HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Gümülcine’den Edirne’ye
Gümülcinelidir. Edirne’ye yerleşti ve Uşşâkıyye irşadını burada sürdürdü. Edirne’de, kabri civarında bir dergâhının bulunduğu kaydedilir.
İrşad halkası
Hamdî-i Bağdâdî’nin şeyhidir. Bu bağ, daha sonra Cemâl-i Uşşâkî’ye ulaşan irşad zincirinin önceki halkasını oluşturur.
Vefatı ve kabrinin yeniden bulunması
1110/1699’da vefat etti ve Edirne Debbağhane Kabristanı’na defnedildi. Sefîne müellifi kabri ziyaret ettiğini, toprak altında kalmış mezar taşını bizzat çalışarak ortaya çıkardığını anlatır.
Mezar kitabesi
Cenâb-ı Şeyh Osman Efendi şeyh-i Uşşâkî,
Ki mislin görmedi dünyada ayn-ı âlem-i imkân.Helâk iken vücûd-ı nâziki evc-i kerâmette,
Olup tâ ki fenâ fillâh, oldu vâsıl-ı cânân.Biri dedi vefâtı târihini hâtif-i kudsî:
Bekāya oldu mâil “Hû” deyip kutb-ı cihân Osman.