ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
82 sonuç · toplam 82 · “Mevkî'” · 1/4
01Mevkî'
Yer, mahâl, makam. Suyun bakliyâtı yetiştirmesi gibi, mal ve mevkî sevgisi de, kalbde nifâkı münâfıklığı (yâni için dışa uymamasını) yetiştirir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) İki aç kurdun saldırdıkları zaman, koyun sürüsüne verdikleri za…
Mevkıf
Durak, durulacak yer; kıyâmette ölülerin diriltildikten sonra toplanacakları yer; Arasât meydanı, mahşer yeri. (Bkz. Mahşer) Âhirette, peygamberlerin, kendilerine inen kitâblarını okumaları tamâm olduktan sonra, bir nidâ (ses) gelir ki: "Ey…
yevm-i mevkıf
706 resi” (ll)nin 103. ayetinde geçmektedir. yevm-i mevkıf a. M5>> tas. Kıyamet günü
Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Özbekler Şeyhi Edhem Efendi
Buharalı Edhem Efendi (ö. 1898), Üsküdar Özbekler Tekkesi şeyhi; döküm, demir ve marangozluk öğreten sanatkâr, sohbet ehli ve 1876 Mevkib-i Hümâyun kumandanıdır.
Şeyh el-Hâc Muhammed Sıddik Efendi
Muhammed Sıddik Efendi'ye müntesib idi. U lema ve şuaranın mütemeyyizlerindendir. Tercüme-i hali Osmanlı Müellifleri nam eserin ikinci cildi ikinci kısmında 420. sahifede mesturdur. Ehlu'lliiha fevkalade muhabbeti vardı. Hz. Sünbül Asitanes…
Şeyh Nâfiz Eşrefî Efendi
Fahreddîn Efendi-zâde’dir. Beyne’l-meşâyih, mümtâz bir mevki'e sâhib imiş. Eşrefî âsitânesinde neşr-i feyz ettiler. Kibâr-ı meşâyihden Şeyh Abdüllatîf Efendi hazretlerinin kerîmeleri Zehrâ Hanım’ı tezevvüc edip bir hayli zamân muammer olduk…
Eserleri ve metinleri
Şeyh el-Hâc Muhammed Sıddik Efendi · Tercüme-i hali Osmanlı Müellifleri nam eserin ikinci cildi ikinci kısmında 420. sahifede mesturdur. Sünbül Asitanesi için olan med hiyyesi Hankah-ı Sünbüli'de minber yanında avihte-i mevki'-i ih tiramdı…
Divanı ve şiirleri
Muînüddin Hasan Çiştî · Şeyh Muinüddin-i Çeşti'nin DMin'ı hakkında Mahfil risale-i mevkı1tesinde okuduğum makaleye göre, bu Divan, orta kıt'ada doksaniki sahifelık bir kitab olup, litoğrafi ile Lahor'da basılmıştır. Münderecatı huruf-ı heca…
Eserleri ve metinleri
Merhüm Muallim Hâfız Sırri Efendi · Bir buçuk sene mukaddem nasıl defn olunduysa ter ü taze cesed-i şerifleri zahir oldu. Destfır alarak bi raderimi pederinin ağfışuna tevdi' eyledik." Henüz pek genç iken uffılü fakiri çok müteessir etti.…
Eserleri ve metinleri
Üftâde Şeyh Hüseyin Hüsnü Efendi · Baba ta'biri, tarik-ı Bektaşi'de müsta'mel ve müteamil olduğundan Bektaşilik'le zerre kadar alaka ve münasebeti olmayan ve ta mamen ve esasen meslek-i Muhammedi'ye tebeiyyetten ibaret bulunan tarik-ı feyz…
Divanı ve şiirleri 1
Muînüddin Hasan Çiştî · Şeyh Muinüddin-i Çeşti'nin DMin'ı hakkında Mahfil risale-i mevkı1tesinde okuduğum makaleye göre, bu Divan, orta kıt'ada doksaniki sahifelık bir kitab olup, litoğrafi ile Lahor'da basılmıştır. Münderecatı huruf-ı heca…
Eserleri ve metinleri 1
Merhüm Muallim Hâfız Sırri Efendi · Bir buçuk sene mukaddem nasıl defn olunduysa ter ü taze cesed-i şerifleri zahir oldu. Destfır alarak bi raderimi pederinin ağfışuna tevdi' eyledik." Henüz pek genç iken uffılü fakiri çok müteessir etti.…
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb…
Dünya
Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196).…
Hü
O; üçüncü şahıs zamiri. tas. a Allah'ın mutlak gayb olan hüviyeti, künhü; temaşası mümkün olmayan zatı. Gir semâa zikr ile gel yana yana Hü deyü Ir safâ-i aşk-ı Hakk’a yana yana Hü deya Zat-ı Hakk'ı buldular buluştular bir Ha ile Dost görün…
Hum
Küp, fıçı. tas. Mevkif, durak. Durulan ve beklenen yer.
Nam
1. Isim, ad. 2, ‘as. a San, şöhret, mevki ve güzel isim yapma arzu- | 267 |
Riyâset
Baş olma, yönetme ve önderlik etme mevkii. Hubb-ı riyâset , baş olma sevgisi demektir. Tasavvuf ahlâkında hizmet sorumluluğuyla makam tutkusunun ayrılması, önderliğin nefsânî üstünlük aracına dönüştürülmemesi vurgulanır.
Tevâli
(a! (طوا Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar. tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâ…
Ulemâ-İ Sû
Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîye kavuşmaya vâsıta eden din adamları. Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in) yayılması ve yalnız onun kuvvetlen…
Husûsü’l-Husûs
2.2.4. Husûs ve Husûsü’l-Husûs Tasavvufta genel olarak müminler ve özel olarak da sûfîler içinde bulundukları manevî makam ve mevkilerine göre bazı derecelere ayrılmışlardır. Bunlar arasında iki önemli dereceyi ifade eden husûs ( صوصخلا) ve…
Ma'rifet (mârifet)
Bilme, tanıma, gönülle bilme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma. Ma'rifetullah. Mârifetin hakîkati, Allahü teâlâyı kalb ile sevmek, dil ile anmak, O'ndan başka her şeyden ümidini kesmektir. (Ahmed bin Hadrevey…
Kötü Din Adamı
İlmini dünyâ kazancına, mala, mevkîye kavuşmaya vâsıta eden, ilmi ile amel etmeyen, insanları ibâdete ve âhirete yönelmeye teşvik etmeyen din adamı. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Kâbe'yi tavâf ediyorken; "Hangi insan daha kötüdür?…