Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

13 sonuç · “mahfil

01
Şahsiyet

Tahirü’l-Mevlevî (Tahir Olgun)

Tahirü’l-Mevlevî, son Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemleri arasında Mesnevî tedrisi, dinî edebiyat, şerh ve dergicilik faaliyetleriyle Mevlevî kültürünü taşıyan müelliftir.

02
Sözlük

mahfil

Camilerde etrafı parmakla çevrili veya yerden yüksek yapılmış olan bölümler.

03
Sözlük

Mahfil-i kazâ

Yargılama meclisi veya şer‘î mahkeme. Kadının hüküm verdiği mahkeme ortamını ifade eden tarihî tamlamadır.

04
Mekân

Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Âsitâne ve pîr makamı Halvetiyye’nin Cerrâhiyye kolunun merkezi olan tekke, III. Ahmed tarafından Şeyh Nûreddin Cerrâhî adına yaptırıldı ve 6 Receb 1115’te (15 Kasım 1703) açıldı. Tekke, Nûreddin Cerrâhî’nin türbesini de barındırdığı için hem âsitâne hem pîr makamıdır. Yeniden inşa katmanları Yapı tek bir devrin eseri değildir. Muhsinzâde Mehmed Paşa 1766-67’de tekkeyi yeniledi; 1782 Balat yangınından sonra Seyyid Halil Efendi tarafından yeniden kuruldu. II. Mahmud 1818-19 ve 1835-36’da kapsamlı inşa faaliyetleri yürüttü. Abdülmecid ve II. Abdülhamid dönemlerindeki onarımlar, tevhidhâne-türbe ile harem ve derviş hücrelerinin bugünkü ana düzenini biçimlendirdi. Mekânın işlevi Tevhidhâne, türbe, zâkirler mahfili, selâmlık, harem, meydan ve misafir odaları yalnız zikir icrasını değil; post, musiki meşki, misafir ağırlama ve gündelik tekke hizmetlerini de barındıran bir bütün oluşturuyordu. Tevhidhâne tavanındaki Sultan Mahmud güneşi ve Cerrâhî tacı biçimli bezemeler, yol kimliğinin mimariye yansıyan unsurlarıdır. 1925 sonrasında Tekkelerin kapatılmasından sonra kullanılmayan bölümlerin korunmasında son şeyh ailesinin gayreti belirleyici oldu. Tevhidhâne-türbe 1945’te müze idaresine devredildi ve farklı tarihlerde onarıldı; yapı topluluğu Cerrâhî hafızasının yaşayan ana merkezi olarak varlığını sürdürdü.

05
Mekân

Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Celvetiyye’nin merkez tekkesi Aziz Mahmud Hüdâyî’nin 997-1003 (1589-1595) yılları arasında kurduğu külliye, Celvetiyye’nin âsitânesi ve pîr evidir. Kaynaklarda Hüdâyî Mahmud Efendi Âsitânesi, Hankāh-ı Celvetî ve Aziz Mahmud Hüdâyî Efendi Dergâhı gibi farklı adlarla anılır. İlk yapı programı Hüdâyî’nin 1589’da satın aldığı arsada başlayan ilk tekke, 1595’te tamamlandı; tevhidhâne 1598-99’da minber eklenerek camiye çevrildi. Derviş hücreleri, aşhane-imaret, taamhâne, meşrutahâneler, çeşmeler ve Hüdâyî’nin türbesi merkez çevresinde gelişti. Geniş vakıf ağı, kalabalık derviş topluluğunun barınma ve iaşesini destekliyordu. Yangın ve ikinci inşa 1850 Üsküdar yangınında türbe dışındaki yapıların büyük bölümü ortadan kalktı. Sultan Abdülmecid 1855-56’da külliyeyi, önceki yerleşim düzenini büyük ölçüde koruyarak yeniden yaptırdı; cami-tevhidhâneye hünkâr mahfili ve arsaya sıbyan mektebi eklendi. Lutfi Bey’in 1899-1900 tarihli kütüphane ve türbe yapısı da geç Osmanlı katmanını temsil eder. İrşad ve şehir hafızası Âsitâne yalnız Hüdâyî’nin kabri çevresindeki ziyaret hareketinin değil, Celvetî post silsilesinin, halife ağının, imaret hizmetinin ve Üsküdar’daki tasavvuf coğrafyasının merkezidir. Yakındaki Fenâî Ali Efendi Türbesi, Kapıcı Tekkesi ve Küçükçamlıca Çilehânesi bu geniş irşad çevresinin bağlantılı duraklarıdır.

