HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Adı, memleketi ve ailesi
Kaynakta tam adı Muslihuddin Mustafa b. Ali b. Hasan b. Ali el-Çerçînî biçiminde verilir. Menteşe vilâyetinde Balat kazasına bağlı Çerçin köyünde doğdu. “Çerçinzâde” nispeti, aynı ilmiye ailesinden gelen kişileri gösterir. Babası Ali Efendi, Sahn müderrisi iken 933/1526-27 yılında vefat etmişti. Kardeşi Hasan b. Ali de medrese ve fetva hizmetinde yükselmiş ayrı bir Osmanlı âlimidir.
Tahsil ve mülâzemet
Devrin âlimlerinin ders halkalarında tahsil gördü. Atâyî tek tek hoca adları vermediği için sonradan bir ders zinciri kurulmamıştır. İlmiye mesleğine girişini babasının iâdesinden mülâzemet alarak tamamladı; ardından dereceli medreselerde ders verme yolunu takip etti. Bu kayıt, aile çevresinin sağladığı ilmî miras ile Osmanlı ilmiye teşkilatının resmî kabul düzeninin birleştiğini gösterir.
Saraybosna’da müderrislik ve müftülük
965/1557-58 yılında Çalık Yakub’un yerine Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Medresesi’ne müderris ve şehrin müftüsü tayin edildi. Burada çeşitli ilimleri okuttu, dinî ilimlerin öğretimini ve fetva hizmetini birlikte yürüttü. Böylece yalnız bir medrese hocası değil, şehir halkının hukukî ve dinî sorularına cevap veren başlıca ilmî mercilerden biri oldu.
Saraybosna kadısıyla ihtilâf
Saraybosna kadısı Bîhûdîzâde Mahmud Efendi ile bazı meselelerde görüş ayrılığı yaşadı. İhtilâf büyüyünce iki taraf da birbirini İstanbul’a bildirdi; bunun sonucunda her ikisi de görevinden alındı. Kaynak, meselenin hangi fetva veya hüküm etrafında çıktığını açıklamaz. Bu yüzden olay kişisel suçlama veya mezhep çatışması gibi gösterilmemeli, belgelenebilen sınırıyla idarî-ilmî bir ihtilâf olarak okunmalıdır.
Çorlu Ahmed Paşa Medresesi
970 Şabanında, 1563 ilkbaharında Çalık Yakub Efendi’nin yerine Çorlu’daki Ahmed Paşa Medresesi’ne tayin edildi. Saraybosna’daki azilden sonra yeniden öğretim görevine dönmesi, merkezî idarenin onu ilmiye mesleğinin dışına çıkarmadığını gösterir. 973 Rebîülâhirinde emsal vazifesiyle emekliliği seçince medrese Divâne Kerim’e verildi.
Eyüp’te son yılları
Emekliliğinin ardından ömrünün kalan kısmını Eyüp civarında zühd, ibadet ve salah üzere geçirdi. Atâyî burada herhangi bir tarikat intisabı, şeyhlik veya tekke postu zikretmez. Bu nedenle zühd hayatı belirli bir tarikata aidiyet sayılmamış; şahsî dindarlık ve inziva tercihi olarak kaydedilmiştir.
İlmî şahsiyeti
Atâyî onu dikkatli araştıran bir âlim, keskin görüşlü bir müdekkik ve fıkıhta benzeri az bulunan bir fakih olarak tasvir eder. Fetva ehliyetiyle takvayı bir arada taşıdığını, yaşlılığında dahi edepli ve mütevazı kaldığını vurgular. Kaynak belirli bir eser adı vermediği için ilmî yetkinliği hayalî bir kitap listesine dönüştürülmemiştir.
Vefatı ve tarihî yeri
974 yılının sonlarında, 1567’de vefat etti. Defin yeri açıkça belirtilmediğinden Eyüp’te yaşadığı bilgisi mezar yeri iddiasına çevrilmemiştir. Çerçinzâde Muslihiddin Mustafa’nın hayatı, XVI. yüzyılda Menteşe’den yetişen bir âlimin Saraybosna’ya uzanan öğretim ve fetva hizmetini, idarî ihtilâfın ardından Çorlu’da devam eden meslek çizgisini ve Eyüp’teki zühd hayatını birlikte gösterir.