Ara
Menü

Kebecizâde Mehmed Emin Efendi

Kebecizâde Mehmed Emin Efendi (ö. 1728), Edirne medreselerinden Anabolu, Erzurum ve Gence kadılıklarına uzanan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1728
Unvan
Osmanlı müderrisi ve kadısı

Edirne'de yetişmesi

Mehmed Emin b. Hacı Mustafa Edirne'de doğdu ve Kebecizâde adıyla tanındı. 1083/1672-73'te İmam-ı Sultânî Ali Efendi'nin Kudüs payesi alması sırasında mülâzemet aldı.

Medreseler ve kadılıklar

Ali Kuşçu, Bîduhân Ahmed Bey, Şah Melek, Alemüddin, Mîr-i Mîrân, Sirâciyye ve Câmi-i Atîk medreselerinde görev yaptı. Bosna payesiyle Anabolu, ardından Erzurum ve Âmid ile hem rütbe sayılan Gence kadılıklarına tayin edildi.

Vefatı

Cemâziyelâhir 1140/Ocak-Şubat 1728'de vefat etti. Kaynak onu temiz kalpli, salih ve derviş tabiatlı olarak anlatır; şeyh veya tarikat adı vermediğinden yol bağlantısı kurulmadı.

Edirne medreselerinden doğu kadılıklarına

Kırk akçelik medreseden azledildikten sonra 1104 Rebîülevvelinin on sekizinci günü, doğduğu şehirde, Edirne'deki Ali Kuşçu Medresesi'ne hâric derecesiyle tayin edildi. Yine aynı şehirde 1107 Recebinde Bî-duhân Ahmed Beg, 1113 Rebîülevvelinde Şah Melek, 1115 Şaban'ında Alemüddin, 1121 Cemâziyelevvelinde Mîr-i Mîrân, 1124 Zilhiccesinde Sirâciyye ve 1128 Muharreminde Câmi-i Atîk medreselerinde ders okuttu. Kaynak, bu basamaklardan ikisinde selefi Börekcizâde Fâiz Mustafa Efendi'yi takip ettiğini ayrıca kaydeder.

1129'da Anabolu kadılığıyla kaza yoluna geçti. 1135 Şaban'ının yirmi birinci günü, ertesi yılın Saferi başlangıç sayılmak üzere Abdurrahman Efendi'nin yerine Erzurum kadılığı verildi; 1137 Cemâziyelevveli başında azledildi ve yerine Piyâle Paşa Medresesi müderrisi Karslı Hasan Efendi getirildi.

1140 Saferinin on yedinci günü, aynı yılın Cemâziyelevveli başlangıç sayılmak üzere, Âmid ile aynı rütbeye çıkarılmış olan Gence kadılığı kendisine verildi. Aynı yılın Cemâziyelâhirinde makamını ve dünyayı bırakarak vefat etti.

COĞRAFÎ HAFIZAEdirneMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Edirneli bir müderris ve "Kebecizâde" lakabı

Doğum yeri Edirne'dir; el-Hâc Mustafa'nın oğlu olup "Kebecizâde Efendi" diye meşhur olmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak onu "el-Mevlâ Mehmed Emîn ibn el-Hâc Mustafa" diye tanıtır, Edirne'den çıktığını ve "Kebecizâde Efendi" denmekle meşhur olduğunu söyler. Maddede daha sonra Edirne'nin "maskat-ı re's", yani doğum yeri olduğu ayrıca belirtilir.

İlmiye yoluna 1083 yılında, İmâm-ı Sultânî Ali Efendi'nin Kudüs pâyesine yükselmesi vesilesiyle dağıtılan mülâzemetlerden birini alarak girdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Anabolu kadılığının mevleviyetten düşürülmesi

1129'da üç kaza ilhâkı ve Bosna pâyesiyle birlikte aldığı Anabolu kadılığı, 1131'de azledildiğinde mevleviyet derecesinden indirilerek bir Rumeli kadısına verildi.

Metni gösterMetni daralt

1129 Zilhiccesinin yirmi birinci günü, ertesi yılın Saferi başlangıç sayılmak üzere Zekeriyyâ Efendi'nin yerine Anabolu kadılığı verildi. Görev sıradan bir kaza değildi: Arhoz, Ayapetro ve Karitene kazaları ona ilhâk edilmiş, ayrıca Bosna pâyesi de eklenmişti.

1131 Cemâziyelevveli başında azledildiğinde ise kaynak dikkat çekici bir kayıt düşer: söz konusu mansıb mevleviyet derecesinden indirilmiş ve Rumeli kadıları arasından Yûsuf Efendi'ye verilmiştir. Yani makamın rütbesi, onu elinde tutan kişiye göre yükselip alçalabiliyordu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Derviş tabiatlı bir kadı

Kaynak onu hâlinin doğruluğuyla meşhur, gönlü saf ve "derviş tabiatlı" bir kişi olarak niteler; herhangi bir tarikata nisbet etmez.

Metni gösterMetni daralt

Maddenin sonundaki değerlendirme cümlesi kısadır ama nettir: hâlinin doğruluğuyla tanınan, gönlü saf, derviş tabiatlı bir kişiydi.

Kaynak ona herhangi bir tarikat ya da şeyh nisbet etmez; buradaki "derviş tabiatlı" nitelemesi bir intisap kaydı değil, mizacını anlatan bir övgüdür. Vefeyat kitaplarında ilmiye mensupları için sıkça kullanılan bu ifade, dünya işlerine düşkün olmayan bir yaşayışa işaret eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası