HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
HULÜSİ EFENDİ
Kümmelin-i meşayıh-ı Uşşakıyyeden'dir. Muhammed Tevfik Efendi halifesidir. Nazilli'de irşad-ı nasa me'mfir oldular. Bir tarihte l stanbul'u teşrif ile, Uzun Çarşı'da Tanburacı Hanı'nda ikamet buyurmuşlardır. Dervişlerinden bir kısmı maiyyetlerinde bulunmuştur. lstanbul'da tarik-i Uşşak! indirasa yüz tutmuş iken feyz-i ma'nevilerinin te'siriyle ihyaya muvaffak olmuşlardır. Nazilli'ye avdetlerinde yine irşad ile meşgul olup 1 285 senesi şehr-i Cemaziye'l-evvel'inin ikisi ve 1 284/( 1 868) senesi Eylül'ünün sekizinci Pazar günü azim-i dar-ı cemal oldular.
Vasiyetleri mucibince Nazilli'de şeh rin orta yerindeki kabristana defn olundular. Ahiren bu mezarlık sokağa kalb olun dukta müridanı na'ş-ı şeriflerini ter ü taze bularak ta'zimat-ı layıka ile Nazilli'deki Uş şakı dergahına nakl olunmuştur. 464 Seflne·i Evliya Damad-ı muhteremleri Şeyh Muhammed Fahreddin Himmeti tarafından söy lenmiş olan manzume-i tarihiyyedir: Mazhar-ı sırr-ı velltyet varis-i fahr-ı cihan Mürşid-i kiimil mükemmil plşva-yı vasılltn Bağ-ı irfan içre ma'rU.f Şeyh Hulılsi bagban Bu makamı Ka'betü'l-Uşşak kıldı iisitlin Rah-ı Uşşaki'de yakdı Aydın ilinden çerag Tutdu afakı ser-a-pô.
nür-ı feyz-i arifan Oldu irşad ile me'mur yirmibeş yıl aşk ile Ab-ı hayvan kandı destinden nice bin lişıkiin Berıdegana yadigar koydu mükemmel bir divan Mürde-dil ihyasına bu rehnüma-yı salikiin Söyledim lahfUa azmin Himmeti tlirih-i tlim Andelib-i rUh-ı pô.kin buldu vahdet-lişiyan ( 0İ ..::.ı..b- J 15...l.J!
J c_JJ ..,...,J...l:&- ) sene 1 285 - Nutuklarından: Ey gönlümün şehrinde cevlltn iden Allah'ım Dil tahtının köşkünde mihman iden Allah'ım Mü' minlerin a' lada bakilerin TUba' da Her sırları eşyada pinhan iden Allah'ım Kaf dagım ünletdi gam yüklerin yükletdi Viranesin bekletdi divan iden Allah' ım Pirin izin izletdi özler ÖzÜn özletdi Şahım sana gizletdi seyran iden Alllth ' ım Şem'ın yakup pervane bülbüllerin efgana Gülgftne-i gülşene reyhan iden Allah'ım Hazret-i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşaki 465 Görürsün Hulılsi'yi hayretde vahdet gerek halvetde Da'vasını kesretde unvan iden Alliih 'ım * * * Ol ne afetdir vücUdu hal.iyen ihfadadır Menzili es/elde amma meskeni a'ladadır Ariyetden iiridir kesretde vahdet eylemiş Gövdesi ser-pd-bürehne suret-i zib&ladır Söylemeden dinlemeden söyletüp dinletmeden lamakdan gülmeden ayine gibi dir Ne gece gündüz olur ana ne ay u ne güneş Bu ne dagda ne baJ!
u sahrada ne deryadadır ismi vardır cismi yok cismi vardır resmi yok Yemez içmez uyumaz oynamada fünildedir Erdurur avrat degil avratdurur er değil Bir sıfat olmaz mu1'n alleme 'l-esmadadır Ey Ömer her kim bilirse bu muamma sırrını Başma teller sokunsun azmeden azildedir * * * Ey güzeller şahı dilber hüsnün üzre 've'd-duha' Sadr-ı sa/hından münewer hak çekildi istiva Zülfünün her bir telinden şu'lelendi afitiıb Kendi zatı hem sıfatı ayn-ı sensin evvela Yüzane çekmişsin ey dil bunda yetmiş bin hicab Cana cfüllln itmeseydi keş/ ider miydi sana Sureti Adem sıfatın secdesi emr-i nikah Mahv idüp ten mülkünü gör kim olupdur aşina Zatı senden görmeyenler zatını ayne 'l-yakin Aşr-ı is1Uin şehr şehrin şehresinde hel eta Şeyh HulU.si kenz-i istiwiik içinde menzili Kudretinden hakkı isbiiı eyleyen sahib-liva * * * Şefilat kıl bize ihsan mürüvvet Ya Rasula'llah Gören hüsnün olur hayran mürüvvet Ya RasUla'llah Cemalinden gelen şemsin ziya verdi kamer zülfün Melek cin arz-ı insô.n-ı mürüvvet Ya RasUla'llah Ezelden feyz-i tevh"ıdi bulanlar la-mekan oldu Meded kıl dildedir iman mürüvvet Ya RasUla'llah Tecellini gören mestô.n olan bildi bu esrarı Bize ihsan olur Kur'an mürüvvet Ya RasUla'llah Mürüvvet ma'deni sensin iki alemde Sultamm HulU.si emrine kurban mürüvvet Ya RasUla'llah Bu yolda nutuklarla dolu bir divanı vardır.
Bir gün azizimin huzurunda bahis Hz. Huh1si'nin Divan'ına intikal etmekle, "Efendim! Bir çok yerleriııde zahir i'tibarıyla ma'na istihrô.c olunamıyor. Şive-i beyan i'ti barıyla insana pek garib beyitlere tesadüf ediliyor. Gerçi hakayıkı cami' sözlerden teşekkül olduğuna imamın varsa da pek o kadar zevk-averane hissiyyat altında kalınmıyor. " dedi ğimde, "Oğlum! Bu Dfvdn şairlik nokta-i nazarından haiz-i ehemmiyet degildir. Uikin ma kamat nokta-i nazarından mühimdir. Bundan herkes müstefid olamaz. Ondaki zevk-ı ma'naya vusul için nutkları ziyadece tekrar ile mütalaa edip, şive-i beyamm elde etmek la zımdır.
Ondan sonra feth-i ma'na zuhur eder. " buyurdular. Hal-i rıhletlerinde hırkalarının cebinde bir nutukları zuhur etmiştir ki son beyti budur: Şeyh HulU.si seyr iderken arş u kürslden öte Gel dinildi ferş içiııde kaldı ol mihman baba Rıhletlerine işarettir. Makamat-ı aliyeye mazhar olmuş meşayıh-ı kira.m-ı Uşşa kıyye'dendir. (Kaddesa'llahu sırrahu)
