ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “Sec'”
01A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi (ö. Zilkade 1082/1672), Kadızâde Şeyh Mehmed Efendi’den tahsil gören; Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebîr kürsülerinde sırasıyla vaizlik yapan Osmanlı âlimidir.
Bâyezîd-i Rûmî
Bâyezîd-i Rûmî, Gelibolu’da doğup Tire’de tahsil gören; Cemâl-i Halvetî’nin işaretiyle Edirne Kıyık’ta zâviye kuran ve Sırr-ı Cânân ile Secencelü’l-ervâh’ı yazan Halvetî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.
Dâvûd et-Tâî
Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Edirneli Gülâbî Ahmed Efendi
Edirneli Gülâbî Ahmed Efendi (ö. Rebîülâhir 1140/Kasım-Aralık 1727), Debbağzâde Mehmed Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Edirne medreselerinde hâşiye, dâhil, sahn ve üst derece müderrisliklerinde bulunan Osmanlı âlimidir.
Gümrükçü Hüseyin Paşazâde Mustafa Efendi
Gümrükçü Hüseyin Paşazâde Mustafa Efendi (1660-1723), İstanbul’un seçkin medreselerinde müderrislikten İzmir ve Edirne kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Hasan el-Kösec
Hasan el-Kösec (ö. Şevval 966/Temmuz 1559), Karasi kökenli; Edirne ve İstanbul medreselerinde görev yapan, kaynakta Nakşibendî sırlarına vâkıf diye anılan âlimdir.
Hasîrîzâde Mehmed Elif Efendi
Mehmed Elif Efendi, Sütlüce Hasîrîzâde Dergâhı'ndaki Sa‘dî irşadı, çok yönlü tahsili, telifleri ve Meclis-i Meşâyih hizmetiyle son Osmanlı tekke hayatının seçkin temsilcilerindendir.
Hatibzâde Mollâ Mehmed
Hatibzâde Mollâ Mehmed (ö. 945/1538-39), Çivizâde ve Sa‘dî Efendi çevrelerinde yetişen; astronomi okutan, daha sonra resmî ilmiye yolundan ayrılarak kalenderâne bir hayat seçen Kastamonulu âlimdir.
Kabûlî Şeyh Mustafa Efendi
Kabûlî Mustafa Efendi (ö. 1825), mahkeme kâtipliğini bırakarak inzivayı seçen; Rifâiyye, İbnü’l-Arabî düşüncesi, hat sanatı, şiir ve telifle meşgul Edirneli şeyhtir.
Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi
Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi (ö. 1721), büyük imtihanla medreseye seçilen; Trablusşam kadılığının ardından ilim ve ibadete yönelerek inzivayı tercih eden Osmanlı âlimidir.
Kösec Kırımlı Mehmed Efendi
Kösec Kırımlı Mehmed Efendi (ö. 1726), Kırım'dan İstanbul'a gelerek Sultan Bayezid Medresesi'nde yetişen ve İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı âlimidir.
Kürd Ahmed Çelebi
Kürd Ahmed Çelebi (1518-1563), Kanûnî'nin hocası Hayreddin Efendi'nin oğlu; İstanbul medrese çevresinde yetişerek Süleymaniye müderrisliği ve Şam kadılığına ulaşmış Osmanlı âlimidir.
Sec'
Nesirde cümle sonlarının kâfiye şeklinde birbirine uygunluğu. İslâm âlimleri, Kur'ân-ı kerîmin î'câzını (eşsizliğini, mûcize olduğunu) başka başka bildirdiler. Çok kimse, Kur'ân-ı kerîmin nazmı garîb, üslûbu acîbdir yâni bilinenlerden başkadır. Arab şâirlerinin nazmlarına, üslûblarına benzemediği için mûcizedir dediler. Sûrelerin başındaki ve sonundaki ve kıssalarındaki nesr kısımları da böyledir. Sec'lerin Kur'ân-ı kerîmde mevcûd olmaları, insan sözlerindeki sec' gibi değildir. İnsanlar, bunları Kur'ân-ı kerîmdeki gibi yapamadılar. Arabça'yı iyi bilen bir kimse, Kur'ân-ı kerîmin îcâzını açıkça anlar. Kur'ân-ı kerîmdeki îcâz, hem belâgatının yüksek olmasından, hem de nazmının garîb olmasındandır. Yâni hiç görülmemiş bir nazm (dizilme) olmasındandır. (İmâm-ı Rabbânî)