ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
11 sonuç · “mezâr”
01Baba Zâkir
Baba Zâkir (ö. 1407 veya 1417), kaynaklarda Ali, mezar taşında Alâaddin adıyla anılan; Emîr Sultan’ın zâkirbaşısı ve halifesi olarak Bursa Namazgâh çevresinde mescid ve zâviye kuran sûfîdir.
Bursalı Mehmed Tâhir Bey
Bursalı Mehmed Tâhir Bey (1861–1925), Rumeli ve Anadolu kütüphanelerini, yazmaları ve mezar taşlarını tarayarak Osmanlı ilim, edebiyat ve tasavvuf mirasını belgeleyen; Harîrîzâde ve Muhammed Nûrü’l-Arabî’ye bağlı Melâmî şeyhi, subay, öğretmen, mebus ve modern Türk bibliyografyasının öncü ismidir.
Muhammed Şükrü Efendi
Muhammed Şükrü Efendi (ö. 1729), Alaca Mescid imamlığı yapan; Hoca Alâeddin ve Memiş adlarıyla da anılan, mezar taşındaki Uşşâkî tâcıyla aidiyeti kaydedilen İstanbul şeyhidir.
Seyyid Muhammed Şükrü Şihâbeddin Efendi
Muhammed Şükrü Şihâbeddin Efendi (ö. 1908), Osman Nûreddin Şems Efendi’nin halifesi ve damadı; mezar kitâbesinde Kādiriyye ve Üveysiyye ricâlinden sayılan İstanbul şeyhidir.
Şeyh Abdullah-ı Felâhî Efendi
Abdullah-ı Felâhî Efendi (ö. 1850), mevcut Sefîne parçasında 27 Muharrem 1267 tarihli mezar kitâbesi ve oğlu Mustafa Hakkı Efendi'nin komşu kabriyle kaydedilen Celvetî şeyhidir.
Şeyh Hâfız Mustafa Efendi
Hâfız Mustafa Efendi (ö. 1766), Gülşenî Dergâhı’nın postnişinlerinden; vefat tarihi mezar taşı ve ebced kaydıyla 12 Receb 1180/14 Aralık 1766 olarak belirlenen şeyhtir.
Şeyh Muhammed b. Hâlil Eşrefî
Halîl Efendi-zâde’dir. Hac niyyetiyle ve pederini ziyâret maksadıyla cânib-i hacca revân ve ba’de’l-hac avdetinde Şâm-ı şerîfde âzim-i dâr-ı cinân oldu. Müstakîm-zâde şu târîhi söylemiştir: Kıldı çün şâm-ı behişti cesedi cây-ı mezârı Radıya'llâhu anh okuna târîh-i vefât (= )رضي ﷲ عنه اوقنه تاريخ وفات1201/(1787) Pederinin târî
Şeyh Nâfiz Eşrefî Efendi
Fahreddîn Efendi-zâde’dir. Beyne’l-meşâyih, mümtâz bir mevki'e sâhib imiş. Eşrefî âsitânesinde neşr-i feyz ettiler. Kibâr-ı meşâyihden Şeyh Abdüllatîf Efendi hazretlerinin kerîmeleri Zehrâ Hanım’ı tezevvüc edip bir hayli zamân muammer olduktan sonra 1282/(1865) senesi âzim-i dâr-ı bakâ oldular. Mezâr taşında menkûş târîhleri: H
mezâr
kabir gösbir mezârhk a. Ölülerin gömüldüğü yer, “kabir” (bk. bu madde), medfen, makber, makbere. Arapça “mezâr” sözüne “-lık” anyapım ekinin getirilmesi ile ren oluşturulan bu yer adı Türkçede yaygın olarak kullanılmakta; y + önemli din ve devlet adamlarında nm gömüldüğü yere “ravza, mad meşhed, kubbe, türbe, küm bet” (bk. bu maddeler) adı ve rilmekte; cami, tekke, türbe gib yapılarm bitişiğinde yer alan mezarlıklara ise “hazîre” (bk. bu madde) denilmektedir. ına ma mezhep, -bi a. [< Ar. zehâb] esil Bir dinin inanç van esaslarını ve uygulama yöntemonu lerini iyi anlama, anlatma ve yoır. rumlama konusunda kendine özgü ilkeleri, sistemleri ve usulb’in leri bulunan dinî düşünce hareketi, ekolü veya sistemi. dev İslâmiyetin kabulünden ve özeladlî likle Hz. Peygamber’in ölümünmla- den sonra ortaya çıkan ve canlanan pek çok zümre olmuş; ancak bunlar dini aşan nitelikte mâr, olmayıp tam tersine İslâm’ın peyinanç ve siyaset sisteminin yermezheb-i cedîd 468 leşmesine katkıda bulunmuşlar, hatta İslâm’ı anlama ve uygulamada yol gösterici bir ekol kimliği kazanmışlardır. Nitekim bu hareketlerin neticesinde oluşan ve kesin kimliğini kazanan dört büyük mezhep, “Hanefî Mezheme bi, Mâliki Mezhebi, Hanbelî Mezhebi, Şâfiî Mezhebi” (bk. bu maddeler) günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. İslâm inancı çerçevesinde mezhepler, itikadî ve amelî ol mı mak üzere ikiye ayrılmıştır. İtikadî mezhepler arasmda genellikle Mürci'e, Mu'tezile, Mı Şi'îlik, Eş'âriyye, Mâtüridiyye (bk. bu maddeler) sayılmıştır. Amelî veya fikhî mezhepler olarak Hanefî Mez Mı hebi, Mâlikî Mezhebi, Hanbelî Mezhebi, Şâfiî Mezhebi, Ca'feriyye Mezhebi” (bk. bu maddeler) kabul edilmiştir.
bir mezârhk
Ölülerin gömüldüğü yer, “kabir” (bk. bu madde), medfen, makber, makbere. Arapça “mezâr” sözüne “-lık” anyapım ekinin getirilmesi ile ren oluşturulan bu yer adı Türkçede yaygın olarak kullanılmakta; y + önemli din ve devlet adamlarında nm gömüldüğü yere “ravza, mad meşhed, kubbe, türbe, küm bet” (bk. bu maddeler) adı ve rilmekte; cami, tekke, türbe gib yapılarm bitişiğinde yer alan mezarlıklara ise “hazîre” (bk. bu madde) denilmektedir. ına
Kirman
Kirman · İran · Terken Sultan'ın ricası üzerine ortanca oğlu Burhâneddin Ahmed'i gönderdiği şehir; Mezârât-ı Kirmân müellifi Saîd-i Mihrâbî de bu koldan gelir. İlişkili kişi dosyası Seyfeddin Bâharzî : Necmeddîn-i Kübrâ'nın halifesi Seyfeddin Bâharzî, Moğol istilası sonrasında Buhara-Fethâbâd merkezli öğretim, vaaz ve irşad ağı kurdu.