Ara
Menü

Şeyh Hammâmi İsmâil Efendi

ŞEYH HAMMAMi İSMAİL EFENDİ Hamdi Baba halifesi olup, Seyyid Usul Dergahı'nda medffindur. (Kuddise sırruhu) . İki didem yaş döküp Şems tamam tô.rlh didim İtdin İsmaıl Efendi ciimm kurba1H Hak (J>- .:ı} ıf(:/ı:.:- LS...l:.i l L... 1 .!.lI) - 20 Sefer 1334/(28 Kasım 191 5), yevm-i Salı241 Büyük Aziz'in ya'ni Emin Efendi'nin damadı idi. Hamamı vardı. Seyyid…

Yol
Halvetiyye
Mekân
2 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

ŞEYH HAMMAMi İSMAİL EFENDİ

Hamdi Baba halifesi olup, Seyyid Usul Dergahı'nda medffindur. (Kuddise sırruhu) . İki didem yaş döküp Şems tamam tô.rlh didim İtdin İsmaıl Efendi ciimm kurba1H Hak (J>- .:ı} ıf(:/ı:.:- LS...l:.i l L... 1 .!.lI) - 20 Sefer 1334/(28 Kasım 191 5), yevm-i Salı241 Büyük Aziz'in ya'ni Emin Efendi'nin damadı idi. Hamamı vardı. Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş.

O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş. Çarşamba sabahı Hamdi Ba ba'nın oğlu ağlayarak dergaha gelip, pederinin irtihal eylediğini ve Seyyid Usul Der gahı'na defnini vasiyet ettiğini söyledikte Çarşamba günü, "Çarşamba günü mistifir ge leceğim." demesinin eser-i keramet olduğunu anlamıştır. (Kadılesa'llı1hu sırraha) Hammami İsmail Efendi için de Şeyh Abdi Efendi dedi ki: "Hiil-i ihtiztirırıda yanında idim.

Ya Hak ism-i şerifini pek aşıkane bir surette zikretmekte olduğunu gördüm." * * * Sadede rücu': Büyük Aziz ( Muhammed Emin-i Tevfik!) , işte bu suretle her gitdiği yerde in san-ı kamiller yetiştirmekte idi. Bir yere gidecek olsalar külfetsizce giderlerdi. Zenbil veya heybesini aldığı gibi azim olurdu. Tarik-ı Uşşaki'nin zamanımızda müceddidi ol muştur. Gitdiği yerlerde la-yuad müridler peyda eder. Orada bir halifesinin yed-i emanetine tevdi' eyler, geçer giderdi. Bu babtaki gayretlerini ta'yin ve tavsiften insan aciz kalır, tarik-ı Uşşaki'de müteferrid idi.

Neş'e-i kamilesi, gülistan-ı Uşşaki'yi in'itaf eylemiş idi. Nice Bektaşileri kendisi Bektaşi görünerek yolundan çeler, tarik-i Uşşa ki'ye döndürürdü. Bilmeyenler ona Bektaşi'dir derlerdi. Bir nutkunda li-hikmetin Bektaşiliği bile medhetmiş idi. Halbuki onun medhi bir siyaset-i tankat idi. Yoksa Muhammediyyü'l-meşreb sünniyyü'l-mezheb idi. Hiçbir şeyde i'tidalini gfüb etmemiş, kemalini asar-ı kamilesi ile ızhar eylemekte bulunmuş idi. Her nerede olsa herkesin mazhar-ı hürmeti olurdu. Ba'zı meşayıh tek kelerine, turuk-ı saire meşayıhından biri gelse derhal o tarika mahsus ayin yaptırırlar.

Şeyh Emin Efendi Tekkesi'nde Uşşak! ayininden başkasına müsaade etmez idi. Mes leği böyle idi. 24 1 . B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi. Hiç boş durmaz, asar-ı nadire-i tasavvufiyyeyi top lar, Sahaflar'da Uşşiikilerden her kimin yazdığı bir eser müsadif olursa satın alacağını söyler ve nakdi feda-karlıklar ederek bir hayli kütüb-i nefise elde ederlerdi. Hatta bu meyanda Hz. Salahi-i Uşşak! efendimizin bir çok asarını elde ederek külli yat vücuda getirmişlerdir. Kısm-ı a'zamı müellif hattıyladır.

İştirasına imkan buluna mayan nadirü'n-nüsha olan asarı üşenmez, usanmaz istinsah ederdi. Bu yolda cem' ü tahrir eylediği asardan mürekkeb bir kütüphane vücuda getirmiştir ki Samatya'daki dergahın bahçesinde kargir olarak inşasına muvaffak olduğu bina dahilindedir. Bi'z zat yazdıkları kitap ve divan üç yüze karibtir. Şeyh Nüzuli Mustafa Efendi'nin divanı nı da yazmış ve tab' ettirmiŞtir. o derece seyahatta bulunan bir zatın cem'-i asarda ve emr-i istinsahında göster diği harikaya hayran olmamak elimden gelmez. Şeyh Fethi Efendi'nin eş'arını bile is tinsaha teşebbüs edip Kaf ( J\i) harfine kadar yazmışlardı.

