HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Uşşâkî çevresindeki yeri
Hammâmî İsmâil Efendi, Uşşâkî şeyhi Hamdi Baba’nın halifesiydi. Kaynakta “Büyük Aziz” diye anılan Muhammed Emîn-i Tevfîkī Efendi’nin damadı olduğu ve bir hamam işlettiği kaydedilir. Doğum yeri, tahsili ve irşad faaliyetinin ayrıntıları aynı kaynakta verilmez.
Vefatı ve medfeni
Sefîne’de 20 Safer 1334 tarihinin yanında 28 Kasım 1915 karşılığı yazılmıştır; tarih manzumesinin hesabı için ayrıca 1337 notu düşülür. Bu kayıtlar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle gün ve ay kesin künye verisi yapılmamış, 1915 yılı korunmuştur. Seyyid Usûl Dergâhı hazîresine defnedildi.
Son zikri
Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdi Efendi, vefatı sırasında yanında bulunduğunu ve İsmâil Efendi’nin “Yâ Hak” ism-i şerifini büyük bir aşk ve vecd içinde zikrettiğini aktarır. Kaynakta bu kısa tanıklıktan sonra gelen uzun Muhammed Emîn-i Tevfîkī biyografisi Hammâmî İsmâil’e ait değildir ve dosyadan ayrılmıştır.
Uşşâkî mirasını derleyen bir şeyh
Hammâmî İsmâil Efendi’yi Sefîne’de öne çıkaran vasıf, eser toplama ve çoğaltma gayretidir. Hiç boş durmaz, nadir tasavvuf eserlerini arar; Sahaflar’da bir Uşşâkî müellifinin eserine rastlanırsa satın alacağını söyler ve bunun için maddî fedakârlığa girerdi. Salâhî-i Uşşâkî’nin birçok eserini toplayarak bir külliyat meydana getirmiştir.
Kendi eliyle yazdığı kitap ve divanlar üç yüze yaklaşır. Şeyh Nüzûlî Mustafa Efendi’nin divanını yazıp bastırmış, Şeyh Fethî Efendi’nin şiirlerini de istinsaha girişerek “kaf” harfine kadar getirmiştir. Vassâf, bu kadar seyahat eden bir kişinin böyle bir emeğe nasıl vakit bulduğuna hayret ettiğini yazar.
Usûl konusunda titizdi: sülûkünü tamamlayamayana hilâfet vermez, Şeyh Emin Efendi Tekkesi’nde Uşşâkî âyininden başkasına izin vermezdi. Kendisine karşılıklı hilâfet teklif eden bir şeyhe verdiği cevap bu tavrın özetidir: “Biz cenâzeyi gözümüzle görmedikçe namazına hâzır olamayız.”