Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

19 sonuç · “hadîka

01
Şahsiyet

Hoca İshak

Hoca İshak b. İsmâil Ata, XIV. yüzyılda İspîcâb çevresinde irşad faaliyetinde bulunan; Hadîkatü'l-ârifîn ile erken Yesevî âdâbını, intisap merasimini ve sûfî sözlerini kaydeden müelliftir.

02
Şahsiyet

İsmâil Ata

İsmâil Ata, çocuk yaşta babasını kaybettikten sonra Hârizm, Buhara, Semerkant ve Hucend'de eğitim gören; Kazıgurt'ta irşad yürüten ve oğlu Hoca İshak'ın Hadîkatü'l-ârifîn'inde sözleri korunan Yesevî şeyhidir.

03
Sözlük

hadîka

“Bahçe, bostan, meyve bahçesi.” gibi anlamları olan bu söz, İslâmî literatürde tasavvuf! terimler yapmak için kullanılmıştır. § tam. hadîka-i rûh a. (^ ildi) Ruh bahçesi, gönül. hadîka-i ervâh a. (r Uj1 ^) Ruhlann bahçesi, gönül dünyası. 2. Mevlâna dergâhmdaki kabristana Mevlevîlerce verilen bir ad. hadîkatü’l-ervâh a. (^yi îLji) bk. hadîka-i ervâh Mevlâna dergâhmdaki kabristana Mevlevîlerce verilen bir ad. hadîkatü’l-ervâh a. (^yi îLji) bk. hadîka-i ervâh

04
Sözlük

hadîka-i ervâh

Ruhlann bahçesi, gönül dünyası. 2. Mevlâna dergâhmdaki kabristana Mevlevîlerce verilen bir ad Mevlâna dergâhmdaki kabristana Mevlevîlerce verilen bir ad

05
Sözlük

hadîka-i rûh

Ruh bahçesi, gönül

06
Mekân

İştib (Štip)

İştip (Štip) · Kuzey Makedonya · Kaynak, Hasan Adlî Efendi'nin Rumeli'de İştib kasabasında doğduğunu, doğum tarihinin bilinmediğini ve ilk tahsilini babası Muhammed'in yanında yaptığını bildirir. Kasabanın bugünkü karşılığı Kuzey Makedonya'daki Štip'tir; koordinat şehir merkezi ölçeğindedir.

07
Mekân

Galata Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · Sultân Dîvânî'nin İstanbul'a gelişinde henüz yeni inşa edilmiş olan ve bir müddet ikamet ettiği tekke; Hadîkatü'l-Cevâmi' onun bu ikametini mevlevîhânenin ilk şeyhliği olarak değerlendirir ve buraya bir servi diktiğini kaydeder.

08
Mekân

Hadîkatü’l-maârif Mekteb-i Rüşdiyyesi

İstanbul · Türkiye · Mekteb-i ibtidâiyyeden mezun olduktan sonra devam ettiği, Fatih’te Nişancı Camii yakınlarındaki rüşdiye mektebi. İlişkili kişi dosyası Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden : Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden (1885–1966), Cerrâhiyye Âsitânesi’nin 18. postnişini; tekke arşivini ve erkânını Envâr ile Tabakāt’ta kayda geçiren, âsitâneyi kapanış sonrasında koruyan müellif ve şeyhtir.

09
Mekân

Muhyiddîn İbn Arabî Türbesi civarı

Sefîne, Mahvî Efendi'nin Şeyhü'l-Ekber Muhyiddîn-i Arabî'nin türbesi civarında medfun olduğunu; türbenin dışında Emîrü'l-Hac Îsâ Paşa'nın kabri yanında bulunduğunu ise Hadîkatü'l-Cevâmi'den naklen kaydeder. Metin şehir adı vermediğinden konum bilgisi boş bırakılmıştır.

10
Mekân

İstanbul

İstanbul · Türkiye · Tahsiline devam etmek için geldiği şehir. Devrin meşhur âlimlerinin ders ve sohbetlerine devam etti; zâhirî ilimleri Kemâleddin Taşköprüzâde'den okudu. Kaynak bu dönemde kadılık ve müderrisliğe, yani makam sahibi olmaya çok istekli olduğunu, Dâvutpaşa semtinde bir arkadaşının evinde gördüğü rüyanın ardından bu isteğin kalbinden silindiğini kaydeder. Hayatının sonraki bütün görevleri de bu şehirdedir.

11
Mekân

Kepenekçi Sinan Medresesi Hazîresi

İstanbul · Türkiye · Dershanenin kuzeybatısındaki dar uzun hazîredir; Hadîkatü'l-Cevâmi'ye göre Sinan Efendi'nin oğlu Süleyman Efendi ile eşi buraya gömülmüştü. Bugün yalnız 1234/1818 tarihli bir kabir kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Kepenekçi Sinan : Kepenekçi Sinan (ö. yaklaşık 970/1562-63), İstanbul'da yetişen; İslâmiyet'i kabul ettikten sonra ilmiye zümresine alınan, medrese, mescit ve vakıflar kuran âlim ve müelliftir.