Ahir vakitlerinde za'f-ı pi ri te'siriyle çift gözlük takarlardı. Daima kitapla meşgfıl olurlardı. Huzzara okurlar, muğlak yerlerini şerh u tefsir ederlerdi. Mükerreren müşerref oldum. Hz. Salahi meşrebinde idi. Kendilerini zevk-ı tasav vuf istila etmiş idi. Ma-la-ya'ni söylemez daima hakayıktan bahs ederlerdi. Ümmi idi, fakat ümmi alim idi. llm-i ledünne mazhar idi. Zevk-ı ma'na yüz göstermiş, kendisi kitab-ı kainat olmuş idi. Kur'an-ı natık menzilesinde idi. Zevki, meşrebi, mezhebi da ima tevhid-i şerif idi. Vahdet-i vücudu en iyi anlayanlardan ve daima bu vadi-i zevk te tayy-i mesafe eyleyenlerden idi.

Fakr-ı tam onda üssü'l-esas idi. Yarını düşünmezdi. Nazarında zengin fakir müsa vi idi. Hatta bir gün dergaha Sultan Mahmud-ı saninin kerimesi Adile Sultan tebdi lü'l-kıyafe olarak gelmiş, dahil-i harem olup esna-yı zikirde bulunmuştu. Ehl-i tarik ve muhibb-i evliyau'llah bir muhaddere-i ismet idi. Büyük Aziz'e, "Efendim! Dergahı nıza Adile Sultan geldi. Hizmet ve muhabbet olunmasını söylemişler." Cevaben, "Buraya gelen mahv-ı vücüd ederek gelmelidir. Bu dergah fukarô. menzilidir. B 1uia sultanlık mev zü' -ı bahis olmaz.

Mademki ô.rzu etmiş gelmiş , efrô.d hakkııuia olduğu gibi kahvemizi içer, bizden fazla bir şey beklemez. " demiştir. Sahibe-i kemalat olan Adile Sultan, şeyhin bu halinden münkesire değil, müf tehire olarak memnunu'l-hal ve münşerihu'l-bal olarak avdet etmiştir. Hz. Şeyh süluka son derecede riayet eder, ikmal-i sül.uka muvaffak olamayana hi lafet vermezlerdi. Urefa-yı sUfiyyeden Şeyh Hariri Muhammed Kemal Efendi bir gün, nezd-i alilerine gelip, hem-sohbet olmuşlar. "Tarikat alış verişi yapalım.

Siz bana tarlk ı Uşşakı' den hilafet veriniz, ben de size tarlk-ı Rufm'den ve sair turuktan hilafet vereyim." dedikte, "Efendim! Biz cenô.zeyi gözümüzle görmedikçe namazına hazır olamayız. Hazret-i Şeyh Abdullah Salahaddin-i Uşşakı 477 Meslegi?niz böyledir. Tar&-ı Uşşilk.l'den müstahlef olmak istiyorsanız, intisilb edersiniz. Seyr u sülUku ikmal ile adlilH tarıkat üzere hilafet alırsınız. Yoksa böyle hatır için tarikat alış verişi edemeyiz. UsUlümüze mugayirdir." buyurmuşlardır. Azizim naklen beyan buyurdular: Şeyh Emin Efendi hazretleri hakayıka nazır bir zat-ı ali-kadir idi. Hz.

Mısri-i Ni yazi'nin Divan'ında ma'naca muğlak görünen ebyatın tevil-i ma'nasındaki tavr-ı be yanlarını meşayıh-ı rüsum ihata edemediklerinden aleyhine tevcih-i efkar eylemişler di. Hatta bir gün asitane-i Hz. Sünbül'de meşayıh hem-sohbet iken Şeyh Emin Efen di dahi dahil-i sohbetleri olmuştu. Fakat tevazuan kapı yanında bir mevki' işgal etmiş idi. Cereyan eden musahabeye müstemi' bulunuyordu. Hz.

Pir Efendimiz her-hayat olsaydı, şöyle hizmet ederdik, böyle yapardık diyenlerin sözünü havsalasına sığdıra mayan Emin Efendi söze karışarak ve cümlesinin zahir-perest, meslek-i hakikattan uzak bir halde olduklarını ızhara kalkışarak, "Eferıdim! Eger bugün Hz. Pir ber-hayilt bulunsalardı elimizden şeyhligimiz, bu saltanatımız giderdi endişesiyle , müşilrünileyhi sopa larla kovalardınız.

" demesi şiddetle iğbirarlarını, fart-ı inkisarlarını da'vet ederek iha ta edemedikleri meslek ve mişvarlarını vesile ittihaz ile24 2 ya i'dam, ya nefy veya ref i meşihat hakkında arz-ı mahzar yapmışlar, Sultan Aziz devrinin son şeyhü'l-lslamla rından olan Hayrullah Efendi merhuma takdim etmişlerdir. 209. sahife zeylinde tafsilen beyan ylediğim vechile Edirne'den urefa-yı kiram dan İsmail Rüşdi Efendi merhum ma'nevi me'muriyyetle lstanbul'a gelip, Büyük Aziz'in teşrih ve tafsil-i hakikat vadisinde yazdığı müdafaa-nameyi zamanın icabına, maslahatın tevfikına göre ta'dil etmek sGretiyle arz-ı hizmette bulunmuştu.

