Ara
Menü

Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî

Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî (ö. 1046/1637), Ubeydullah Ahrâr'ın soyundan gelen; Hâce Ahmed Sâdık-ı Taşkendî'den terbiye alıp 1016/1607-08'de Emir Buhârî Zâviyesi postuna geçen Nakşibendî şeyhidir.

Vefat
1637
Unvan
Ubeydullah Ahrâr ailesinden Emir Buhârî Zâviyesi postnişini

Taşkent ve aile çevresi

Hâce Fazlullah, Taşkent'te doğdu. Kaynak nesebini babası Seyyid Muhammed Saîd, dedesi Seyyid Muhammed Mesud ve büyük dedesi Hâce Abdüssemî üzerinden Hâce Ubeydullah Ahrâr'a bağlar. Bu soy kaydı, onu daha sonraki yüzyılda aynı tekke çevresinde görev yapan Seyyid Fazlullah Efendi'den ayıran temel kimlik delillerindendir.

Tahsili ve Nakşibendî terbiyesi

Dinî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvuf yoluna yöneldi. Amcası ve Nakşibendî şeyhi Seyyid Hâce Ahmed Sâdık-ı Taşkendî'ye intisap ederek uzun süre hizmetinde bulundu.

İstanbul ve hac yolculuğu

İstanbul'a gelerek bir müddet burada kaldı; ardından hac ve Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret amacıyla Hicaz'a gitti. Hac dönüşünde yeniden İstanbul'a yerleşti.

Emir Buhârî Zâviyesi postu

Amcazadesi Ziyâeddin Ahmed Efendi'nin ardından 1016/1607-08'de Fâtih Camii yakınındaki Emir Buhârî Zâviyesi'nin postuna geçti. Kaynak, burada irşad ve talebe terbiyesiyle meşgul olduğunu; yöneticilerle yakınlıktan kaçınıp ilim talebeleri ve fakr ehliyle sohbeti tercih ettiğini kaydeder.

Vefatı, defni ve halefi

Zilkade 1046'da, Mart-Nisan 1637'de vefat etti. Suriçi dışında bulunan Baba Haydar Nakşibendî Zâviyesi sahasına defnedildi. Emir Buhârî Zâviyesi'nin meşihatı oğlu Seyyid Abdullah Efendi'ye verildi.

Taşkent’ten Fatih’e

Doğu beldelerinde şeyh ve âlim ailelerinin kaynağı sayılan Taşkent’te doğdu. Önce dinî ilimlerle tam bir gayretle meşgul oldu; hazırlığını tamamlayınca tasavvuf yoluna girdi ve büyük amcası Seyyid Hâce Ahmed Sâdık’ın meclisine mülâzım oldu. Uzun bir hizmetten sonra şeyhinin telkiniyle icâzet aldı.

Ardından İstanbul’a geldi ve bir süre burada kaldı; sonra hac ve Ravza ziyareti için Hicaz’a gitti. Dönüşünde yeniden İstanbul’a geldi ve 1016 tarihinde, amcazâdesi Ziyâeddin Ahmed Efendi’nin vefatıyla boşalan Emîr Buhârî Zâviyesi postuna oturdu. Otuz yılı aşkın süre burada vaaz ve zikir meclisleri kurup hadis ve tefsir nakletti.

Zilkade 1046’da vefat etti ve sur dışındaki Baba Haydar Nakşibendî Zâviyesi’nin sahasına defnedildi; boşalan zâviyesi oğluna verildi.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

“Üstada hizmet, ibadetin ta kendisidir”

Taşkent’te amcası Seyyid Hâce Ahmed Sâdık’ın meclisine girdi; hizmeti ibadet sayan sözüyle her gece sabaha kadar onun kapısında ayakta durdu.

Metni gösterMetni daralt

Dinî ilimleri tahsil edip yetkinleştikten sonra tasavvuf yoluna girdi ve Taşkent’te büyük amcası Seyyid Hâce Ahmed Sâdık’ın elinden tutarak meclisine mülâzım oldu. Kaynak, bu çıraklığın ölçüsünü onun kendi cümlesiyle verir: “Her tarikatta üstada hizmet ve itaat, taatin ve ibadetin ta kendisidir.” Bu sözü söyleyerek, meclisin mumu gibi, her gece sabaha kadar şeyhinin bereketli hizmetinde ayakta dururdu.

