HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İsim meselesi
Sefîne-i Evliyâ’nın silsile ve biyografi kaydında adı “Şeyh Mahmûd-ı Hadîdî er-Rifâî” şeklindedir. Yakın dönem araştırmalarında aynı kişi çoğu kez “Seyyid Muhammed Hadîdî” diye anılmıştır. İki biçim ayrı şahsiyetler gibi çoğaltılmamış; ana ad Sefîne’deki kayıt esas alınarak, yaygın Muhammed varyantı parantez içinde korunmuştur.
Basra’dan İstanbul’a
Gelenek kaydına göre Basra’dan İstanbul’a geldi ve Üsküdar’da, daha sonra Rifâî Âsitânesi’nin bulunduğu yerin karşısındaki Tavâşî Hasan Ağa Camii’nde Rifâî âyinini icra etti. Bu kayıt, İstanbul’da Rifâîliğin görünür hâle geldiği erken halkalardan biri olarak değerlendirilir.
Muhammed Mesânî ve irşad devamı
İstanbul’dan ayrılırken Muhammed el-Mesânî’yi halife bıraktığı aktarılır. Sonraki Mesânî–Yâsin hattı İstanbul Rifâîliğinin devam çizgilerinden biridir. Hadîdî’nin halifeleri arasında Süleyman, Ahmed, Ali ve Yâsin adlı şeyhlerin de sayıldığı araştırmalar vardır; bu isimler aynı adlı başka şahıslarla kesin eşleştirme yapılmadan ayrı ilişkiler hâlinde çoğaltılmamıştır.
Şam ve defin yeri
Sefîne, İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Şam’a gittiğini ve Rîha köyünde defnedildiğini bildirir. Doğum yeri ve tarihi verilmez.
Kronoloji ihtilafı
Kaynak katmanlarında birbirine uymayan üç tarih dizisi vardır: ilk Rifâî âyininin 1000/1592’den sonra icra edildiği rivayeti, Hadîdî için verilen 1100/1688-89 ölüm tarihi ve Üsküdar Âsitânesi’nin 1145/1732 yahut 1154/1741’de kurulduğuna dair kayıtlar. Bunlar tek ve kesintisiz bir görev süresi gibi birleştirilemez. Özellikle “1732–1756 postnişinliği” bilgisi, 1688-89 ölüm tarihiyle açıkça çelişir. Bu nedenle sayfada kesin doğum/ölüm yılı veya âsitâne post süresi yazılmamış; erken âyin rivayeti, sonraki âsitâne kuruluşu ve kol hafızası birbirinden ayrılmıştır.