Şeyhü'l-lslam Hayrullah Efendi, bu işin tedkikına, ihtilafın refine Meclis-i Me şayıh reisi Çerkes-zade Kazasker Şeyh Tevfik Efendi'yi me'mur eylemiş, o zat-ı muh terem tedkik ve ta'mik-ı keyfiyyet eyledikte, Büyük Aziz'imin uluvv-i kadrine ve rif at-ı fikriyyesine vakıf ve meş3.yıh-ı sfürenin hakikattan münharif olarak i'raz-ı şah siye te'sirine kapıldıklarına arif olarak keyfiyyeti Şeyhü'l-lslam'a arz etmiştir. Şeyhü'l islam Efendi, Emin Efendi ile görüşmek arzusunu ızhar ederek mülakatlarında Hz.

Şeyh'in fikr-i hakikatla söylediği söze karşı iğbirarın na-be-mahal olduğuna ızhar-ı kanaatle işi her-taraf eylemişlerdir. ( Kaddesa'llilhu sırrahu) Hulefa-yı azizden Arabkirli Şeyh Halil Efendi merhUmdan mahdumu Şeyh Şerefeddin Efendi naklen beyan eyledi ki: 242. "Cenab-ı Hak, ( r>"ıl ı_,I) buyurdu da acaba niçin duvara secde ediniz buyurmadı ?"diye onlara tevcih ettiği sual dahi meşayıhın biiis-i infialleri olmuştu. Azizin bundaki maksadı hakayıka nazır dı. Maa't-teessüf anlaşılamamıştır. "Büyük Aziz İstanbul'u teşriften sonra şeyhi Hüseyin Hakkı Efendi hazretleri de teşrif buyurmuşlardı.

Kasımpaşa'da, mumaileyh Halil Efendi her ikisini da'vet ettiğinden hanele rinde her ikisi misô.fir kalmıştır. Eınln Efendi, azizine kemal-i ehemmiyet ve i'tina ile hiz met-kar olurlardı. Hüseyin Hakkı Efendi abdest almak istediğinde ihzar olunan leğen ibriği oda kapısının önünde dururdu. Geceleri Eınln Efendi azizinin yattığı odasının kapısı eşiğine baş kodu. Ta-be-sabah azizinin emrine müterakkıb oldu. Yatağa girip yatmadı . Biz bir in sô.mn azizine karşı nasıl bir vaz' ve tavır alacağını ondan öğrendik, der. Pederim merhUm bizleri o neş' eye sahip olmaya da' vet eylerdi. " Hz. Şeyh'in eseri ve divanı yoktur.

Meşhur olan bir nutku vardır ki aynen dere edeceğim. Ancak defter-i hatıratı olup, ona pek mühim, pek kıymet-dar şeyler dere etmişlerdir. Mütalaa ile şeref-yab oldum.

Cihanda kişi kendini eğer bulmazsa vah eyvah Kadir canında bir canan eğer bulmazsa vah eyvah Tutup bir mürşidin destin giyüp hırka vü tacını Virüp ikrarına iman eğer bulmazsa vah eyvah Ene'l-Hak kenzinin sım Nebi Adem' de hatm oldu Arayıp mekteb-i irfan eğer bulmazsa vah eyvah Kişi Hak suretin bilmez arar yerde vü hem gökde Ne imiş aslına burhan eğer bulmazsa vah eyvah Kalanlar ilm-i zahirde gelir a'ma gider a'md Nedir blumdaki Kur'an eğer bulmazsa vah eyvah Fenadan mevc urup devre karışmak gayeti müşkil Girüp uçııuıkda bir mekan eğer bulmazsa vah eyvah* Açup başın kılar zarı Ali babında teslimdir Emin derdi içün denndn eğer bulmazsa vah eyvah Emin Efendi, beyaz uzunca sakallı, mütenasibü'l-endam bir zat-ı ali-kadr idi.

Da ima beyaz arakiyye üzerine yeşil sarık sararlardı. Tezyinat-ı tecemmülata rağbetleri ol mayıp, fakat derbeder bir halde de gezmezlerdi. Daima vakarını muhafaza eder; halim, selim, fukara-perver idi. Ara sıra celali galib gelince hiddet-kar olduğu vaki' olurdu. Hazrer-i Şeyh Abdullah Salıihaddin-i Uşşilki 479 Menkuldür: Bir gün Samatya'da esna-yı devranda halifesi Şeyh Fahri Efendi merhuma zahirde bila-sebeb tokat atmıştır. Devranda meşayıhtan, müridandan ve devran haricinde züvvardan çok kimseler vardı. Herkesi büht ü hayret istila etmiş. Hikmetini Fahri Aziz idrak eylemiş.

Mes'ele vehle-i ulada huzzara kapalı kalmış idi. Meğer esna-yı devranda Fahri Aziz dünyaya müteallık bir hatıranın esiri olmuş, dil zi kirde gönül ağyarda olduğuna azizi keşfen muttali' olduğunda asar-ı hiddet göstererek onu halkın içinde dövmekle hem ikaza hem de acı bir imtihana da'vet eylemişti. Hatta vesile-cu-yı fırsat olan münafıklar aceleten vak'ayı Meclis-i Meşa yıh'a isal etmeleriyle ertesi gün dergaha bir müfettiş gelmiş. O sırada Fahri Aziz hav luyu süpürüyormuş. "Burada bir vak'a olmuş, suret-i cereyfüuııı talık.ika geldim. " dedik te, Fahri Aziz, "Burada öyle bir vak'a yoktur.

