ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
11 sonuç · “Fettâh”
01Abdülfettah Çelebi
Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.
Abdülfettah Efendi Tennûrî
Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.
Edirneli Cerrâhzâde Abdülfettah Efendi
Edirneli Cerrâhzâde Abdülfettah Efendi (ö. Rebîülâhir 1134/Ocak-Şubat 1722), Minkārîzâde Yahyâ Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Edirne medreselerinde dereceler boyunca yükselerek Dârülhadis ve Sultan Bayezid medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Fettâh
Sözlük anlamı “Fetheden, ülkeler ele geçiren.” olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup “İyilik ve güzellik kapılarını açan, hak ile batılı birbirinden ayırıp adaleti gerçekleştiren, mazlumlara yardım onları zafere kavuşturan.” anlamında Allah’ın sıfatı olarak O’na izafe edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de isim ve sıfat biçiminde otuz sekiz ayette geçen bu terim, hadislerde de Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen anlamlar çerçevesinde Allah’a nispet edilmiştir. “Fettâh” adı Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır.
fettâh-ı nûr
{nur açan) Allah. fettâh-ı kerîm s. ^ ^Cü) Allah’ın sıfatlarından olup iyilik etmesini seven, kerem sahibi olan Cenâbıhak anlamında Allah’a nispet edilmiştir
Abdu’l-Fettâh
El-Fettâh, iyilik kapılarını açan veya hakemlik yapan anlamlarını ifâde eder. Allah’ın, her çeşidiyle, anahtarların sırlarının ilmini verdiği kula, Abdu’l-Fettâh denir. Allah onun (yani Abdu’l-Fettâh olan kulu) vasıtasıyla, husûmetleri, kilitleri, problemleri ve sıkıntıları açar. Allah, onun vasıtasıyla nimeti tutup vermediği gibi, rahmet (fütûhât)ini de yine onun (vasıtası) ile gönderir. Kur’an’da üç yerde geçer.
Fettâh (el-Fettâh)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarına hayır kapılarını, dileklerine kavuşmak istiyen kullarına kapalı kapıları açan, peygamberlerini düşmanlarının elinden kurtarıp, memleketlerin fethini müyesser (kolay) kılan; evliyâsına (sevdiği kullarına) melekûtünün (gözle görülmeyen âlemin) kapılarını açıp, kalb gözlerinden perdeyi kaldıran. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O (Allahü teâlâ) Fettâh'tır. Alîm'dir. (Sebe' sûresi: 26)
Alaca Minare Tekkesi
Üsküdar, İstanbul · Türkiye · 1845'te Abdülfettâh el-Akrî ile tanıştığı ve daha sonra Ahmed el-Ervâdî'ye intisap ettiği tekke; İstanbul'daki Hâlidî faaliyetinin merkezlerindendir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 182–190
Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b
Sayfalar 275–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az