ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
33 sonuç · toplam 33 · “mevkuf” · 1/2
01mevkuf
Hadis bili m minde, sahabenin sözü, eylemi ve davranışı anlamında kullanılan terim.
Mevkûf Satış
Sözleşme, alıcı ve verici açısından İslâmiyet'e uygun olduğu hâlde; başkasının hakkı karışmış olan alış-veriş. Mevkûf satış, bâyiden başka bir kimsenin hakkı da bulunan bir malın satılması, o kimsenin izin vermesine mevkûftur. İzin vermezse…
arâzî-yi mevkûfe
Vakıf arazisi olup ya şahsm vakfı ya da devlet başkanmm vakfettiği arazi. arâzî-yi metrûke a. «jji» ^Ijl) Kamuya bırakılmış arazi
sadaka-i mevkûfe
üa^) huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen bina için kulecilanılan terim. ere apı sadaka-i muharreme a. bir bk. sadaka-i an mevkufe. bu
îmân-I Mevkûf
Ehl-i bid'atin (yanlış, bozuk inançta olanların)îmânı.
Bey'-İ Mevkûf
Aslı ve sıfatı sahîh ise de başkasının hakkı karışan alış-veriş.
Hadîs-İ Mevkûf
Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği hadîs-i şerîfler.
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
inhifâd
Hadis biliminde, bir söz veya davranışm bir sahabeye bağlanması işi. Bu du i rum, “mevkuf’ (bk. bu madde) olarak nitelenmiştir.
sadaka-i muhbese
580 sadaka-i muhbese a. huk. bk. sadaka-i mevkûfe
sadaka-i fıtr
Di Ramazan aymda verilen ve bu ihtiyaçtan fazla mah bulunan lla müminler için vacip olan sadaka. Al sadaka-i mahbûse a. huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen sadaka, saneldaka-i mevkufe. lla
Rubu'
Ferâiz ilminde yâni İslâm mîrâs hukûkunda dörtte bir hisse (pay). Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde hisselerini bildirdiklerinden Rubu' hisse alacak iki kimsedir. Bunlar; zevc ile zevcedir. Zevc (koca); ölenin çocuğu veya oğlunun çocuğu ile…
Remy-İ Cimâr
Hac ibâdeti esnâsında Kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Minâ'da bulunan ve Cemre adı verilen taş yığınlarına nohut büyüklüğündeki taşları atmak. Buna şeytan taşlama da denilmektedir. Remy-i cimâr haccın vâcibl…
Kırân Hac
Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac) Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerîf etrâfında dönme) ve sa'y (Safâ ile Merve arasında gidip gelme) edip, sonra ihrâmı çıkarmadan ve traş olmadan hac günle…
Yevm-İ Şek
Şüpheli gün. Havanın bulutlu olup, Ramazan ayı hilâlinin görülmemesi sebebiyle Şâbân ayının otuzuncu günü mü, yoksa Ramazân-ı şerîfin ilk günü mü olduğu bilinmeyen, Şâbân'ın yirmi dokuzundan sonra gelen gün. Yevm-i şekte Ramazân-ı şerîf oru…
Mîkât
Hac ve umre için gelenlerin ihrâma girdikleri mevki, yer. Mîkâtlar şunlardır: Zülhuleyfe, Zât-i irk, Cuhfe, Karn (Karen) ve Yelemlem. Medîneliler, Zülhuleyfe'den; Bağdâd-Basra ahâlisi Zât-ı irk'ten, Şam ahâlisi Cuhfe'den ve Necid halkı Kare…
Eshâb-I Ferâiz
Ölen bir kimsenin mîrâsına (geriye bıraktığı mala) vâris (hak sâhibi) olan ve Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde hisselerini (paylarını) bildirdiği dördü erkek, sekizi kadın on iki kişi. Erkekler; 1) Baba, 2) Dedeler, 3) Erkek kardeşler, 4) Z…
Avl
İslâm mîrâs hukûkunda belirli hisse (pay) sâhiplerinin (Eshâb-ı ferâizin) mîrâstan alacakları payların toplamının ortak paydadan fazla olma hâli. Avlde, hisse sâhibi mîrâscıların hisseleri orantılı olarak eksilir. (Seyyid Şerîf Cürcânî) Zev…
Müfrid Hacı
İhrâma girerken ömreye niyet etmeyip yalnız hac yapmağa niyet eden kimse. (Bkz. Hac) Mekke'de oturanlar yalnız müfrid hacı olur. (M. Mevkûfâtî)
Mütemetti' Hac
Hac aylarında ömre yapmak için ihrâma girip, ömre için tavâf ve sa'y yapıp, traş olup ihrâmdan çıkıp sonra memleketine gitmeyerek, o sene terviye gününde veya daha önce, ihrâma girerek müfrid hacı gibi hac yapma. (Bkz. Hac) Kârin ve mütemet…
Vakf (vakıf)
1. Mükellef (akıllı, müslüman ve ergenlik çağına erişmiş)kimsenin kendi mülkü olan mütekavvim (belli, kıymetli ve dayanıklı)malının menfaatini (faydasını) hiçbir şarta bağlamadan, müslüman veya zımmî (gayr-i müslim vatandaş), bütün veya bel…
Vitr Namazı
Yatsı namazından sonra kılınan üç rek'atlik vâcib namaz. Vitr namazının vâcib olduğu şu hadîs-i şerîf ile bildirildi: Rabbim bana farz kıldığı namazlara bir namaz daha ekledi; bu vitr namazıdır. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed) İmâm-ı a'zam v…
Zevil Erhâm
İslâm mîrâs hukûkunda, Eshâb-ı ferâiz (farz hisse sâhibi) ve asabe denilen kimseler dışındaki yakın akrabâ. Eshâb-ı ferâizden ve asabeden kimse yoksa veya bunlardan yalnız zevc (koca) ve zevce (hanım) varsa, mîrâs zevil erham denilen en yak…
Sahîh Ced
Ölenin babasının babası veya babasının babasının babası gibi derecesi yakın olsun uzak olsun aralarında kadın bulunmayan dede. Yâni araya kadın girmeyen büyük baba. (Bkz. Ferâiz) Sahîh ced, ya ölenin babası ile bulunur veya bulunmaz. Bulunm…