(Bu) işte bir yanlışlık olsa gerektir. Azlzimiz öyle şey yapmamıştır." diye müfettişi savmış. Fakat mertebe-i zatiyyesini yükseltmiştir. Ve azizine daha büyük bir muhabbetle, hürmetle sarılmış. Onu Hz. Hakk'ın bir ihsa nı diye bilmiştir. irtihali: Sinn-i alileri yüzyirmibir çağında iken, 22 Rebiu'l-evvel 1 33 1 ve 1 7 Şubat 1 328/( 29 Şubat 191 2 ) tarihine müsadif Cumartesi gecesi dağdağa-i dünyadan damen keş-i ferağat olmuşlardır. Vasiyetleri mucibince azizim Şeyh Mustafa Efendi tarafından gasl olunmuştur. Karlı bir gün idi. Cenazeleri Samatya'daki dergahtan cemaat-i kübra ile kaldırılarak Hz.

Sünbül'e götürülmüş, orada namazı kılınarak huzur-ı Hz. Pir'de tezkiye ve dua olunarak ihtifalat-ı layıka ile dergaha getirilip, kütüphanesinin önünde bahçenin or tasında ihzar olunan mahfaza-i kabirde kitab-ı irfan-ı vücudu hıfz olunmuştur. (Kad desa'llahu sırrahu) Kabrinin üzeri kapalı değildir. Elyevm esna-yı ziyarette görünen Uşşaki tacını hal i hayatlarında bir mezfüistanda kırılmış bir taştan parça alarak görmüş, zenbiline koya rak dergaha getirip bir köşede hıfz eylemiş idi. Ahiren kabrinin üstüne konulmuştur. Gayet ruhaniyyetli bir kabri olup, ziyaret-gah-ı uşşaktır.

Cidden ve hakikatan müceddid-i tarik-i Uşşaki olmuşlardır. Şimdiki usul-i devranı ve kıyam u kuud zikri nin suret-i tertibini Aydın havalisindeki dergahlarda görüp, ta'dil ve ilave ile tesis eden müşarünileyhtir. Şeyh Şihabeddin Efendi isminde bir mahdumları vardır. Ca-nişin olmuşlardır. Harb-i umumide dergaha cihet-i askeriyyeden cephane doldurulup, tevhid-hanenin döşeme tahtaları sıklete tahammül edemeyerek yıkılmış idi. Bu sebeble icra-yı ayin olunamazdı. Cenab-ı Hak bu abd-i kemtere tevfikat-ı ilahiyyesini ihsan bu yu rdu. lki- 480 Setine-i Evliya yüzelli lira sarfıyla yeniden i'marına muvaffak oldum.

ve mevlid-i şerif cem'iyyeti teş kil ile resm-i güşadı bi'l-icra elyevm erhab-ı zikre cilve-gah olmakta bulunmuştur. (el Hamdü li'lliihi teala hamden kesirli) Hulefası: Şeyh Hacı Osman Dede Efendi: Ticaretle meşgul idi. Manisa'da medfUn olup, müteaddid halifeler yetiştirmiştir. Şeyh Hacı Ömer Dede Efendi: Ticaretle meşg(il idi. Manisa'da medfUndur. Bi na-kerdesi dergahın şeyhi idi. Mahlası Abdülgani'dir. 29 1 . sahifedeki manzume-i ta rihiyye, dergahına aittir. Şeyh Hamdi Baba Efendi: Tercüme-i hali 28 1 . sahifede geçti. Şeyh Halil Efendi: Bezistanlıdır. Sakız'da medfündur.

Şeyh Selim Efendi: Telgraf me'murlarından idi. Eyüp'te Kırk Merdiven Mezarlığı'nın sağ tarafında medfUndur. Şeyh Mustafa Efendi: Asitanede medfUndur. Şeyh İzzet Dede: Evvelce Bektaşi iken azizin himmetiyle yola gelmiştir. Şeyh Mustafa Ziyaeddin Efendi: Karaman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu Dergahı şeyhi idi. Şeyh Ahmed Dede: Uşak'taki dergahın post-nişini idi orada medfUndur. Şeyh Hacı Dede: Evvelce Nakşi şeyhi idi. Azize intisab ve ikmal-i süluk ile kam yab oldu. Dergahta sebilci idi. Şeyh Hacı Haydar Efendi: Bilecik'te medfUndur. Şeyh Hafız Osman Efendi: Ulemadan idi. Mağrukan vefat etmiştir.

Fındıklı'da Dereiçi imamı idi. Şeyh Muhammed Fahreddin Himmeti Efendi: Tercüme-i hali atide müstakıllen yazılacaktır. Şeyh Muhammed Vuslati Efendi: Arabkir'de medfûndur. Şeyh Haydar Efendi: Karaman'da medfûndur. Tophane müşiriyyet yaveri idi. Arabkirli Şeyh Halil Efendi: Bahsi geçti. Şeyh Mahmud Bedreddin Efendi. Şeyh Mustafa Ziyaeddin Efendi: Karaman'da dergahında medfUndur. Hulefası müteaddittir. Şeyh Nureddin: Asitanede medfündur. Ati't-tercüme Muhammed Galib Bey'in eniştesidir. Bir halifesi vardır.

