Ara
Menü

Hammâmî İsmâil Efendi

Hammâmî İsmâil Efendi (ö. 1915), Hamdi Baba’nın halifesi, Muhammed Emîn-i Tevfîkī’nin damadı ve Seyyid Usûl Dergâhı hazîresinde medfun Uşşâkî şeyhidir.

Vefat
1915
Unvan
Uşşâkî şeyhi · Hamdi Baba’nın halifesi

Uşşâkî çevresindeki yeri

Hammâmî İsmâil Efendi, Uşşâkî şeyhi Hamdi Baba’nın halifesiydi. Kaynakta “Büyük Aziz” diye anılan Muhammed Emîn-i Tevfîkī Efendi’nin damadı olduğu ve bir hamam işlettiği kaydedilir. Doğum yeri, tahsili ve irşad faaliyetinin ayrıntıları aynı kaynakta verilmez.

Vefatı ve medfeni

Sefîne’de 20 Safer 1334 tarihinin yanında 28 Kasım 1915 karşılığı yazılmıştır; tarih manzumesinin hesabı için ayrıca 1337 notu düşülür. Bu kayıtlar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle gün ve ay kesin künye verisi yapılmamış, 1915 yılı korunmuştur. Seyyid Usûl Dergâhı hazîresine defnedildi.

Son zikri

Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdi Efendi, vefatı sırasında yanında bulunduğunu ve İsmâil Efendi’nin “Yâ Hak” ism-i şerifini büyük bir aşk ve vecd içinde zikrettiğini aktarır. Kaynakta bu kısa tanıklıktan sonra gelen uzun Muhammed Emîn-i Tevfîkī biyografisi Hammâmî İsmâil’e ait değildir ve dosyadan ayrılmıştır.

Uşşâkî mirasını derleyen bir şeyh

Hammâmî İsmâil Efendi’yi Sefîne’de öne çıkaran vasıf, eser toplama ve çoğaltma gayretidir. Hiç boş durmaz, nadir tasavvuf eserlerini arar; Sahaflar’da bir Uşşâkî müellifinin eserine rastlanırsa satın alacağını söyler ve bunun için maddî fedakârlığa girerdi. Salâhî-i Uşşâkî’nin birçok eserini toplayarak bir külliyat meydana getirmiştir.

Kendi eliyle yazdığı kitap ve divanlar üç yüze yaklaşır. Şeyh Nüzûlî Mustafa Efendi’nin divanını yazıp bastırmış, Şeyh Fethî Efendi’nin şiirlerini de istinsaha girişerek “kaf” harfine kadar getirmiştir. Vassâf, bu kadar seyahat eden bir kişinin böyle bir emeğe nasıl vakit bulduğuna hayret ettiğini yazar.

Usûl konusunda titizdi: sülûkünü tamamlayamayana hilâfet vermez, Şeyh Emin Efendi Tekkesi’nde Uşşâkî âyininden başkasına izin vermezdi. Kendisine karşılıklı hilâfet teklif eden bir şeyhe verdiği cevap bu tavrın özetidir: “Biz cenâzeyi gözümüzle görmedikçe namazına hâzır olamayız.”

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Sultan kızına da ayrı muamele yok

Kılık değiştirip dergâha gelen Âdile Sultan için ayrı bir ikram istendiğinde, buraya gelenin herkes gibi kahve içeceğini söylemiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne, dergâha bir gün Sultan II. Mahmud’un kızı Âdile Sultan’ın kılık değiştirerek geldiğini, hareme girip zikir esnasında bulunduğunu anlatır; onu “ehl-i tarîk ve muhibb-i evliyâullah bir muhaddere-i ismet” diye tanıtır.

Kendisine ayrıca hizmet ve iltifat edilmesi söylenince şu cevabı vermiştir: “Buraya gelen mahv-ı vücûd ederek gelmelidir. Mâdemki ârzû etmiş gelmiş, efrâd hakkında olduğu gibi kahvemizi içer, bizden fazla bir şey beklemez.”

Çerçeve. Anlatı, tekke kapısının içeride rütbe tanımadığına dair klasik bir örnektir; hanedan mensubunun kılık değiştirerek gelmesi de zaten aynı kabulün karşı taraftan tasdikidir. Dilimlenmiş metinde bu paragrafın öznesi tam belirgin olmadığı için kayıt ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Son nefeste Yâ Hak zikri

Abdi Efendi, Hammâmî İsmâil Efendi’nin vefatı sırasında yanında bulunduğunu ve onun Yâ Hak ism-i şerifini aşk içinde zikrettiğini aktarır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdi Efendi’nin tanıklığına göre Hammâmî İsmâil Efendi, ihtizar hâlinde “Yâ Hak” ism-i şerifini büyük bir vecd ve muhabbetle zikretmekteydi. Bu kısa kayıt, kaynağın ona ayırdığı müstakil menkıbe parçasıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Üç yüze yakın istinsah, bir Uşşâkî kütüphanesi

Sahaflar’da rastladığı her Uşşâkî eserini satın alır, kendi eliyle yazdığı kitap ve divanlar üç yüze yaklaşırdı.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, İsmâil Efendi’nin eser araştırmayı çok sevdiğini, hiç boş durmayıp nadir tasavvuf eserlerini topladığını anlatır. Sahaflar’da Uşşâkîlerden kimin yazdığı bir eserle karşılaşılırsa satın alacağını söyler, maddî fedakârlıklara girerek epeyce nefis kitap elde ederdi. Salâhî-i Uşşâkî’nin birçok eserini toplayarak bir külliyat meydana getirmiştir.