06
Mekân

Şah Sultan Tekkesi

Eyüp, İstanbul · Türkiye · Dârüşşafaka'daki talebelerinden mûsikiye kabiliyetli olanlarla pazar günleri öğleden sonra buranın hünkâr mahfilinde meşk ederdi; salı akşamları ise dersler kendi evinde yapılırdı. Koordinat semt düzeyindedir; tekkenin tam konumu kaynakta tarif edilmemiştir.

07
Mekân

Galata Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul’un ilk Mevlevî âsitânesi Galata Mevlevîhânesi, İskender Paşa tarafından 897/1491’de kuruldu. Kulekapı Mevlevîhânesi adıyla da bilinen merkez, İstanbul’daki en eski Mevlevî âsitânesi olarak semâ, Mesnevî dersi, musiki, şiir ve şehirler arası derviş dolaşımının ana duraklarından biri oldu. Kesintiler ve yeniden kuruluşlar XVI. yüzyılda bir süre Halvetî zâviyesi ve medrese olarak kullanılan yapı, Şeyh Sırrı Abdi Dede’nin 1608’deki onarımıyla yeniden Mevlevî kimliği kazandı. 1765 Tophane yangınından sonra III. Mustafa devrinde yeniden inşa edildi; Şeyh Galib’in arzı üzerine III. Selim 1791-92’de yapıları yenileyerek semâhâneye hünkâr mahfili ekletti. Geç Osmanlı külliyesi Hâlet Efendi’nin 1819’daki cümle kapısı, sebil, çeşme, muvakkithâne, kütüphane-mektep ve türbe ilâveleri ile Abdülmecid döneminin semâhâne düzenlemeleri, bugünkü topluluğun mimarî karakterini belirledi. Semâhâne-türbe, dedegân hücreleri, hazîre ve kütüphane birlikte bir tarikat külliyesi meydana getirir. Hafıza ve temsil Şeyh Galib başta olmak üzere postnişinler, şairler ve musikişinaslar aracılığıyla Galata, Mevlevî kültürünün İstanbul’daki güçlü temsil merkezlerinden biri haline geldi. Yapı bugün müze işleviyle bu çok katmanlı hafızayı taşır.

08
Mekân

Küçük Ayasofya Camii

İstanbul · Türkiye · Bizans yapısından Osmanlı külliyesine Iustinianos tarafından yaklaşık 530’da Sergios ve Bakkhos adına yaptırılan kilise, II. Bayezid döneminde Kapıağası Hüseyin Ağa tarafından camiye çevrildi. Yakınına zâviye, türbe, mektep ve hamam eklenerek vakıf külliyesi kuruldu. Küçük Ayasofya adı Merkezî planı ve galeri düzeninin Ayasofya ile kurduğu biçimsel yakınlık sebebiyle yapı Türk döneminde Küçük Ayasofya adıyla anıldı. Camiye dönüşüm sırasında son cemaat revakı, mihrap, minber, mahfil ve Osmanlı pencere düzeni eklendi. Deprem, demiryolu ve onarımlar 1648 ve 1766 depremleri yapıya zarar verdi. 1860’larda kıyı demiryolunun geçirilmesi külliyeyi değişen zemin seviyesinin altında bıraktı. 1936’da yıktırılan barok minarenin yerine 1955’te yeni minare yapıldı; aynı dönemde cephe ve iç mekân onarıldı. Aynı külliyedeki zâviye Cami kaydı, aynı avludaki zâviye-medrese dosyasıyla birlikte okunmalıdır. İki kayıt aynı tarihî yerleşkenin ibadet ve tarikat işlevlerini ayrı ayrı görünür kılar.