COĞRAFÎ HAFIZA2 bağlantılı mekânMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Hammâmî İsmâil Efendi’nin son zikri

Şeyh Abdi Efendi, Hammâmî İsmâil Efendi’nin son anlarında ‘Yâ Hak’ zikrini büyük bir vecd ve muhabbetle sürdürdüğünü gördüğünü nakleder.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şeyh Abdi Efendi’nin hatırası

Sefîne-i Evliyâ’da Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdi Efendi’den kısa bir hatıra nakledilir. Abdi Efendi, Hammâmî İsmâil Efendi’nin vefatına yakın zamanda yanında bulunduğunu ve onun “Yâ Hak” ism-i şerifini âşıkâne bir tavırla zikrettiğini gördüğünü söyler.

Anlatının sınırı

Bu kayıt ayrıntılı bir vefat tutanağı değil, bir tanığın hafızasında kalan son hâl anlatısıdır. Hammâmî İsmâil Efendi’nin zikirle anılan mânevî portresini tamamlayan gelenek içi hatıra olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi. Hiç boş durmaz, asar-ı nadire-i tasavvufiyyeyi top­ lar, Sahaflar'da Uşşiikilerden her kimin yazdığı bir eser müsadif olursa satın alacağını söyler ve nakdi feda-karlıklar ederek bir hayli kütüb-i nefise elde ederlerdi. Salahi-i Uşşak! efendimizin bir çok asarını elde ederek külli­ yat vücuda getirmişlerdir.

Metni gösterMetni daralt

B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi. Hiç boş durmaz, asar-ı nadire-i tasavvufiyyeyi top­ lar, Sahaflar'da Uşşiikilerden her kimin yazdığı bir eser müsadif olursa satın alacağını söyler ve nakdi feda-karlıklar ederek bir hayli kütüb-i nefise elde ederlerdi. Salahi-i Uşşak! efendimizin bir çok asarını elde ederek külli­ yat vücuda getirmişlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

Yoksa Muhammediyyü'l-meşreb sünniyyü'l-mezheb idi. Hiçbir şeyde i'tidalini gfüb etmemiş, kemalini asar-ı kamilesi ile ızhar eylemekte bulunmuş idi. Her nerede olsa herkesin mazhar-ı hürmeti olurdu.

Metni gösterMetni daralt

Yoksa Muhammediyyü'l-meşreb sünniyyü'l-mezheb idi. Hiçbir şeyde i'tidalini gfüb etmemiş, kemalini asar-ı kamilesi ile ızhar eylemekte bulunmuş idi. Her nerede olsa herkesin mazhar-ı hürmeti olurdu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi. Hiç boş durmaz, asar-ı nadire-i tasavvufiyyeyi top­ lar, Sahaflar'da Uşşiikilerden her kimin yazdığı bir eser müsadif olursa satın alacağını söyler ve nakdi feda-karlıklar ederek bir hayli kütüb-i nefise elde ederlerdi. Salahi-i Uşşak! efendimizin bir çok asarını elde ederek külli­ yat vücuda getirmişlerdir.

Metni gösterMetni daralt

B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi. Hiç boş durmaz, asar-ı nadire-i tasavvufiyyeyi top­ lar, Sahaflar'da Uşşiikilerden her kimin yazdığı bir eser müsadif olursa satın alacağını söyler ve nakdi feda-karlıklar ederek bir hayli kütüb-i nefise elde ederlerdi. Salahi-i Uşşak! efendimizin bir çok asarını elde ederek külli­ yat vücuda getirmişlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Divanı ve şiirleri 3

Bi'z­ zat yazdıkları kitap ve divan üç yüze karibtir. Şeyh Nüzuli Mustafa Efendi'nin divanı­ nı da yazmış ve tab' ettirmiŞtir. o derece seyahatta bulunan bir zatın cem'-i asarda ve emr-i istinsahında göster­ diği harikaya hayran olmamak elimden gelmez. Şeyh Fethi Efendi'nin eş'arını bile is­ tinsaha teşebbüs edip Kaf ( J\i) harfine kadar yazmışlardı.

Metni gösterMetni daralt

Bi'z­ zat yazdıkları kitap ve divan üç yüze karibtir. Şeyh Nüzuli Mustafa Efendi'nin divanı­ nı da yazmış ve tab' ettirmiŞtir. o derece seyahatta bulunan bir zatın cem'-i asarda ve emr-i istinsahında göster­ diği harikaya hayran olmamak elimden gelmez. Şeyh Fethi Efendi'nin eş'arını bile is­ tinsaha teşebbüs edip Kaf ( J\i) harfine kadar yazmışlardı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 4

Urefa-yı sUfiyyeden Şeyh Hariri Muhammed Kemal Efendi bir gün, nezd-i alilerine gelip, hem-sohbet olmuşlar. Siz bana tarlk­ ı Uşşakı' den hilafet veriniz, ben de size tarlk-ı Rufm'den ve sair turuktan hilafet vereyim." dedikte, "Efendim! Biz cenô.zeyi gözümüzle görmedikçe namazına hazır olamayız.

Metni gösterMetni daralt

Urefa-yı sUfiyyeden Şeyh Hariri Muhammed Kemal Efendi bir gün, nezd-i alilerine gelip, hem-sohbet olmuşlar. Siz bana tarlk­ ı Uşşakı' den hilafet veriniz, ben de size tarlk-ı Rufm'den ve sair turuktan hilafet vereyim." dedikte, "Efendim! Biz cenô.zeyi gözümüzle görmedikçe namazına hazır olamayız.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 5

Şeyhü'l­ islam Efendi, Emin Efendi ile görüşmek arzusunu ızhar ederek mülakatlarında Hz. Şeyh'in fikr-i hakikatla söylediği söze karşı iğbirarın na-be-mahal olduğuna ızhar-ı kanaatle işi her-taraf eylemişlerdir. ( Kaddesa'llilhu sırrahu) Hulefa-yı azizden Arabkirli Şeyh Halil Efendi merhUmdan mahdumu Şeyh Şerefeddin Efendi naklen beyan eyledi ki: 242. "Cenab-ı Hak, ( r>"ıl ı_,I) buyurdu da acaba niçin duvara secde ediniz buyurmadı ?"diye onlara tevcih ettiği sual dahi meşayıhın biiis-i infialleri olmuştu.

