Ara
Menü

Amasyalı Bebr Mehmed Efendi

Amasyalı Bebr Mehmed Efendi (ö. 1005/1596), Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi’nin çevresinde yetişen, Edirne Üç Şerefeli’de muîdlikten Bursa ve İstanbul medreselerine yükselen; Konya kadılığına giderken yolda vefat edip İznik’e defnedilen Osmanlı âlimidir.

Vefat
1596
Unvan
XVI. yüzyıl Osmanlı müderrisi ve Konya kadılığına tayin edilen âlim
Temalar
Amasya, Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi, Üç Şerefeli Medresesi, muîdlik, mülâzemet, Bursa Hançeriyye, Zal Paşa, Kızılmusluk, Konya kadılığı, İznik

Adı, memleketi ve Bebr lakabı

Kaynakta “el-Mevlâ Mehemmed (Bebr Efendi)” başlığıyla yer alan Mehmed Efendi Amasya’da doğup yetişti. “Bebr” lakabı, bazen sonraki aktarımlarda bir aile adı yahut yer nispeti gibi görünse de Atâyî bunun Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi tarafından verildiğini açıkça kaydeder. Kelimenin hangi kişisel vasfa dayanarak seçildiği belirtilmediği için lakaba sonradan bir anlam yüklemek doğru değildir.

Amasya’daki ilk tahsil çevresi

Atâyî, onun kendi devrinin âlimlerinden farklı ilim dallarını öğrendiğini ve tahsil yolunda istekli olduğunu bildirir. Hangi hocalardan hangi kitapları okuduğu tek tek sayılmaz. Bu sebeple çocukluk ve ilk öğrenim yıllarına ilişkin ayrıntılar bilinmemekle birlikte, Amasya’daki ilmî çevrenin ardından dönemin merkezî ilmiye ağına katıldığı anlaşılır.

Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi’nin yanında

İstanbul’daki yetişme devresinin belirgin halkası Ebüssuûdzâde Ahmed Çelebi’dir. Onun hizmet ve ders çevresine giren Mehmed Efendi, kaynakta talebe yetiştirenler arasına katılmış bir ilim yolcusu olarak tasvir edilir. Bebr lakabının da bu sırada Ahmed Çelebi tarafından verildiği özellikle belirtilir.

Üç Şerefeli Medresesi’nde muîdlik

Zekeriyyâ Efendi Edirne’deki Üç Şerefeli Medresesi’ne müderris olduğunda Bebr Mehmed Efendi’yi muîdliğe aldı ve ona mülâzemet verdi. Muîd, müderrisin derslerini talebelere tekrar eden ve öğretime yardımcı olan görevliydi; mülâzemet ise ilmiye mesleğinde görev bekleme ve tayin hakkı kazandıran resmî kabulü ifade ediyordu. Bu kayıt, Bebr Efendi’nin medrese hiyerarşisine hangi aşamadan girdiğini gösterir.

Bursa Hançeriyye Medresesi

İlmiye basamaklarında ilerleyen Bebr Mehmed Efendi kırk akçeli medreselerden Bursa Hançeriyye Medresesi’nde görev yaptı. Atâyî’nin anlatımı, onu bu görevden ayrılmış bulunduğu sırada bir sonraki pâyesine geçen bir müderris olarak kaydeder; medresedeki derslerinin muhtevası ve burada ne kadar kaldığı belirtilmez.

Zal Paşa ve Kızılmusluk pâyesi

Receb 997’de (Mayıs-Haziran 1589), Ahmed Efendi’nin yerine Zal Paşa hâric medresesine tayin edildi. Şâban 1003’te (Nisan-Mayıs 1595) ise Kazancıkulu Sinan Efendi’nin yerine Kızılmusluk pâyesi verildi. Böylece kırk akçeli medrese görevinden hâric derecesine ve daha yüksek bir ilmiye pâyesine uzanan kariyeri kaynakta tarihleriyle izlenebilmektedir.

Konya kadılığına tayini

Zilhicce 1004’te (Temmuz-Ağustos 1596), Manav Tâceddin’in yerine Konya kadılığına tayin edildi. Ancak bu kayıt onun Konya’da fiilen kadılık yaptığı anlamına gelmez. Görev yerine ulaşmak üzere yola çıktıktan sonra vefat ettiği için tayin gerçekleşmiş, fakat hizmet başlayamamıştır.

Son yolculuk ve nakledilen beyit

Bebr Mehmed Efendi, Konya yolculuğu sırasında Rebîülevvel 1005’te (Ekim-Kasım 1596) vefat etti. Atâyî, ölümüne yakın şu beyti tekrar ettiğini kaydeder: “Dögüldi hâven-i mihnetde ser-be-ser eczâ / Zamâne n’eyler ola eyleyüp gubârını.” Beyit kaynakta onun söylediği değil, tekrar ettiği bir şiir olarak sunulduğundan Bebr Efendi’ye ait bir eser gibi gösterilmemelidir.

İznik’te defni

Cenazesi İznik’e götürülerek burada defnedildi. Kaynak mezarın hangi hazîre veya kabristanda bulunduğunu belirtmez; bu sebeple coğrafi hafızada İznik şehir merkezi gösterilmiş, kesin bir türbe yahut kabir noktası üretilmemiştir. Boşalan Konya kadılığı görevi daha sonra Hubbî Mollası’nın oğlu Şems Çelebi’ye verildi.

İlmiye tarihindeki yeri

Atâyî onu ilme son derece istekli, temiz kalpli ve sağlam itikatlı bir âlim olarak anar. Bebr Mehmed Efendi’nin önemi müstakil bir eser külliyatından değil, XVI. yüzyıl Osmanlı ilmiye düzeninin muîdlik, mülâzemet, medrese pâyesi ve kadılık tayini basamaklarını tek bir hayat çizgisinde göstermesinden gelir. Kaynakta kendisine bağlanan bir tarikat intisabı bulunmadığından kişi dosyası herhangi bir yolun silsilesine yerleştirilmemiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tarikat nispeti bulunmuyor

Atâyî kaydındaki hizmet, muîdlik ve mülâzemet terimleri ilmiye kariyerine aittir; metinde bir şeyhe intisap veya tarikat silsilesi bildirilmez.

Metni gösterMetni daralt

Atâyî kaydındaki hizmet, muîdlik ve mülâzemet terimleri ilmiye kariyerine aittir; metinde bir şeyhe intisap veya tarikat silsilesi bildirilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1104-1105.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1104-1105
Ortak kaynak kataloğunu aç →