ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “teşrik”
01teşrik tekbiri
teşrik tekbiri a. Kurban Bayramının başlangıcında, arife günü sabah sabah namazı ile bayramm dördüncü günü ikindi namazı arasındaki yirmi üç vakit farz namazlanndan sonra, Ebû Hanife’ye göre ise arife günü sabah sabah namazı ile bayramm ilk günü ikindi namazı arasmdaki sekit vakit farz namazlarmdan sonra okunan tekbir. Bu tekbir ise şöyledir: “Allâhüekber Allâhüekber lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhüekber ve lillâhi’l-hamd”
teşrik
Kurban bayramınm son üç gününü kapsayan zaman dilimi. Bu günler, zilhicce aymın 11.- 13. günleridir. 2. Zihicce aymm belirli günlerinde, özellikle de Kurban bayramı günlerinde farz namazlarmm ardından okunan tekbir. bk. teşrik tekbiri Zihicce aymm belirli günlerinde, özellikle de Kurban bayramı günlerinde farz namazlarmm ardından okunan tekbir. bk. teşrik tekbiri
Eyyâm-ı teşrîk
Zilhiccenin 11, 12 ve 13. günleri. Kurban etlerinin güneşte kurutulması geleneğinden adını alır; teşrik tekbirleri ve hac menâsikiyle ilişkilidir.
Müsteşrik
Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist, şarkiyâtçı. Meşhûr İngiliz müsteşriki George Sale, Kur'ân-ı kerîmi İngilizce'ye tercüme ettiği eserinin önsözünde diyor ki: "Hicretten evvel, Medîne-i münevverede müslüman olmayan hiçbir ev kalmamıştı. Yâni Medîne'de her eve İslâmiyet girmişti. Eğer bir kimse; "İslâmiyet diğer memleketlere ancak kılıç kuvveti ile yayıldı diye bir iddiâda bulunursa; bu kuru bir suçlama ve cehâlettir. Çünkü İslâmiyet'i kabûl eden ve kılıcın ismini bile işitmeyen pekçok memleket vardır. Bunlar kalblere te'sir eden Kur'ân-ı kerîmi işitmekle müslüman olmuşlardır. (Harputlu İshâk Efendi)
Teşrik Günleri
Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri. Bayramın birinci gününe yevm-i nahr (nahr günü), ikinci ve üçüncü günleri de kurban günü olduğundan hepsine birden "eyyâm-ı nahr" denir. Ondan evvelki güne Arefe günü denir. Ramazân-ı şerîf bayramında arefe yoktur. Arefe, kurban bayramına mahsustur. (Bkz. Eyyâm-ı Teşrîk)
Mekteb-i Sultânî (Galatasaray)
İstanbul, Beyoğlu · Türkiye · Mehmed Zihni Efendi 1879'da Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi ulûm-i Arabiyye ve dîniyye muallimliğine getirildi. Babanzâde Ahmed Naim, Ali Nazîmâ, Kenan Rifâî, Hanbelîzâde Muhammed Şâkir ve Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimler buradaki ve Mekteb-i Mülkiyye'deki hocalığı sırasında yetişen talebeleri arasında sayılır. Eylül 1889'da Stockholm'de toplanan Müsteşrikler Kongresi'ne gönderdiği matbu eserleri sebebiyle kendisine verilen altın madalya bugün Galatasaray Lisesi Müzesi'nde muhafaza edilmektedir.
Sayfalar 35–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h
Sayfalar 144–151
Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâhe ve mel'iketehû yusallûne alen-Nebiy - Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû lesliymâ... (Allahu teâlâ ve melekleri, Nebiyullah'a salât ederler. Ey iyman edenler
Sayfalar 343–349
Muzaffer Ozak Külliyatı · edebilecek miydin? Senin yerine ben cevap vereyim: HAYIRI.. Aziz bir dine mensup bulunuyorsun, ne yazık ki dinin hakkında en iptidaî malümatın dahi yok.. Anandan babandan duyduklar
Sayfalar 352–357
Muzaffer Ozak Külliyatı · sağ tarafında oturan Isa, Allah oğlu Allah imiş. Hem de, kendi etini ve kanını kullarına ni'met olarak terketmiş imiş. Dünyadaki ekmek onun eti ve şaraplar da Isa'nın kanı imiş. Ki