Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

16 sonuç · “Fiyat

01
Sözlük

Neceş

Satın alma niyeti olmadığı hâlde müşteri kızıştırmak için mala yüksek fiyat vermek. Neceş piyasayı yanıltan ve gerçek alıcıyı zarara uğratan hileli artırmadır. Satıcının düzenlemesi veya tarafların anlaşması durumunda günah ve hukukî sorumluluk ağırlaşır.

02
Sözlük

gabn

Sözlük anlamı, “Gizlemek, unutmak, eksik veya yanlış yapmak.” olan bu söz, karşılıklı sözleşmelerde iki bedel arasmda değer veya fiyat bakımmdan farklılık ya da değersizlik ifade eden bir fıkıh terimidir. Ticarette bir malın normal değerinin altında veya üstünde fiyatlanması ya da satılmasmı “gabn” olarak nitelendiren İslâm hukukçuları, makul ölçüler çerçevesinde bunu normal karşılamışlardır.

03
Sözlük

narh

narh a [Ar.] Ticaret hayatında, çarşıda veya pazarda satılan her türlü mal için devletin resmî makamlarınca fiyat belirlenmesi.

04
Sözlük

tevlîd

Kulun yerine getirmek istediği fiüleri AUah’m hîd müdahalesi olmaksızm tabiattascitki oluşum çerçevesinde meydayin na getirmesi anlamında kelâm ikir terimi. mış nun tevliye a. [Ar.] ftk. Bir alış verişte, bir kimsenin aldığı bir malı alış fiyatınm karşılığmda fatbir başkasına satma işi. olge- tevliyet a. [Ar.] ftk. Vakıf idaeve resini üstlenme, mütevellüik. üim Tevrat öz.a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Mûsâ’ya gönderUçen diği ifade edUen Yahudüerin as kutsal kitabı. Bu söz, Kur’ân-ı dığı Kerîm’de on yedi ayette zikreük dümektedir.

05
Sözlük

vasiyet bi’l-hac

vasiyet bi’l-hac a. fik. Bir kimsenin ölümünden sonra kendi için hac yapılmasını va yet etmesi, vasiyet bi’l-muhâbât a, bUk cu^j) fik. Bir mahn geçerli o fiyatmın altmda satılarak va yet etme. vasiyet bi’s-sehem a. (^L Cu* fik. Bir kimsenin kendi mal dan bir kimseye veya bir ye terekesinden bir hissenin ve mesini vasiyet etme. vasiyet bi’s-semere a. (»jJL oL fik. Bağ ve bahçe ürünlerind elde edilecek geliri vasiyet etm vasiyet bi’s-süknâ a. (^L ol^ fik. Bir akann oturma hakk bir kimseye bırakma. vasiyet bi’s-sülüs a. UJJL 4fik. Bir kimsenin malının ü birini vasiyet etme. vasiyet bi’ş-şart a (J>jJL 4^ Bir kimsenin malmı belli bir ş ile vasiyet etme. vasiyetname a. ^ vasiyet + F. nâme] tas. ed. savvufî edebiyatta din, tari ve devlet büyüklerinin ölüm rinden sonra geride kalanl öğütlerini içeren eserler i kullanılan terim. vasi a. [Ar. ] Hadis bilimin üzerinde çalışmakta olduğu hadisi ilk çıkış kaynağma ka götürerek rivayet etme. 685 vaz'u’l-haml asi vatan a. (jLJ [Ar. ] Bir yerde ikamet etmek, yerleşik kalmak. kJL

06
Sözlük

vadî'a

Bir malm ulan maliyetinin altında bir fiyatla satışı anlamında bir fıkıh terimi. amı,

07
Sözlük

bedel-i misi

Fıkıh usulünde, bir eşyanm emsalinin rayiç fiyatına uygun olan karşılık

08
Sözlük

gabn-ı yesr

Ticarette bir malın normal değerinin altmda veya üstünde fiyatlanması ya da satılmasınm makul ölçüler çerçevesinde olması durumu

09
Sözlük

semen-i müsemmâ

Satış için belirlenen se fiyat

10
Sözlük

nun tevliye

Bir alış verişte, bir kimsenin aldığı bir malı alış fiyatınm karşılığmda fatbir başkasına satma işi. ol

11
Sözlük

gabn-ı fâhiş

Ticarette bir malın normal değerinin altında veya üstünde fiyatlanması ya da satılmasınm çok yüksek değerlerde, yani fahiş fiyatlarda olması durumu

12
Sözlük

Deyn

Borç, hazır ve mevcûd olmayan mal. 1. Hazır olmayıp, ayrı olarak bulunduğu yeri bildirilmeyen her türlü mal ile hazır ise de ayrı olarak gösterilmeyen kıyemî (çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan) mal. Her satışta söz kesilirken iki maldan her biri ya ayn (hazır, mevcût, belli) veya deyn olur. Bir satışta mebî'in (satılan malın) ve semenin (bedelin) söz kesilme sırasında ikisi de deyn olurlarsa, ayrılmadan önce kabz edilseler (teslim olunsalar) de bey' (satış) sahîh (geçerli) olmaz. Akd (sözleşme) bâtıl (hükümsüz, geçersiz) olur. Sarf satışı bundan müstesnâdır. (Bkz. Sarf Satışı) (Ali Haydar Efendi) 2. Zekât verecek kimsenin elinde, yanında olmayıp başkasında bulunan zekât malı. Deyn olan malın zekâtı deyn olarak verilemez. Ayn olarak vermek lâzımdır. Yâni, başkasında bulunan malının zekâtını hazır olan malından vermek lâzımdır. Hazır malı yoksa, başkasındaki malından zekât miktârı istenir. Teslim alınıp, fakîre verilir. (İbn-i Âbidîn)

13
Mekân

Süleymaniye Camii Hazîresi

İstanbul, Fatih · Türkiye · 18 Kasım 1921'de vefat eden Ömer Ziyâeddin, Süleymaniye Camii hazîresinde Gümüşhânevî'nin halifelerine ayrılan bölüme defnedildi. Aynı yıllarda Süleymaniye Medresesi'nde hilâfiyat (5 Ağustos 1919) ve hadis (27 Ekim 1920) müderrisliği yapıyordu.

14
Eser

Sayfalar 193–199

Muzaffer Ozak Külliyatı · - Keşke. Rabbimize daha fazla ibadet etseydik. daha yüksek derecelere nail olsaydık. diyerek hayıflanacaklardır. Haram viven kişi. zekât veremez. Verse de. acıya acıya. üzüle üzüle

15
Eser

Sayfalar 530–537

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir gece devam eden yolculuktan sonra oraya yaklaştıklarında (RIYH-I SAR-SAR) dedikleri korkunç bir rüzgâr esmeğe başladı. Bu rüzgâr, korkunç bir tayfun idi ve oralarda canlı cansı

16
Eser

Sayfalar 631–637

Muzaffer Ozak Külliyatı · kendilerini Hak ve hakikat yoluna davet etmesine rağmen, buna icabet etmeyen inatçı kâfir ve münkirlerin bu inkâr ve isarlarına üzülmemesini tavsiye buyurmakta ve: — Ey Nebiyyi ziş