ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
7 sonuç · “münâsebe”
01Hüseyin Kenzi Dede
Kenzi Dede Çekirge'ye avdetle ba'zı bakkal ve kahveci gibi münasebeti olan kimseleri görüp borcunu eda ve artık irtihali takarrub ettiğini ima ederek cümlesiy le helalleşmiş, hanesine avdetinde su ısıttırmış, yarısını haremine teslim etmiş, cüm le ile veda'laşmış Cuma günü öğle vakti biraz rahatsızlanarak kıbleye müteveccihen alem-i bekaya rıhlet…
cinsî münâsebet
cinsî münâsebet a Sözlük anlamı “Bir araya getirmek, toplamak.” olan bu söz, İslâmî ve hukukî manada meşru cinsel birlikteliği ifade etmiş; evlilikte karı ve kocanın hak ve vecibelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de cinsel birleşmenin meşru yolu olarak onun cinsel organından olması, onun dışında bir birleşmenin uygun olmadığı, hatta kadma aybaşı durumunda da yaklaşılmaması öğütlenmektedir (Bakara suresi, 2 / 222 ve 223). Hz. Peygamber de hadislerinde bu yolda öğütler vermiştir. İslâm inancında cinsel münasebetin manevî bir kirlilik olduğu kabul edilmiş, bundan armmak için yıkanma ve gusül abdesti alma farz kılmmıştır.
ilmü'l-münâsebet
İslâmî bilimlerde, Kur’ân-ı Kerîm’deki sureler ile ayetler arasındaki bağlantıyı ve uyumu inceleyen bilim dah. ilmü'n-nefs a. 0^1 jlc) Ruhun iç dünyasmı, özünü, hayal ve akıl gibi melekelerin inceleyen bilim dalı. ilmü'r-rivâyet a. (cuijı bk. ilmü'l-ahbâr ilmü'l-yakîn / ilme'l-yakîn a İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir Bunlar, ayne’l-yakîn (.duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi) (bk. bu madde) ve ilme’l-yakîn. Bu sonuncusu, kesinlik bakımından doğru bilgiyi ifade eden bir terimdir. ilmü'z-zarûrî a. Teorik, aklî ve naklî yöntem lerle elde edilen bilgi.
münâsebe
fık. İslâm hukukunda, olayla hüküm aram sındaki uyumluluk ya da uygunluk, denge ile verilen hükmün sağlıklı olup olmadığını tespit etme yolunda ve yönteminde kullanılan bir metot için kullanılan terim.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
ALLAH İÇİN KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Avârifü’l-Maârif · 54. bölüm · Allahu Teâlâ, kardeşliğin hedefi ve edebi hakkında buyurmuştur ki: ‘‘İyilik ve takvâ hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” (Mâide (5), 2.) Bir diğer âyette de şöyle buyurmuştur: “