ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
4 sonuç · “zât-ı muhterem”
01KAYGUSUZ ŞEYH İBRÂHÎM EFENDİ
KAYGUSUZ ŞEYH İBRÂHÎM EFENDİ Bu zât-ı muhterem, tarîk-ı Kâdirî’de teşehhür etmiş, ârif-i bi’llâh bir mürşid-i hakâyık- agâhtır. Bolu’da zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Pederleri, “Akkavuk-zâde” denilmekle meşhûr Hasan Efendi b. İbrâhîm’dir. İbrâhîm Efendi, berâ-yı ticâret İstanbul’a gelip, Ayasofya’da bir tâcirin yanında bulunarak bir taraftan da…
zât-ı muhterem
Ç.yia^ olj) Saygm veya saygıdeğer kişi
Sayfalar 350–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · lumun bana yaptığı nevafil ibadetle, öyle yaklaşırım ki, o kulum benimle görür, benimle işitir.» HIKAYE İkinci halifei-hak olan Ömer ibnül hattâp, bir gün Medinei-Münevverede hutbe
Sayfalar 505–511
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hadis-i şerifi ile beyan buyurmuşlardır. Huzur-u izzette saf bağlamak, safa gelmek, yalnız namaz saflarının düzeltilmesi demek degildir. Kalpten dünya endişe ve vesveselerini, düny