HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi
Nesih hattındaki şöhretiyle tanınan Hattat İsmail Efendi'nin oğluydu. Kaynak Abdullah Efendi'nin kendisini hattat olarak nitelemez; aile unvanı kişisel sanat payesi gibi aktarılmadı.
Medrese güzergâhı
Sayyadbaşı, Süheyl Bey, Kadıasker Mehmed Efendi, Defterdar Yahyâ, Piyale Paşa, Sahn-ı Semân, Debbâğzâde ve Sinan Paşa medreselerinde görev yaptı.
Vefatı
22 Şaban 1134'te/1722'de vefat etti. Şeyhî onu ilim talibi, temiz kalpli ve dindar bir kişi olarak kaydeder; ayrıca eser veya tarikat aidiyeti vermez.
Hat, kalem ve medrese arasında bir ömür
Abdullah Efendi 1074/1663-64'te İstanbul'da, meşhur hattat Ağakapılı İsmail Efendi'nin oğlu olarak dünyaya geldi. Sülüs ve nesihi önce babasından, sonra Mirahur Camii'nin eski imamlarından Abdullah Efendi'den meşk etti; hocası aracılığıyla Hattat Hâfız Osman'ın açtığı üsluba bağlandı. Kaynaklar onu aynı zamanda şair, münşî ve musikişinas olarak anar; bilinen bir eseri yoktur.
İlim yoluna girip ulemâdan birinden mülâzemet aldıktan sonra birkaç pâye yükseldi ve kırk akçe medreseden mazul kaldı. 1113 saferinde Sayyâdbaşı Medresesi'yle başlayan müderrislik zinciri yirmi bir yıl sürdü; Süheyl Bey, Kadıasker Mehmed Efendi, Defterdar Yahyâ, Piyâle Paşa, Sahn-ı Semâniyye ve Debbâğzâde medreselerinden geçerek 1133 zilhiccesinde Sinan Paşa Medresesi'ne ulaştı.
Bu görevde iken 1134 şâbanında vefat etti. Vefeyât kaydı onu "ilimlerin meyvesini toplamaya talip, anlayış ehlinin halkasında oturan, salih ve gönlü saf, itikadı temiz bir mümin" diye anar.