'un işgalden kurtuluşuna kadar Beyoğlu'nda, İngiliz askerlerinin Pera'ya geçtiği tünel mevkiindeki ayakkabı dükkânındaki görevini sürdürmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Cepheden sonra Manisa'ya dönüş

Savaşın ardından tekrar Manisa'ya dönmüş ve tekkelerin kapatılmasına kadar burada irşad faaliyetlerini sürdürmüştür. Meşihat tayininin tarihi konusunda kaynaklar ayrışıyor.

Metni gösterMetni daralt

Kaynağa göre Osman Hâdî Efendi, mürşidi Mustafa Sâfî Efendi tarafından Manisa Akhisar'daki Ali Nâilî Uşşâkî Dergâhı meşihatında görevlendirilmiş ve bu görevlendirmeden kısa bir süre sonra I. Dünya Savaşı başlamıştır. Cephe ve Millî Mücadele yıllarının ardından tekrar Manisa'ya dönmüş ve tekkelerin kapatılmasına kadar burada irşad faaliyetlerini sürdürmüştür. Otuz yedi yaşındayken, Mim Mim grubundan arkadaşı Ali Bey'in kız kardeşi Zehra Hanım ile evlenmiştir. İlerleyen yıllarda sohbete ağırlık vererek inzivâya çekilmiştir.

ÇELİŞKİ (çözülmedi): bu kaynak meşihat görevlendirmesini I. Dünya Savaşı'nın hemen öncesine yerleştirirken, kütükteki mevcut kayıt tayini Cemâziyelevvel 1342 / Aralık 1923 olarak verir. İki tarih burada birbirine tercih edilmeden bırakılmıştır; iki ayrı görevlendirme söz konusu da olabilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Uşşâkıyye'nin Halvetî kolları içindeki yerini şiirle anlatması

Bir şiirinde Halvetiyye'nin orta kolu Ahmediyye'den ayrılan şubeleri sayarak kendi yolunun Uşşâkıyye olduğunu söyler.

Metni gösterMetni daralt

Bir şiirinde Halvetiyye tarikatının kollarından söz ederek, orta kol olarak bilinen ve Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'in (ö. 910/1504) kurduğu Ahmediyye şubesinden gelen Uşşâkıyye koluna bağlı olduğunu anlatır. Şiirde bu koldan ayrılan şubeleri Mısriyye, Sinâniyye, Ramazâniyye ve Cerrâhiyye diye sayıp 'Biri yolumuzdur ki Uşşâkıyye' der. Hüseyin Vassâf'ın Sefîne-i Evliyâ'da verdiği ve Hz. Pîr Hasan Hüsâmeddîn-i Uşşâkî'den ona kadar uzanan Uşşâkî silsilesinin son üç halkası Şeyh Muhammed Fahreddîn-i Himmetî, Şeyh Mustafa Hilmî-i Sâfî ve 'Şeyh Terlikçi Osman Efendi'dir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeAynî Ali Baba TekkesiAilesine ait Şişhane mevkiindeki evlerinin yakınında bulunan dergâh; Osman Hâdî Efendi Rifâîlik geleneğiyle burada tanışmış ve küçük yaşta Muhammed el-Ensârî'ye burada intisap etmiştir. Dergâhta dinî bilgilerin yanı sıra alperenlik ve ahîlik edebiyle esnaflık da öğrenmiştir. Metrûk bir bina iken, Sivas nakîbüleşrâfı ve 'Arap Şeyh' mahlasıyla bilinen Seyyid Abdullah el-Hâşimî el-Mekkî er-Rifâî'nin görevlendirmesiyle Muhammed el-Ensârî tarafından ihya edilmiş, 1915 yılında yeniden inşa ettirilen dergâhta Kādirî-Rifâî meşihatı kurulmuştur. Mustafa Sâfî Efendi'ye intisabından sonra da, Muhyiddin Ensârî döneminde dahil, buraya ziyaretlerini sürdürmüştür.İstanbul · TürkiyeKüplüce KabristanıÜsküdar'ın Beylerbeyi semtindeki kabristan. Osman Hâdî Efendi 1 Mayıs 1963 tarihinde saat dokuza on kala kalp hastalığı sebebiyle vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir; kabir taşında 'Osman Hâdî' yazılıdır.Manisa · TürkiyeManisa'da Ali Naili DergahıKaynakta geçen mekân Manisa'da Ali Naili Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Terlikçi Osmân Efendi.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Terlikçi Osmân Efendi
  3. [3]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →