HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Sinân-ı Uşşâkî'nin halifesi
Kuloğlu Mustafa Efendi, Sinân-ı Uşşâkî'nin halifelerindendir. Hayatının tarihleri mevcut kaynak parçasında açık değildir; 1045/1635 tarihi vefatına değil, eserlerinden birinin tamamlanmasına aittir.
Eserleri
Mesâbîh'i nazmen tercüme etti. 1045/1635'te tamamladığı büyük divanına Dîvân-ı Hümâyûn adını verdi. Kaynak, her iki eserin de umumi kütüphanede nüshaları bulunduğunu bildirir. Ayrıca bir Mevlid-i Nebî manzumesi vardır.
İlâhilerinden
Sensin kerîm-i zü'n-nevâl,
Sensin kadîm-i lâ-yezâl.
Sensin Hakîm-i bî-misâl,
Yok hükmüne çün ü çerâ.İnzâl edip âyâtını,
Kim biliser gâyâtını?
Kılgıl mücellâ zâtını,
Me'men akıl, arş-ı isteva.Eyle inâyetden eser,
İrgür hidâyetden zafer.
Lutf eyleyip kılgıl nazar,
Aldı bizi nefs ü hevâ.
Eski metinde bu şiirin ardından gelen Muhammed Sâdık Efendi biyografisi ayrı bir şahsiyete ait olduğundan kişi dosyasından çıkarılmıştır.
Şiirinden bir örnek
Sefîne, ilâhiyyâtından örnek olarak şu bendi nakleder: “Sensin kerîm zü'n-nevâl / Sensin kadîm-i lâ-yezâl / Sensin Hakîm-i bî-misâl / yok hükmüne çûn ü çerâ.”
Kısa vezni, iç kafiyesi ve “sensin” tekrarıyla bu dört mısra, tekke meclislerinde okunmak üzere kurulmuş bir tevhid ilâhîsinin tipik yapısını taşır. Metnin devamındaki mısralar okunaklı olmadığı için burada yer verilmemiştir.