Şeyhinin telkin ve açıklamalarıyla icâzet aldıktan sonra yola çıktı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Ubeydullah Ahrâr’a çıkan yol zinciri

Tarikat zinciri amcası Ahmed Sâdık’tan Hâce-i Kâşânî, Hâce Muhammed-i Kādî ve Ubeydullah-ı Taşkendî yoluyla Ya‘kūb-ı Çerhî’ye ve Bahâeddin Nakşibend’e ulaşır.

Metni gösterMetni daralt

Torunundan nakledilen zincire göre feyzi büyük amcası Seyyid Hâce Ahmed Sâdık’tan almış; o Hâce-i Kâşânî’den, o Hâce Muhammed-i Kādî’den, o Hâce Ubeydullah-ı Taşkendî’den, o Hâce Ya‘kūb-ı Çerhî’den, o da tarikat pîri Hâce Bahâeddin Nakşibend’in dergâhında yolu tamamlayarak almıştır.

Kayıt, nesep ile tarikat zincirini birbirinden ayırır: kişi nesepçe Ubeydullah Ahrâr’ın torunlarındandır, tarikatçe ise zincire amcası üzerinden bağlanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

On iki yıl ayak uzatmamak

On iki sene boyunca gece boyu ayaklarını uzatmadan mücâhede ve riyâzetle vakit geçirdiği, ömrü boyunca tarikat ve şeriata aykırı bir hâlinin görülmediği rivayet edilir.

Metni gösterMetni daralt

Hakkında nakledilen riyâzet kaydı somut bir ölçüyle verilir: on iki sene, akşamdan sabaha kadar ayaklarını uzatmadan, bu hâl üzere mücâhede ve riyâzetle vakit geçirmiştir. Ömrü boyunca kendisinden tarikat ve şeriata, edebe ve sünnete aykırı bir şey sâdır olmadığı, Nakşibendiyye büyüklerinin bir kısmının kavlince sülûkünü tamamladığı kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Beylerin sohbetinden kaçan şeyh

Ümerâ ve devlet büyüklerinin sohbetinden kaçar, fakirlerle ve ilim talebeleriyle oturmayı isterdi.

Metni gösterMetni daralt

Otuz yılı aşan postnişinliği boyunca kimlerle oturduğu ayrıca kaydedilmiştir: beylerin ve devlet büyüklerinin sohbetinden kaçar, fakirlerin ve ilim talebelerinin meclisinde bulunmayı isterdi. Buna rağmen adının küçük büyük herkesçe bilindiği, şöhretinin âleme yayıldığı belirtilir.

Aynı yıllarda zâviyede vaaz ve zikir meclisleri kurup hadis ve tefsir naklettiği kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeEmîr Buhârî ZâviyesiEbü’l-feth Sultan Mehmed Han Camii yakınındaki zâviye. Hac dönüşü İstanbul’a geldiğinde, 1016 tarihinde amcazâdesi Ziyâeddin Ahmed Efendi’den boşalan posta burada oturdu ve otuz yılı aşkın süre postnişin kaldı.İstanbul · TürkiyeBaba Haydar Nakşibendî ZâviyesiSur dışında bulunan zâviye; Zilkade 1046’daki vefatının ardından buranın sahasına defnedilmiştir. Bir kaynak aynı yeri zâviye, diğeri cami olarak anar. İlişkili kişi dosyası Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî : Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî (ö. 1046/1637), Ubeydullah Ahrâr'ın soyundan gelen; Hâce Ahmed Sâdık-ı Taşkendî'den terbiye alıp 1016/1607-08'de Emir Buhârî Zâviyesi postuna geçen Nakşibendî şeyhidir. 1925 Meşihat kaydı Baba Haydar Nakşibendî Dergâhı şeyhi Hasan Efendi’ye Umûr-ı Şer‘iyye ve Evkaf Vekâleti şer‘iyye bütçesinden olmak üzere İstanbul vilayeti Mal Sandığından 1341 senesinde yapılan ödemeler. Bu belge, kurumun 1925 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 1, s. 324
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Taşkentli Hâce Fazlullah en-Nakşbendî; Meclis-i Meşâyih Defterleri
Ortak kaynak kataloğunu aç →