Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

8 sonuç · “rikâb

01
Şahsiyet

Hasan el-Katnânî

Seyyid Hasan el-Katnânî (ö. 1004/1595), Şam’a bağlı Katnâ’da yaşayan ve Katnâniyye kolunun pîri kabul edilen Rifâî şeyhidir; 1346 tarihi kendisine değil büyük dedesi Ali el-Katnânî’ye aittir.

02
Şahsiyet

İbnü’l-Fârız

İbnü’l-Fârız, ilâhî aşkı yüksek şiir diliyle işleyen Tâiyye ve Hamriyye kasideleri sayesinde Arap tasavvuf edebiyatının en etkili şairlerinden biri kabul edilir.

03
Şahsiyet

Muhammed el-Mehdî es-Senûsî

Posta geçiş Kurucunun oğlu Muhammed el-Mehdî 1844'te doğdu. Babası 1859'da vefat ettiğinde genç yaşta postun başına geçti; kardeşi Muhammed Şerîf ve aile ileri gelenleriyle ortak hareket etti. Câğbûb dönemi Zâviye ve eğitim sistemini büyüttü; Sahra kervan yolları, kabileler ve Orta Afrika arasında güçlü haberleşme ve irşad ağı kurdu. Kufra'ya taşınma İngiliz

04
Şahsiyet

Sîdî Ahmed el-Bekkâ el-Küntî

Sîdî Ahmed el-Bekkâ el-Küntî (ö. 908/1503), bazı Kādiriyye tasniflerinde Bekkâiyye’nin pîri kabul edilen; nispeti Ali el-Bekkâ ve Ömer el-Bekkâ’ya da bağlandığı için ihtilaflı gösterilen Sahra şeyhidir.

05
Şahsiyet

Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî

Ahmediyye'nin teşekkülü Pîr Muhammed Erzincânî, Tâceddin İbrahim Kayserî ve Alâeddin Uşşâkî hattından gelen Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîri kabul edilir. Geniş alt kol ağı Sinâniyye, Uşşâkıyye ve Ramazâniyye başta olmak üzere birçok şube Ahmediyye gövdesinde gelişti. Mısriyye, Cerrâhiyye, Cihangiriyye, Raûfiyye ve Hayâtiyye gibi kollar bu ağın sonraki…

06
Sözlük

rikâbdâr

(jhISJ [< Ar. rikâb + F. dâr] Bazı Türk-İslâm devletler rinde saray ve çevresindeki ahırlarda, özellikle de OsmanlIlarda padişahm maiyetinde görev yapan kimseler.

07
Sözlük

rikâb

LISJ [Ar.] Bazı Türk-İslâm devletlerinde, özellikle de OsmanlIlarda padişaiun huzurunu ve maiyetindeküeri ifade eden r terim.

08
Eser

Sayfalar 114–119

Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya