ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
9 sonuç · “halîfe (D”
01Bedr Ata (Bedreddin Muhammed)
Bedr Ata, asıl adıyla Bedreddin Muhammed; Buhara’da Sadr Ata ile tahsil gören, mürşid arayışıyla Taşkent çevresine giderek Zengî Ata’ya intisap eden dört başlıca Yesevî halifeden biridir.
Çelebi Halife Cemâl-i Halvetî
Çelebi Halife diye tanınan Mehmed Cemâl-i Halvetî (ö. 899/1493-94), Pîr Muhammed Erzincânî’nin halifesi; Amasya’dan İstanbul’a uzanan irşad faaliyeti, Koca Mustafa Paşa Âsitânesi ve Sünbül Sinân başta olmak üzere halifeleriyle Halvetiyye’nin Cemâliyye ana koluna adını veren pîrdir.
Hz. Ali el-Mürtezâ
Hz. Ali el-Mürtezâ, ilk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in amcazadesi ve damadı, Hz. Fâtıma’nın eşi, Hasan ile Hüseyin’in babası ve dördüncü râşid halifedir. İlim, adalet, cesaret, zühd ve Ehl-i beyt mirasıyla İslâm tarihinin; silsile, velâyet ve fütüvvet yorumlarıyla tasavvuf hafızasının merkez isimlerindendir.
Muhammed Mustafa İmbâkī
Muhammed Mustafa İmbâkī (ö. 1945), Ahmedü Bamba’nın büyük oğlu; 1927’de Mürîdiyye’nin başına geçen ve Tûbâ’daki büyük magal geleneğini başlatan ilk halifedir.
Osman Himâyetî Efendi
Osman Himâyetî Efendi (ö. 15 Temmuz 1796), Yâsin eş-Şâmî’nin İstanbul’da bıraktığı üç halifeden biri; Rifâiyye’nin şehirde yayılmasında ve Karasarıklı İbrâhim Sabri hattının oluşmasında etkili olmuş bir Rifâî şeyhidir.
Sadr Ata
Sadr Ata, Buhara'da ilim tahsil ettikten sonra Zengi Ata'ya intisap eden dört halifeden; Taşkent ile Deştikıpçak sahasında devam eden Yesevî irşad çizgisinin başlıca halkalarındandır.
Şeyh Abdullah Paçacı Zeynî
Kastamonulu Abdullah Zeynî, Paçacı Halife adıyla tanınan; Tâceddin Zeynî’den hilâfet alıp Bursa Abdüllatîf-i Kudsî Dergâhı’nda irşad eden şeyhtir.
Şeyh Muhammed Bolulu Zeynî
Bolulu Muhammed Zeynî, zâhirî ilimlerde yetişip Hacı Halife’den tasavvuf terbiyesi ve hilâfet alan; ardından Bursa’daki irşad postuna geçen şeyhtir.
halîfe (D
halîfe [< Ar. half] Sözlük anlamı, “Birinin yerine geçen ve onun adına iş yapan.” olarak bilinen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yapacağım, demişti” (Bakara suresi, 2 / 30) ibaresinde insan için geçmektedir. İslâmî literatürde ise devlet yöneticisi veya devlet başkanı için kullanılmıştır. Özellikle de Hz. peygamberin ölümünden sonra O’nun yerine geçerek İslâmî inancı ve değerleri koruyan, dinî akideler doğrultusunda dünya işlerini düzenleyen kimselere de “halîfe” denilmiştir. bk. hilâfet