Bizzat kendi yazdığı kitap ve divanların sayısı üç yüze yakındır. Şeyh Nüzûlî Mustafa Efendi’nin divanını hem yazmış hem bastırmış; Şeyh Fethî Efendi’nin şiirlerini de istinsaha girişip “kaf” harfine kadar yazmıştır. Vassâf, bu kadar çok seyahat eden bir zâtın eser toplama ve çoğaltmadaki bu gayretine hayran kalmamanın elinden gelmediğini söyler.

Çerçeve. Bir yolun hâfızası çoğu zaman kütüphanesiyle ayakta kalır; bu kayıt, Uşşâkî literatürünün XX. yüzyıla ulaşmasında tek bir şeyhin ne kadar belirleyici olabildiğini gösterir. Sayılar Vassâf’ın çağdaş tanıklığına dayandığı için belgeli sayılabilir; ancak bu üç yüze yakın nüshanın bugün nerede olduğu metinden anlaşılmaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Tarîkat alışverişi edemeyiz”

Karşılıklı hilâfet teklif eden bir şeyhe, görmediği cenazenin namazına duramayacağını söyleyerek red cevabı vermiştir.

Metni gösterMetni daralt

Sülûke son derece riayet eder, sülûkünü tamamlayamayana hilâfet vermezdi. Sûfî âriflerden Şeyh Harîrî Muhammed Kemâl Efendi bir gün huzuruna gelip sohbet etmiş ve “Siz bana tarîk-ı Uşşâkî’den hilâfet veriniz, ben de size tarîk-ı Rufâî’den ve sair turuktan hilâfet vereyim” demiştir.

Aldığı cevap kısadır: “Efendim! Biz cenâzeyi gözümüzle görmedikçe namazına hâzır olamayız. Yoksa böyle hatır için tarîkat alışverişi edemeyiz.”

Çerçeve. Söz, hilâfetin bir nezaket jesti değil bir şahitlik olduğunu söyler: görülmeyen bir sülûke icâzet vermek, görülmeyen cenazenin namazını kılmak gibidir. Son devirde çoklu icâzetlerin yaygınlaştığı bir ortamda bu red, usûl titizliğinin sözle formüle edilmiş hâlidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Kavram dünyası

İlk 2 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Tekkesinde yalnız Uşşâkî âyini

Başka tekkelerde misafir şeyhin yoluna göre âyin yapılırken, o Şeyh Emin Efendi Tekkesi’nde Uşşâkî âyininden başkasına izin vermezdi.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, bazı şeyhlerin tekkelerine başka tarikatlardan bir şeyh geldiğinde hemen o yola mahsus âyin yaptırdıklarını söyler. İsmâil Efendi ise Şeyh Emin Efendi Tekkesi’nde Uşşâkî âyininden başkasına müsaade etmezdi.

Çerçeve. Küçük görünen bu ayrıntı, son devir İstanbul tekkelerinde usûl esnekliğinin ne kadar yaygın olduğunu ve buna direnenlerin istisna sayıldığını gösterir. Vassâf’ın bunu ayrıca kaydetmesi, misafire göre âyin değiştirmenin dönemin yaygın nezaketi hâline geldiğine dolaylı bir tanıklıktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Vefat tarihindeki uyuşmazlık

Vefatına söylenen tarih beytinin hesabı ile metinde verilen gün birbirini tutmaz.

Metni gösterMetni daralt

Vefatı için Sefîne’de bir tarih beyti nakledilir: “İki dîdem yaş döküp Şems tamâm târîh didim / İtdin İsmâîl Efendi câmın kurbân Hak.” Metinde tarih olarak 20 Safer 1334, Salı günü ve karşılığı olarak 1915 yılı gösterilir.

Buna karşılık aynı sayfaya düşülen notta ibarenin hesabından 1337 yılı çıktığı belirtilir.

Çerçeve. Ebced ile düşürülen tarihler, bir harfin okunuşu veya nüsha farkı yüzünden kolayca kayar; bu yüzden mezar taşı, tarih beyti ve metin içi tarih birbirini doğrulamadan kesin hüküm verilmemelidir. Kayıtta her iki değer de saklanmalı, hangisinin esas alındığı açıkça belirtilmelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeSeyyid Usûl DergâhıSefîne’de şeyhi Abdî Efendi’nin nakilleriyle anılan dergâh; hazîresi Hammâmî İsmâil Efendi’nin medfeni olarak kayıtlıdır. Metinde ayrıca Hamdi Baba’nın buraya defnini vasiyet ettiği anlatılır. İlişkili kişi dosyası Hammâmî İsmâil Efendi : Hammâmî İsmâil Efendi (ö. 20 Safer 1334/1915), Bursa’da Çakır Ağa Hamamı’nı işleten; Testereci Ahmed Hamdi Baba’ya intisap ederek hilâfet alan ve Seyyid Usûl Dergâhı haziresine defnedilen Uşşâkî şeyhidir.TARİHÎ MEKÂNŞeyh Emin Efendi TekkesiKaynakta geçen mekân Şeyh Emin Efendi Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hammâmî İsmâil Efendi.Konya · TürkiyeKaraman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu DergahıKaynakta geçen mekân Karaman'da Konya Aksaray'ında Sofuoğlu Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hammâmî İsmâil Efendi.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
  3. [3]Kişi kaynak denetimi — Hammâmî İsmâil Efendi
  4. [4]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →