ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
11 sonuç · “halvet (II)”
01Ahî Mîrim Halvetî (Molla Ali Melhemî Şirvânî)
Ahî Mîrim Halvetî, yeni araştırmalarda Molla Ali Melhemî Şirvânî olarak tanımlanan; Pîr Ömer el-Halvetî’den sonra İzzeddin Halvetî’ye uzanan erken Halvetî irşad halkasını sürdüren şeyhtir.
Amasyalı Pîr İlyas
Amasyalı Pîr İlyas, Sadreddin Hıyâvî’nin terbiyesinde yetişerek Halvetiyye’yi Şirvan’dan Amasya’ya taşıyan; Gümüşlüoğlu Tekkesi çevresinde Anadolu’daki ilk güçlü Halvetî irşad merkezlerinden birini kuran âlim-sûfîdir.
İbâdiyyü'l-Halvetî
İbâdiyyü'l-Halvetî (ö. Ramazan 1078/1668), İstanbul'da Şeyh Habib Efendi'den icazet alıp Tekfurdağı'na gönderilen; zâviyesinde yolcuları ağırlamasıyla anılan Halvetî şeyhidir.
İmam Halil Bezmî Efendi
İmam Halil Bezmî Efendi (ö. 1136/1723-24), İstanbul Bâli Paşa Mahallesi'nden yetişen, Halvetiyye'den icazetli imam ve şairdir; ölüm tarihi kaynaklarda ihtilâflıdır.
İsmâil Rusûhî Ankaravî
İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1041/1631, İstanbul); yirmi bir yıl Galata Mevlevîhânesi şeyhliği yapmış, Mesnevî şerhiyle “Hazret-i Şârih” unvanını kazanmıştır. Bayramî ve Halvetî iken göz tedavisi için gittiği Konya'da Mevlevî olmuştur.
İştibîzâde Seyyid Ahmed Efendi
İştibîzâde Seyyid Ahmed (ö. 9 Rebîülevvel 1070/1659), Halvetî İştibî Emir Seyyid Abdülkerim'in torunu; babası Şeyh Mustafa'dan sonra Bursa'daki aile zâviyesinin postuna geçen şeyhtir.
Kastamonulu Şeyh Abdullâh Efendi
Kastamonulu Şeyh Abdullah Efendi (ö. 1181/1767-68), Nasûhîzâde Şeyh Alâeddin Efendi'nin halifesi ve Anadolu'da devam eden Halvetî irşad zincirinin erken halkasıdır.
Meknî Şeyh Ahmed Efendi
Meknî Ahmed Efendi (ö. 1128/1716), saray eğitiminin ardından müderris olmuş; Halvetî icazetiyle Kadırga Mehmed Paşa Zâviyesi meşihatını üstlenmiştir.
Şeyh Ali el-Arabî
Şeyh Ali el-Arabî (ö. 977/1569-70), Halep'te yetişip İbrâhim el-Halebî'nin talebesi olan; İstanbul'da imamlık, kıraat öğretimi ve Halvetî irşadını birleştiren âlim ve şeyhtir.
Tophaneli Seyyid Abdurrahman Efendi
Tophaneli Seyyid Abdurrahman Efendi (ö. 12 Rebîülevvel 1123/1711), aile zâviyesinde Kādiriyye hizmetini sürdürürken Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi'den Halvetî inâbeti de alan İstanbul şeyhidir.
halvet (II)
halvet (II) a. [Ar. ] tas. Tade savvuf ehli arasmda günahtan cr kaçınmak, dış dünyanm kirliliğinden korunmak ve daha sağlıklı ibadet yapabilmek için gözn, lerden uzak, kendi dünyasında n, yaşamayı ilke olarak benimsemek ve Hak ile bütünleşmek anah lammda kullanılan bir terim. da Sufıler, bu ibadet için Hz. Peygamber’in zaman zaman halvetten ve dış dünyadan uzak kalzmayı benimsediğini, bundan doalayı da O’nun Hira mağarasma alçekilip ibadete daldığım örnek da göstermişler ve almışlardır. uir halvethane o. [< Ar. al halvet + F. hâne] tas. Tasavvuf r. ehli arasmda bu terim, yaygın ra olarak baş vurulan ve günahtan nkaçmmak, dış dünyanm kirlilive ğinden korunmak ve daha sağği hkh ibadet yapabilmek için çileuhanelere kapanarak gözlerden auzak kalmak, kendi dünyasında yaşamayı ilke olarak benimsea. mek düşüncesinden kaynaklaa nan ve bu amaçla onlarm halveen te çekildikleri küçük boyutlu er hücreler için kullanılmıştır, bk. el çilehane ma