12
Mekân

Germiyanlı Yâkub Efendi Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Rüyasında gördüğü zâtın Germiyanlı Yâkub Efendi olduğunu öğrenince gittiği ve on beş yıl hizmet ettiği dergâh. Tasavvuf edebini burada öğrendi, riyâzetler çekti, hilâfet ve icâzeti buradan aldı. Kaynak dergâhın semtini vermez; Mısır dönüşünde Üsküdar'a çıktıktan sonra hocasının dergâhına vardığını söylediğinden yapının İstanbul çevresinde olduğu anlaşılır, fakat kesin yer belirtilmediği için koordinat verilmemiştir.

13
Mekân

Kahire ve Câmiu'l-Ezher

Kahire · Mısır · Hocasının Mısır'daki bir zâviyede çektiği riyâzetleri anlatması üzerine gönlüne düşen arzuyla, yine hocasının izniyle gittiği şehir. Yolda İskenderiye'ye uğrayıp kabirleri ziyaret etti; Kahire'de Câmiu'l-Ezher'de birçok âlim ve velînin sohbetinde bulundu, hocasının tembihi gereği dünya ehlinden uzak durdu. Dönüş yolunda parasız kaldığı Dimyat'ta kendisine kese verilmesi menkıbesi ve Konya'ya uğrayışı bu seyahatin diğer durakları olarak kaydedilir.

14
Mekân

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Türbesi

Konya · Türkiye · Mısır dönüşü uğradığı ve kaynağın “ruhâniyetinden istifâde etti” diye kaydettiği ziyaret durağı. Kaynak ziyaretin tarihini ve Konya'da kalış süresini vermez; koordinat şehir ölçeğindedir. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Adlî Efendi : Hasan-ı Adlî Efendi (ö. 1026/1617), İştipli âlim ve Halvetî-Sünbülî şeyhi; Hasan Necmeddin’den hilâfet alıp Balat, Yanya ve Manastır’da irşaddan sonra Kocamustafapaşa Sünbül Efendi Âsitânesi postuna geçen şair ve müelliftir.

15
Mekân

Balat Ferruh Kethüdâ Zâviyesi

İstanbul · Türkiye · Hocasının terbiyesinde kemale erip hilâfet ve icâzet aldıktan sonra tayin edildiği ilk meşihat yeri. Kaynak burada talebe yetiştirmek ve halkı irşadla meşgul olduğunu bildirir; zâviyenin bugünkü durumu ve kesin konumu metinde tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.

16
Mekân

Kocamustafapaşa Dergâhı (Sünbül Efendi Âsitânesi)

İstanbul · Türkiye · Şeyh Hasan Efendi'nin vefatı üzerine şeyh tayin edildiği ve ömrünün sonuna kadar bulunduğu âsitâne. Kaynak 1026/1617'de İstanbul'da vefat ettiğini ve Kocamustafapaşa Zâviyesi'ne defnedildiğini açıkça yazar. Bu kayıt, sayfadaki mevcut biyografinin aktardığı iki rivayetle birlikte okunmalıdır: Hadîkatü'l-cevâmi‘ onun hac dönüşünde 1009/1600'de Medine'de vefat ettiğini söyler, mevcut metin ise “müstakil bir kabre defnedildiği” kaydını taşır. İhtilâf çözülmemiş, üç kayıt da görünür bırakılmıştır; yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.

17
Mekân

Etyemez Tekkesi ve Mescidi

İstanbul · Türkiye · Yapı, fetihte bulunduğu kaydedilen Buharalı Ömer oğlu Şeyh Derviş Mirza Bahâ tarafından mescid olarak vakfedilmiştir. 886/1481 tarihli vakfiye kaydı verilir. Hadîkatü’l-Cevâmi‘nin 1987 neşir notu, tekke-mescidin son dönemde Sa‘diyye zâviyesi olarak kullanıldığını ve Kadem-i Şerif Tekkesi diye anıldığını belirtir. Böylece ilk bânilik kaydı ile sonraki tarikat aidiyeti aynı döneme aitmiş gibi gösterilmez.

18
Makale

Hadîkatü’l-Cevâmi‘ Nasıl Okunmalı?

Bâni, mescid, tekke, hazîre ve neşir notlarını aynı tarih katmanı sanmadan İstanbul'un dinî topografyasını okuma kılavuzu

19
Makale

Yesevî Halifeleri ve Türkistan İrşad Ağı

Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.