Metni gösterMetni daralt

Şeyhü'l­ islam Efendi, Emin Efendi ile görüşmek arzusunu ızhar ederek mülakatlarında Hz. Şeyh'in fikr-i hakikatla söylediği söze karşı iğbirarın na-be-mahal olduğuna ızhar-ı kanaatle işi her-taraf eylemişlerdir. ( Kaddesa'llilhu sırrahu) Hulefa-yı azizden Arabkirli Şeyh Halil Efendi merhUmdan mahdumu Şeyh Şerefeddin Efendi naklen beyan eyledi ki: 242. "Cenab-ı Hak, ( r>"ıl ı_,I) buyurdu da acaba niçin duvara secde ediniz buyurmadı ?"diye onlara tevcih ettiği sual dahi meşayıhın biiis-i infialleri olmuştu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş. Çarşamba sabahı Hamdi Ba­ ba'nın oğlu ağlayarak dergaha gelip, pederinin irtihal eylediğini ve Seyyid Usul Der­ gahı'na defnini vasiyet ettiğini söyledikte Çarşamba günü, "Çarşamba günü mistifir ge­ leceğim." demesinin eser-i keramet olduğunu anlamıştır. (Kadılesa'llı1hu sırraha) Hammami İsmail Efendi için de Şeyh Abdi Efendi dedi ki: "Hiil-i ihtiztirırıda yanında idim.

Metni gösterMetni daralt

Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş. Çarşamba sabahı Hamdi Ba­ ba'nın oğlu ağlayarak dergaha gelip, pederinin irtihal eylediğini ve Seyyid Usul Der­ gahı'na defnini vasiyet ettiğini söyledikte Çarşamba günü, "Çarşamba günü mistifir ge­ leceğim." demesinin eser-i keramet olduğunu anlamıştır. (Kadılesa'llı1hu sırraha) Hammami İsmail Efendi için de Şeyh Abdi Efendi dedi ki: "Hiil-i ihtiztirırıda yanında idim.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

İki didem yaş döküp Şems tamam tô.rlh didim İtdin İsmaıl Efendi ciimm kurba1H Hak (J>- .:ı} ıf(:/ı:.:- LS...l:.i l L... 1 .!.lI) - 20 Sefer 1334/(28 Kasım 191 5), yevm-i Salı241 Büyük Aziz'in ya'ni Emin Efendi'nin damadı idi. Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş.

Metni gösterMetni daralt

İki didem yaş döküp Şems tamam tô.rlh didim İtdin İsmaıl Efendi ciimm kurba1H Hak (J>- .:ı} ıf(:/ı:.:- LS...l:.i l L... 1 .!.lI) - 20 Sefer 1334/(28 Kasım 191 5), yevm-i Salı241 Büyük Aziz'in ya'ni Emin Efendi'nin damadı idi. Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş. Çarşamba sabahı Hamdi Ba­ ba'nın oğlu ağlayarak dergaha gelip, pederinin irtihal eylediğini ve Seyyid Usul Der­ gahı'na defnini vasiyet ettiğini söyledikte Çarşamba günü, "Çarşamba günü mistifir ge­ leceğim." demesinin eser-i keramet olduğunu anlamıştır. (Kadılesa'llı1hu sırraha) Hammami İsmail Efendi için de Şeyh Abdi Efendi dedi ki: "Hiil-i ihtiztirırıda yanında idim.

Metni gösterMetni daralt

Seyyid Usul Dergahı şeyhi suleha-i ümmetten Abdi Efendi, Hamdi Baba hakkında nakl eyledi: "Hamdi Baba bir Pazartesi günü gelmiş, dergah civarında bir yerde tıraş olmuş, kahve borcunu vermiş, Abdi Efendi'ye gelip, "Biz Çarşamba günü size mistifir geleceğiz." demiş. O dahi, "Buyurunuz, muhabbet ederiz." cevabını vermiş. Çarşamba sabahı Hamdi Ba­ ba'nın oğlu ağlayarak dergaha gelip, pederinin irtihal eylediğini ve Seyyid Usul Der­ gahı'na defnini vasiyet ettiğini söyledikte Çarşamba günü, "Çarşamba günü mistifir ge­ leceğim." demesinin eser-i keramet olduğunu anlamıştır. (Kadılesa'llı1hu sırraha) Hammami İsmail Efendi için de Şeyh Abdi Efendi dedi ki: "Hiil-i ihtiztirırıda yanında idim.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 3

Ehl-i tarik ve muhibb-i evliyau'llah bir muhaddere-i ismet idi. Hizmet ve muhabbet olunmasını söylemişler." Cevaben, "Buraya gelen mahv-ı vücüd ederek gelmelidir. Mademki ô.rzu etmiş gelmiş , efrô.d hakkııuia olduğu gibi kahvemizi içer, bizden fazla bir şey beklemez.