09
Mekân

Resmî Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Resmiyye kolunun âsitânesi Resmî Tekkesi, Kadı Mestçizâde Osman Efendi’nin kızı Âlime Hatun tarafından 1204/1789-90’da eşi Şeyh Mustafa Âhî Resmî Efendi için Karagümrük’te yaptırıldı. Kādiriyye’nin Resmiyye kolu 1925’e kadar merkez faaliyetini burada sürdürdü; âyin günü çarşambaydı. İki Resmî tekkesini ayırmak Resmî Efendi’nin annesi Ayşe Hatun, yakındaki Neslişah mahallesinde ikinci bir tekke kurmuştu. Benzer adlarla kaydedilen bu iki yapı bazı yayınlarda karıştırılmıştır. Bu dosya Âlime Hatun’un yaptırdığı âsitâneyi esas alır; Ayşe Hatun/Cuma Tekkesi’ni aynı bina saymaz. Mimari düzen Ahşap tekke kâgir bir bodrum üzerinde iki katlıydı. Tevhidhâne iki katlı mahfiller, türbeye açılan bir geçit ve tarikat levhalarıyla donatılmış; türbede Kādirî-Resmî taçları taşıyan sandukalar bulunuyordu. Bugünkü iz Cumhuriyet döneminde işlevsiz ve bakımsız kalan yapı yaklaşık 1940’ta ortadan kalktı. Binadan günümüze bir yapı ulaşmadı; bakımlı hazîre, özellikle tarikat taçlı mezarlarıyla tarihî merkezin başlıca fizikî izidir.

10
Mekân

Hacı Evhad Dergahı

İstanbul · Türkiye · Sinan’ın geç dönem yapısı Yedikule surlarının iç tarafındaki Hacı Evhad Camii, Kasap Hacı Evhad tarafından Mimar Sinan’a 993/1585’te yaptırıldı. Cami, zâviye hücreleri, hamam ve çeşmelerle küçük bir külliye oluşturuyordu; kurucunun kabri kıble duvarı dışındaki hazîrededir. Tekke işlevi Hadîkatü’l-cevâmi‘ yazıldığı sırada avluda zâviye hücreleri bulunuyordu. Cami ve tekke Sultan Abdülmecid tarafından Nakşibendî şeyhi Hüsâmeddin Efendi’nin talebiyle 1267/1850-51’de onarıldı ve avluya yeni şadırvan eklendi. Harabiyet ve onarım Yapı XX. yüzyılın ilk yarısında ağır biçimde harap oldu. Nafia Gezer, Rahmi Gezer ve Emine Dürnev Hanım’ın girişimiyle 1945’te onarıldı; son cemaat yeri, mihrap, minber ve mahfiller bu ihyanın izlerini taşır. Bugünkü okuma Mevcut cami tarihî yapının ana kütlesini sürdürür; tekke hücreleri aynı ölçüde korunmamıştır. Bu kayıt cami, zâviye ve hazîreyi tek tarihî yerleşkenin farklı işlevleri olarak ele alır.

11
Mekân

Fenâî Ali Efendi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Celvetî tekkesinin kuruluşu Şeyh Fenâî Ali Efendi tarafından 1126/1714’te kurulan cami-tevhidhâne, 1766-67’de minaresine yıldırım düşmesiyle harap oldu ve III. Mustafa’nın emriyle yeniden yaptırıldı. Yapı 1876’da Zeynep Hanım tarafından son biçimiyle ihya edildi. Yaldızlı Tekke adı Hazîrede Kavalalı Mehmed Ali Paşa ailesinden Şeminur Hanım ve Vicdan Hanım için yapılan, yaldızlı döküm şebekeli gösterişli mezarlar sebebiyle merkez Yaldızlı Tekke adıyla da tanındı. Cami-tevhidhâne ve türbe Kare planlı cami-tevhidhâne zemin maksûreleri, kadınlar mahfili ve sade ampir üslûplu iç düzeniyle XIX. yüzyıl ihyasını taşır. Fenâî Ali Efendi’nin sandukasını barındıran türbe hazîreye açılır. Kaybolan tekke birimleri Cumhuriyet döneminde cami-tevhidhâne, türbe ve hazîre dışındaki tekke bölümleri ortadan kalktı. Sonraki onarımlarda türbe cephelerinin travertenle kaplanması ve yeni giriş düzeni özgün dokuyu kısmen değiştirdi.

12
Makale

Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası

Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.

13
Makale

Tahirü’l-Mevlevî: Mesnevî, Mahfil ve Yakın Dönem Dinî Edebiyat

Tahir Olgun’un Mesnevîhanlık, şerh, Mahfil dergisi ve dinî şiir faaliyetini geç Osmanlı-erken Cumhuriyet geçişinde ele alan kişi dosyası.