ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
9 sonuç · “uşr”
01Bolevî Ali Efendi
Bolevî Ali Efendi (ö. 1725-26), Bolu’dan İstanbul’a gelerek Trabzonî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan; Galata Sarayı’ndan Hüsrev Kethüdâ Medresesi ve Sahn derecesine ilerleyen Osmanlı müderrisidir.
Çerçinzâde Muslihiddin Mustafa b. Ali
Çerçinzâde Muslihiddin Mustafa b. Ali (ö. 974/1567), Menteşe’nin Çerçin köyünden yetişmiş; Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Medresesi’nde müderrislik ve müftülük, Çorlu Ahmed Paşa Medresesi’nde müderrislik yapmış Osmanlı fakihidir.
Emîr Hüsrev-i Dihlevî
Emîr Hüsrev-i Dihlevî (651/1253-725/1325), Nizâmeddin Evliyâ’nın müridi; beş divanı, hamsesi, tarihî mesnevileri ve çok dilli Delhi kültüründeki etkisiyle Hint-Fars edebiyatının kurucu isimlerindendir.
Kirmastızâde Hüsrev Efendi
Kirmastızâde Hüsrev Efendi (ö. 967/1559-60), İznik'te yetişmiş; Rumeli şehirlerinde kadılık yapmış ve Sadru'ş-Şerîa üzerine hâşiye yazmış âlimdir.
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ Ricâl-i Zeyniyye’den olup, ism-i şerîfleri Ahmed’dir. İzniklidir. 875/(1470) senesinde otuzüç yaşında iken irtihâl-ı dâr-ı bakâ eylediler. Bursa’da, Molla Hüsrev civârında, Zeynîler yakınındadır. Türbelerinin üstü açıktır; Sultân Abdülhamîd Hân-ı sânînin Baş Mâbeyncisi Hacı Ali Paşa merhûm ta’mîr ve tecdîd eylemişti. Ziyâret…
Şeyh Abbâs Efendi
Şeyh Abbâs Efendi, Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde hüsrev paşa tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.
uşr
öşür
Arâzi-İ Uşriyye
Mahsûlünden (ürününden) uşur denilen zekatın alındığı topraklar. Müslüman devletlerde harb ile alınıp gâzîlere (askerlere) taksim edilen veya isteyerek İslâm'ı kabûl edenlerin ellerinde bırakılan yâhut devlet reisinin (başkanının) izni ile müslümanlar tarafından işlenip faydalanılır hâle getirilen mevât (ölü, faydalanılmayan) topraklar. Arâzi-i uşriyyeden elde edilen mahsûlün (ürünün) uşrunu yâni onda birini vermek farzdır.Hayvan gücü ile veya dolap, motor ile sulanan yerdeki mahsûl elde edilince yirmide bir verilir. (İbn-i Âbidîn) Bir kimse arâzi-i uşriyyesini kirâya verirse, mahsûlün uşrunu İmâm-ı a'zam'a göre mal sâhibi verir. Kirâ ücreti yüksek olan yerlerde, böyle fetvâ(hüküm) verilir. İmâmeyne (İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) göre, kirâcı verir. Kirâ az olan yerlerde ise, böyle fetvâ verilir. (İbn-i Âbidîn)
Uşr (uşur)
Topraktan alınan mahsûlün zekâtı. (Bkz. Öşr)