HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
"Sakababa" namıyla meşhı1rdur. Hamdi-i Bağdadi hulefasındandır. Edime'de el'an ma'mur türbe ve tekkesi vardır. Mükerreren ziyaret ettim. Türbe-i şerifede üç dört zat medfandur. Hangisi Sakababa'dır, ma'lum değildir. Levhaları zayi' olmuştur. Orta yerde medfün olan zat olmak muhtemeldir. Tarih-i irtihalleri hakkında ma'lu mata malik değilim. Türbede ve dergahtaki levhaları gözden geçirdim. Bir ser-rişte el de edemedim.
Selimağa Kütüphanesi'nde vücudundan bahs ettiğim tomarda Asitane-i Uşşa kıyye'de seccade-nişin olan Yazıcı Şeyh Safvet-i Edimevi'den ahz-ı feyz eden Mani salı Sakaşeyh Hüseyin Hamdi Efendi başkadır. Bu zat Manisalıdır. 1 2 14/( 1 799)'te ve fat etmiştir. Yerine Şeyh Muhammed Sıdki-i Edimevi geçip, 1 273/1 857)'de irtihal ile onun yerine oğlu Muhammed Said Efendi post-nişin olup, o da 1 274/( 1 858) senesin de vefat eylemiştir. O türbede medffin olanlar bunlar olmak ihtimali vardır. Sakaba ba çok eskidir. Dergahın şeyhi Fedayi Efendi de maa't-teessüf bilemedi. Bizden öğrenmeye hahiş ker oldu.
Müşarünileyh Cemaleddin-i Uşşaki ile pirdaştır. Salahaddin-i Uşşaki ile de hem-hal olmuş olsa g_erektir. Hz. Sezai Gülşen! efendimizle mülakatları vardır. Aynı
Sakababa lakabı ve Edirne'deki dergâhı
Hüseyin Vassâf, Şeyh Ahmed Sâkî-i Uşşâkî'yi halk arasında yerleşmiş adıyla, «Sakababa» diye tanıtır. Sefîne-i Evliyâ'nın yazıldığı sırada Edirne'de ona nispet edilen türbe ile tekke mâmur, yani bakımlı ve işler durumdadır. Müellif bu bilgiyi uzaktan aktarmaz; türbede ve dergâhta asılı levhaları bizzat gözden geçirdiğini kaydeder. Lakabın yaygınlığı, onun resmî adından çok halk hâfızasındaki adıyla anıldığını göstermektedir.
Kimlik karışıklığı ve vefat tarihi meselesi
Sefîne bu maddede iki ayrı uyarı içerir. Birincisi kimlik ayrımıdır: Selimağa Kütüphanesi'nde görülen bir tomarda anılan, Âsitâne-i Uşşâkıyye'de seccâdenişin olan Yazıcı Şeyh Safvet-i Edirnevî'den feyz almış Manisalı Sakaşeyh Hüseyin Hamdi Efendi (ö. 1214/1799) başka bir kişidir ve Edirne'deki Sakababa ile karıştırılmamalıdır. İkincisi tarih boşluğudur: Vassâf, Şeyh Ahmed Sâkî'nin vefat tarihi hakkında mâlumata sahip olmadığını açıkça yazar; türbe ve dergâhtaki levhaları incelemiş, dergâhın o günkü şeyhi Fedâyî Efendi'ye sormuş, fakat bir sonuca ulaşamamıştır. Türbede yatanların, sırasıyla postnişin olan Şeyh Muhammed Sıdkî-i Edirnevî ile ondan sonra posta geçen oğlu Muhammed Said Efendi olabileceği ise yalnızca bir ihtimal olarak kaydedilmiştir.