HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Mürşidi ve Nazilli hizmeti
Ömer Hulûsî Efendi, Uşşâkıyye şeyhlerinden Muhammed Tevfik Efendi’nin halifesidir. Nazilli’de halkı irşad etmekle görevlendirildi ve hizmetinin ana merkezi burada oldu.
İstanbul’da Uşşâkîliğin ihyası
Bir süre İstanbul’a gelerek Uzunçarşı’daki Tanburacı Hanı’nda kaldı; bazı dervişleri de yanındaydı. Vassâf, şehirde Uşşâkî yolunun zayıflamaya yüz tuttuğu bu dönemde Hulûsî Efendi’nin tesiriyle yeniden canlandığını kaydeder. Ardından Nazilli’ye dönüp irşadını sürdürdü.
Vefatı ve kabrinin nakli
2 Cemâziyelevvel 1285 / 8 Eylül 1868 Pazar günü vefat etti. Vasiyeti gereğince Nazilli’nin ortasındaki mezarlığa defnedildi. Mezarlık sonradan yola dönüştürülünce müridleri naaşını Nazilli Uşşâkî Dergâhı’na nakletti. Damadı Şeyh Muhammed Fahreddin Himmetî, vefatına tarih düşüren manzumesinde onun Aydın ilinde yirmi beş yıl irşad ettiğini ve bir Dîvân bıraktığını söyler.
Dîvânı ve şiir dili
Ömer Hulûsî’nin nutuklarla dolu bir Dîvânı vardır. Vassâf’ın mürşidi, eserin klasik şiir ölçüleri bakımından değil, tasavvuf makamlarını anlatması bakımından önemli olduğunu; mânasının üslûbuna alışılarak ve tekrar okunarak açılacağını belirtir.
Ey gönlümün şehrinde cevlân eden Allah’ım
Dil tahtının köşkünde mihmân eden Allah’ımPîrin izin izlettin, özler özün özlettin
Şâhım sana gizlettin, seyrân eden Allah’ım
Tevhid ve insan anlayışı
Şiirlerinde kesrette vahdet, insan suretindeki ilâhî isimler, nefsin perdeleri ve gönlün tecellî mahalli oluşu öne çıkar. Bu dil, öğretisinin kavramsal merkezini oluşturur; beyitler bağlamından koparılarak kelâmî hüküm gibi okunmamalıdır.
Hz. Peygamber’e niyaz
Şefâat kıl bize ihsân, mürüvvet yâ Resûlallah
Gören hüsnün olur hayrân, mürüvvet yâ ResûlallahMürüvvet ma‘deni sensin iki âlemde sultânım
Hulûsî emrine kurbân, mürüvvet yâ Resûlallah