Metni gösterMetni daralt

Ehl-i tarik ve muhibb-i evliyau'llah bir muhaddere-i ismet idi. Hizmet ve muhabbet olunmasını söylemişler." Cevaben, "Buraya gelen mahv-ı vücüd ederek gelmelidir. Mademki ô.rzu etmiş gelmiş , efrô.d hakkııuia olduğu gibi kahvemizi içer, bizden fazla bir şey beklemez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 4

Yoksa böyle hatır için tarikat alış verişi edemeyiz. Azizim naklen beyan buyurdular: Şeyh Emin Efendi hazretleri hakayıka nazır bir zat-ı ali-kadir idi. Mısri-i Ni­ yazi'nin Divan'ında ma'naca muğlak görünen ebyatın tevil-i ma'nasındaki tavr-ı be­ yanlarını meşayıh-ı rüsum ihata edemediklerinden aleyhine tevcih-i efkar eylemişler­ di.

Metni gösterMetni daralt

Yoksa böyle hatır için tarikat alış verişi edemeyiz. Azizim naklen beyan buyurdular: Şeyh Emin Efendi hazretleri hakayıka nazır bir zat-ı ali-kadir idi. Mısri-i Ni­ yazi'nin Divan'ında ma'naca muğlak görünen ebyatın tevil-i ma'nasındaki tavr-ı be­ yanlarını meşayıh-ı rüsum ihata edemediklerinden aleyhine tevcih-i efkar eylemişler­ di.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 5

Şeyh'in fikr-i hakikatla söylediği söze karşı iğbirarın na-be-mahal olduğuna ızhar-ı kanaatle işi her-taraf eylemişlerdir. ( Kaddesa'llilhu sırrahu) Hulefa-yı azizden Arabkirli Şeyh Halil Efendi merhUmdan mahdumu Şeyh Şerefeddin Efendi naklen beyan eyledi ki: 242. "Cenab-ı Hak, ( r>"ıl ı_,I) buyurdu da acaba niçin duvara secde ediniz buyurmadı ?"diye onlara tevcih ettiği sual dahi meşayıhın biiis-i infialleri olmuştu. "Büyük Aziz İstanbul'u teşriften sonra şeyhi Hüseyin Hakkı Efendi hazretleri de teşrif buyurmuşlardı.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh'in fikr-i hakikatla söylediği söze karşı iğbirarın na-be-mahal olduğuna ızhar-ı kanaatle işi her-taraf eylemişlerdir. ( Kaddesa'llilhu sırrahu) Hulefa-yı azizden Arabkirli Şeyh Halil Efendi merhUmdan mahdumu Şeyh Şerefeddin Efendi naklen beyan eyledi ki: 242. "Cenab-ı Hak, ( r>"ıl ı_,I) buyurdu da acaba niçin duvara secde ediniz buyurmadı ?"diye onlara tevcih ettiği sual dahi meşayıhın biiis-i infialleri olmuştu. "Büyük Aziz İstanbul'u teşriften sonra şeyhi Hüseyin Hakkı Efendi hazretleri de teşrif buyurmuşlardı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

Tarik-ı Uşşaki'nin zamanımızda müceddidi ol­ muştur. Orada bir halifesinin yed-i emanetine tevdi' eyler, geçer giderdi. Bu babtaki gayretlerini ta'yin ve tavsiften insan aciz kalır, tarik-ı Uşşaki'de müteferrid idi.

Metni gösterMetni daralt

Tarik-ı Uşşaki'nin zamanımızda müceddidi ol­ muştur. Orada bir halifesinin yed-i emanetine tevdi' eyler, geçer giderdi. Bu babtaki gayretlerini ta'yin ve tavsiften insan aciz kalır, tarik-ı Uşşaki'de müteferrid idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Tekke ve irşad mekânı 2

Ba'zı meşayıh tek­ kelerine, turuk-ı saire meşayıhından biri gelse derhal o tarika mahsus ayin yaptırırlar. Şeyh Emin Efendi Tekkesi'nde Uşşak! ayininden başkasına müsaade etmez idi. B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi.

Metni gösterMetni daralt

Ba'zı meşayıh tek­ kelerine, turuk-ı saire meşayıhından biri gelse derhal o tarika mahsus ayin yaptırırlar. Şeyh Emin Efendi Tekkesi'nde Uşşak! ayininden başkasına müsaade etmez idi. B u ibarenin hesaplanmasından 1 337 yılı çıkmaktadır. ( H ) Tetebbu'-ı asarı per severdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Usul, zikir ve seyrüsülûk 3

Vahdet-i vücudu en iyi anlayanlardan ve daima bu vadi-i zevk­ te tayy-i mesafe eyleyenlerden idi. Hatta bir gün dergaha Sultan Mahmud-ı saninin kerimesi Adile Sultan tebdi­ lü'l-kıyafe olarak gelmiş, dahil-i harem olup esna-yı zikirde bulunmuştu. Ehl-i tarik ve muhibb-i evliyau'llah bir muhaddere-i ismet idi.

Metni gösterMetni daralt

Vahdet-i vücudu en iyi anlayanlardan ve daima bu vadi-i zevk­ te tayy-i mesafe eyleyenlerden idi. Hatta bir gün dergaha Sultan Mahmud-ı saninin kerimesi Adile Sultan tebdi­ lü'l-kıyafe olarak gelmiş, dahil-i harem olup esna-yı zikirde bulunmuştu. Ehl-i tarik ve muhibb-i evliyau'llah bir muhaddere-i ismet idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Usul, zikir ve seyrüsülûk 4

Şeyh süluka son derecede riayet eder, ikmal-i sül.uka muvaffak olamayana hi­ lafet vermezlerdi. Urefa-yı sUfiyyeden Şeyh Hariri Muhammed Kemal Efendi bir gün, nezd-i alilerine gelip, hem-sohbet olmuşlar. Siz bana tarlk­ ı Uşşakı' den hilafet veriniz, ben de size tarlk-ı Rufm'den ve sair turuktan hilafet vereyim." dedikte, "Efendim!

Metni gösterMetni daralt

Şeyh süluka son derecede riayet eder, ikmal-i sül.uka muvaffak olamayana hi­ lafet vermezlerdi. Urefa-yı sUfiyyeden Şeyh Hariri Muhammed Kemal Efendi bir gün, nezd-i alilerine gelip, hem-sohbet olmuşlar. Siz bana tarlk­ ı Uşşakı' den hilafet veriniz, ben de size tarlk-ı Rufm'den ve sair turuktan hilafet vereyim." dedikte, "Efendim!

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Usul, zikir ve seyrüsülûk 5

Mısri-i Ni­ yazi'nin Divan'ında ma'naca muğlak görünen ebyatın tevil-i ma'nasındaki tavr-ı be­ yanlarını meşayıh-ı rüsum ihata edemediklerinden aleyhine tevcih-i efkar eylemişler­ di. Sünbül'de meşayıh hem-sohbet iken Şeyh Emin Efen­ di dahi dahil-i sohbetleri olmuştu. Fakat tevazuan kapı yanında bir mevki' işgal etmiş idi.

Metni gösterMetni daralt

Mısri-i Ni­ yazi'nin Divan'ında ma'naca muğlak görünen ebyatın tevil-i ma'nasındaki tavr-ı be­ yanlarını meşayıh-ı rüsum ihata edemediklerinden aleyhine tevcih-i efkar eylemişler­ di. Sünbül'de meşayıh hem-sohbet iken Şeyh Emin Efen­ di dahi dahil-i sohbetleri olmuştu. Fakat tevazuan kapı yanında bir mevki' işgal etmiş idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 6

Ancak defter-i hatıratı olup, ona pek mühim, pek kıymet-dar şeyler dere etmişlerdir. Cihanda kişi kendini eğer bulmazsa vah eyvah Kadir canında bir canan eğer bulmazsa vah eyvah Tutup bir mürşidin destin giyüp hırka vü tacını Virüp ikrarına iman eğer bulmazsa vah eyvah Ene'l-Hak kenzinin sım Nebi Adem' de hatm oldu Arayıp mekteb-i irfan eğer bulmazsa vah eyvah Kişi Hak suretin bilmez arar yerde vü hem gökde Ne imiş aslına burhan eğer bulmazsa vah eyvah Kalanlar ilm-i zahirde gelir a'ma gider a'md Nedir blumdaki Kur'an eğer bulmazsa vah eyvah Fenadan mevc urup devre karışmak gayeti müşkil Girüp uçııuıkda bir mekan eğer bulmazsa vah eyvah* Açup başın kılar zarı Ali babında teslimdir Emin derdi içün denndn eğer bulmazsa vah eyvah Emin Efendi, beyaz uzunca sakallı, mütenasibü'l-endam bir zat-ı ali-kadr idi. Da­ ima beyaz arakiyye üzerine yeşil sarık sararlardı.

Metni gösterMetni daralt

Ancak defter-i hatıratı olup, ona pek mühim, pek kıymet-dar şeyler dere etmişlerdir. Cihanda kişi kendini eğer bulmazsa vah eyvah Kadir canında bir canan eğer bulmazsa vah eyvah Tutup bir mürşidin destin giyüp hırka vü tacını Virüp ikrarına iman eğer bulmazsa vah eyvah Ene'l-Hak kenzinin sım Nebi Adem' de hatm oldu Arayıp mekteb-i irfan eğer bulmazsa vah eyvah Kişi Hak suretin bilmez arar yerde vü hem gökde Ne imiş aslına burhan eğer bulmazsa vah eyvah Kalanlar ilm-i zahirde gelir a'ma gider a'md Nedir blumdaki Kur'an eğer bulmazsa vah eyvah Fenadan mevc urup devre karışmak gayeti müşkil Girüp uçııuıkda bir mekan eğer bulmazsa vah eyvah* Açup başın kılar zarı Ali babında teslimdir Emin derdi içün denndn eğer bulmazsa vah eyvah Emin Efendi, beyaz uzunca sakallı, mütenasibü'l-endam bir zat-ı ali-kadr idi. Da­ ima beyaz arakiyye üzerine yeşil sarık sararlardı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

TARİHÎ MEKÂNŞeyh Emin Efendi TekkesiŞeyh Emin Efendi Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Şeyh Emin Efendi Tekkesi'nde Uşşak! ayininden başkasına müsaade etmez idi. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Hammâmi İsmâil Efendi.Konya · TürkiyeKaraman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu DergahıKaraman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu Dergahı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Şeyh Mustafa Ziyaeddin Efendi: Karaman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu Dergahı şeyhi idi. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Hammâmi İsmâil Efendi.